Teori ve Tarih

Gerçek, 12 Aralık 2017
Ezilenin ezene karşı haklı savaşını desteklemek, haksız bir savaşı iç savaşa çevirmek, savaşa ve barışa devrimin gözünden ve devrimle olan ilişkisi içinde bakmak Bolşevizmin politikasının esasıydı. Ekim devriminin bayrağına ekmek ve toprak talebinin yanında büyük harflerle barış yazması bu politika ile bir çelişki oluşturmuyor. Zira 1917’de barış, işçi, köylü ve en önemlisi de askerlerin en hayati talebi olmuştu. Bu talep genel bir şiddet karşıtı pasifizmin değil, emperyalist savaşın emekçi halkın değil bir avuç sömürücü azınlığın menfaatine olduğunun teşhir olmasıyla yükseldi.
Sungur Savran, 11 Aralık 2017
İşçilerimiz sosyalistlere orak-çekiçli bayrakları için her zaman soru sorarlar: Neden Rusların bayrağını kullanıyorsunuz? Biz de onlara sorarız: Çekici kim kullanır, orağı kim kullanır? Hangi Çar’ın fabrikada çekiç kullandığı görülmüştür, hangi büyük toprak sahibi orağı eline alıp ırgatla marabayla birlikte tarlaya dalar? Bizim bayrağımızdaki orak ve çekicin Rusya ile, Ruslukla, herhangi bir milletle alakası yoktur deriz. Çekiç işçinin aletidir, orak ise üreten köylünün. Hiçbir Rus devleti bunları bayrağına nakşetmemiştir.
Sungur Savran, 24 Kasım 2017
Bu yazının başlığındaki fikir, “Rusya üzerinde bir heyula dolaşıyor: Trotkiy” düşüncesi birçok okura erken gelebilir. Bu ifadenin Marx’ın ve Engels’in Komünist Manifesto’sunun girişinin ilk cümlesinden ödünç alınmış olduğu herkesin malumu. Tarihi eğilimleri saptayan Marx ve Engels, “Avrupa’nın üzerinde bir heyula dolaşıyor: komünizm” diye başladılar Manifesto’ya. Biz bugün bu deyimi bir ülke için ödünç alıyorsak, bunun anlamı Trotskiy’e bağlı akımların Rusya’da hızla büyüdüğü falan değildir. Tam tersine, Trotskiy’in Rus olduğu ve devrimin en önemli iki isminden biri olduğu göz önüne alınırsa...
Sungur Savran, 14 Kasım 2017
Pek azımıza Ekim’in başkenti olan Petrograd’a gitmek ve sosyalizm tarihinin bu heyecan verici mekânlarını yakından görmek kısmet olur. Hele hele Ekim devriminin yıldönümü kutlanırken. Hele hele 100. yıldönümü kutlanırken. İşte bize kısmet olan bu oldu. Rusya komünistlerinin Ekim’in 100. yılı için düzenlediği bir bilimsel toplantıya davet edildik. Orada bir sunuş yapmak ve Rus komünistleriyle enternasyonalist görevlerimizi tartışmak için, Lenin, Trotskiy ve Bolşeviklerin işçi sınıfının önüne düşerek kapitalizmi devirmesinin 100. yıldönümünü Petrograd’da geçirdik. Ne mutlu bize! Ne heyecan, ne...
Gerçek, 7 Kasım 2017
Eski Rus takvimine göre 25 Ekim’de bugünkü takvime göre 7 Kasım’da Bolşeviklerin önderliğinde ve Trotskiy’in yönetiminde gerçekleşen başarılı ayaklanma, burjuva geçici hükümetin hâkimiyetine son verdi. Böylece Şubat devriminden sonra Lenin’in “ikili iktidar” olarak tanımladığı durum sona eriyor ve İşçi, Köylü ve Asker Temsilcileri Sovyeti’nin iktidarının önü açılıyordu.
Sungur Savran, 6 Kasım 2017
Büyük Ekim Devrimi’nin yüzüncü yıldönümünü idrak etmiş bulunuyoruz. İnsanlık tarihinde eşi bulunmayan bu devrim işçi, köylü ve üniforma altında köylüler olan askerler, yani erler eliyle ilk kez emekçi sınıfların iktidarını kalıcı olarak kurmuş bir devrimdir. Bu eli nasırlı iktidar, üç çeyrek yüzyıl boyunca modern ekonominin kapitalizmin özel mülkiyet ve piyasa formülünün dışında, kamu mülkiyeti ve planlama ilişkileri altında yönetilebileceğini kanıtlamıştır. Bu devrimin ürünü olan devlet, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), 20. yüzyılın kaderini belirlemiş, iki dünya savaşını...
Gerçek, 11 Ekim 2017
İnsanlar devrimi de savaş yaptıkları gibi istemeye istemeye yaparlar. Fark şuradadır: savaşta, belirleyici rol zorlamadadır; devrimdeyse, koşullarınki hariç, zorlama yoktur. Devrim başka yol kalmadığı zaman meydana gelir. Olaylar silsilesindeki bir doruk gibi devrimin üzerinde yükselen ayaklanma, tıpkı bütününde devrim gibi, keyfi olarak kışkırtılamaz. Kitleler nihai taarruza geçmeye karar vermezden önce birçok kez saldırırlar ve geri çekilirler. (Lev Trotskiy, Rus Devriminin Tarihi)
Yılmaz Tan, 11 Ekim 2017
Bu “yaman çelişki”yi, ilk cildi tam 150 yıl önce basılan Kapital’de Marx, kapitalizmin gelişme eğilimlerini ortaya koyarken açıklamıştı. Marx, üretimin artan toplumsallaşması ile yaratılan artı değere özel mülk sahibi tarafından el konulması arasındaki çelişkinin bir ürünü olan bu eğilimi “üretici güçlerin yıkıcı güçlere dönüşmesi” diye niteliyordu. Kapitalizmin sınırlarına işaret eden bu eğilimin anlamı, meselenin, yöneticilerin, politikacıların hatalarında, insanların sevgi yoksunu olmalarında, ahlaki çürümüşlük içinde olmalarında, vicdansız davranmalarında değil, onları öyle davranmaya...
Sungur Savran, 9 Ekim 2017
50 yıl! Che Guevara’nın CIA destekli Bolivya ordusunca yakalanıp 9 Ekim 1967’de yargısız infazla öldürülmesinden bu yana tam yarım yüzyıl geçmiş! Bizim gibi Marksizme ve komünizme 1968 dolaylarında gelen kuşağın devrimci düşlerini canlandıran kahramandı o. Ölümü bir yenilgi gibi görünüyordu, ama canlı Che olarak emperyalist kapitalizm için tehlike olmaktan çıktıktan sonra da, neredeyse bir devrimci aziz gibi, o kahraman eylemiyle on binlerce, yüz binlerce insanın devrimcileşmesine katkıda bulundu. Ölümüyle bile dünya kapitalizminin başına bela oldu. Latin Amerika’dan Sri Lanka’ya, Türkiye’den...
Gerçek, 14 Eylül 2017
Ama her şeye değmişti! Kapital, dostun düşmanın teslim ettiği gibi, eşsiz bir çalışma olarak modern dünyada devleşecek bir yapıttı. Kapitalist ekonominin sırlarını, onu oluşturan toplumsal ilişkileri ve teknik üretim usullerini, işleyiş tarzını, tarihsel gelişme yasalarını sapasağlam bir akıl yürütmeyle ortaya koyan bir yapıt çıkartmıştı Marx ortaya. 1867’den sonra modern dünyanın hâkim sınıfı burjuvazi, kapitalist sınıf, patronlar sınıfı, adına ne derseniz deyin, artık köpeksiz köyde dolaşır gibi, kendi düzeninin işçiler ve emekçiler için dünyaların en iyisi olduğunu eskisi gibi iddia...

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Gerçek Gazetesi Sayı 98

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri