Teori ve Tarih

Sungur Savran, 24 Ağustos 2017
Ben Yunan-Roma kültüründen geliyorum diyen Avrupalı işçi, emekçi, genç aydın, Eflatun’la (Platon’la) değil Spartaküs’le övünmelidir. Benzer şekilde ben Şark, İslam, Türk kültür dairesinden geliyorum diyen işçi kendi geçmişini ne padişahlarda, ne de “beş parmak birbirine benzemez, kimi yönetmek için yaratılmıştır, kimi ona hizmet için” diyen şeyhülislamlarda değil, vahdedi vücud felsefesi temelinde Müslümanı Rumu Yahudiyi köylüyü göçebeyi birlikte devrime kaldırmış Şeyh Bedreddin’de bulacaktır.
Sungur Savran, 22 Ağustos 2017
Osmanlı toplumu kölecilik kurumunun köklü bir varlığı olduğu bir toplumdu. Demek ki, bir toplumun geçmişinde olan biten her şeyi toptan “bunlar bize atalarımızdan kalmıştır” diyerek, bunlar “yerli ve milli” diyerek sahiplenmek ahlaki ve ideolojik bir cinayettir.
Sungur Savran, 21 Ağustos 2017
“Kökler” adlı televizyon dizisi oynadığında, Amerikalı siyahilerin Afrika’dan köle tüccarlarınca Amerika kıtasına nasıl getirildiğini, kölelerin nasıl gaddar koşullarda çalıştığını gören halkın tamamı dizinin kahramanı Kunta Kinte’ye taraftar yazılmıştı. Bizim memleketimiz Kunta Kinte’cilikten vazgeçmez! Bu halk taparcasına sevdiği Muhammed Ali’nin soyunu kurda kuşa yem etmez!
Gerçek, 20 Ağustos 2017
Petrograd Sovyeti’nin başkanı, Sürekli devrim programının yaratıcısı, Ekim devriminin iki önderinden biri, ayaklanmanın mimarı, Kızıl Ordu komutanı, İç Savaş kahramanı, Sovyet bürokrasisine karşı, devrimci Marksizmin savunucusu, Komünist Enternasyonal ile IV. Enternasyonal’in kurucusu Lev Davidoviç Trotskiy dünya devriminin her atılımında yaşıyor!
Gerçek, 15 Ağustos 2017
Şubat’tan Ekim’e Rus devriminde Temmuz ayaklanması, işçi sınıfını iktidara çok yaklaştırmıştı. Ancak Bolşevikler ulusal çapta proletaryanın hegemonyasının sağlanmadığını tespit ediyor, başkentte alınan iktidarın bir işçi devletiyle sonuçlanmak yerine Paris Komünü gibi ancak birkaç ay dayanabilecek bir Petrograd Komünü trajedisine dönüşeceğini görüyorlardı. Bu yüzden ayaklanmayı önce erken bulup engellemeye çalıştılar, bu olmadığında işçi hareketine düzenli bir hâl vermeye çalıştılar. Temmuz ayaklanmasının kontrol altına alınmasının ardından bu ayaklanmanın tüm faturasını ödemek Bolşeviklere...
Gerçek, 12 Temmuz 2017
Büyük devrimler bazen aylarca, bazen yıllarca sürer, iniş çıkışlarla ilerler. Ekim devrimi bu bakımdan tipik bir gelişme göstermiştir. Şubat devrimi sonrasındaki aşamalar bir ölçüde kendini tekrarlar biçimde olmuştur. Devrim daha sakin dönemleri izleyen, ciddi çatışma dönemlerinden örülmüş bir tempoya sahip olmuştur. Bunun nedeni, hükümetin halkın ihtiyaçlarına cevap verecek adımları atmaktan kaçınması, halkın ve askerlerin bunun üzerine işleri kendi ellerine alma eğilimine girmesidir.
Sungur Savran, 2 Temmuz 2017
Bugün Sivas Madımak Otel’de, çoğu Alevi 35 canın gözü dönmüş kitlelerce yakılarak katledilmesinin 24. yıldönümü. Dünyanın içinde yaşadığımız coğrafyası mezhepçi savaşların pençesinde. Erdoğan ve AKP, toplumu mezhepçi bir kutuplaşmaya doğru sürüklemeye çalışıyor. Böyle bir ortamda Sivas katliamı daha da özel bir anlam taşıyor. Aşağıda Sungur Savran yoldaşımızın sitemizde Sivas katliamının 20. yıldönümünde yayınlanmış olan ve Madımak’ın suçlularını berrak biçimde teşhir eden yazısını yayınlıyoruz.
Gerçek, 13 Haziran 2017
Birinci Dünya Savaşı ve savaşın Çarlık Rusyası toplumundaki yansımaları 1917 Ekim devriminin gelişiminde son derece önemli bir rol oynamıştır. Rus burjuvazisi ve büyük toprak sahipleri savaşın başlangıcında milliyetçi şoven bir laf cambazlığı ile kitleleri kendi emelleri etrafında bir ölçüde seferber edebilmişti. Ancak hâkim sınıfların emelleri için yoksul emekçi ve köylülerin ödedikleri bedeller arttıkça hava dönmeye başladı.
Gerçek, 15 Mayıs 2017
Gerçek gazetesinin Nisan sayısında Lenin’in Rusya’da Şubat devrimi patlak verdikten sonra, önce sürgünde yazılmış “Uzaktan Mektuplar”ında, sonra da Rusya’ya gelir gelmez “Nisan Tezleri” olarak bilinen çalışmasıyla Bolşevik Partisi’nin programındaki “demokratik devrim” aşamasını nasıl geride bıraktığını ve artık gündemde olanın “dünya sosyalist devrimi”nin bir girizgâhı olarak sosyalist devrim olduğunu ortaya koyduğunu, buradan hareketle “bütün iktidar sovyetlere” şiarını politikasının esas merkezi haline getirdiğini görmüştük. Bu yöneliş, 1917 yılı sonunda, bütün dünyanın ve Rusya’nın işçi...
Gerçek, 4 Nisan 2017
Bu yıl 100. yıldönümünü yaşadığımız Ekim devriminin başarıya ulaşmasında, işçi sınıfını iktidara taşıyan parti olan Bolşevik Partisi’nin önderi Lenin’in devrimin içinde kendi geçmiş fikirlerini gözden geçirerek yepyeni bir ufka kavuşması belirleyici bir rol oynamıştır. Lenin, ta 1903’ten itibaren savunduğu modeli sorgulayarak, Rusya’da devrimin ilki demokratik devrim, ikincisi sosyalist devrim olarak adlandırılan iki aşamadan oluşacağına dair şemayı terk etmiş, bu iki aşamanın Rus devriminde iç içe geçtiği bir yaklaşımı benimsemiştir. Lenin’in bu yeni kavrayışı, devrimin iki numaralı önderi...

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri