Ekonomi

Levent Dölek, 23 Mart 2017
Cumhurpatronluğu sistemine "evet" denmesini isteyenler 2001 krizini ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Başbakan Bülent Ecevit'e Anayasa kitapçığı fırlatmasını hatırlatıyorlar. Evet çıkmazsa ekonomik kriz olur diyorlar. Korkmaya gerek yok. Ama gerçekleri bilmek de bir o kadar gerekli zira 2001 krizinin kitapçık fırlatma yüzünden çıktığı da rejim değişikliğinin krizleri engelleyeceği de tam bir kandırmacadan ibaret.
Levent Dölek, 6 Şubat 2017
Türkiye bu fonun içini nasıl dolduracak? Petrol yok, doğal gaz yok, dış ticaret fazlası yok, devleti sata sata bitirmişler, geriye kalanların da eti budu belli... Sermaye burnundan kıl aldırmıyor. Teşvik üstüne teşvik, vergi indirimi üstüne vergi indirimi alıyor. Peki, geriye ne kalıyor? Kanı emilecek 70 milyonluk emekçi halk...
Gerçek, 12 Ocak 2017
Ekonomi baş aşağı gidişini sürdürüyor. AKP’nin hamaseti halkı cambaza baktırıyor, sermaye ise vatandaşı soymakla meşgul. Ya sermayenin kârlarını korumak uğruna tüm ülkenin uçuruma sürüklenmesi ya da Devrimci İşçi Partisi’nin dediği gibi fabrikaların ve bankaların devletin, devletin de işçinin olması... Türkiye giderek bu iki seçenekten başka bir alternatifin olmadığı çalkantılı bir sürece doğru ilerliyor.
Yılmaz Tan, 5 Aralık 2016
Türk lirası, Meksika pezosu ile birlikte yükselen ekonomiler arasında son iki ay içinde dolar karşısında en fazla değer kaybeden para birimi oldu. İşsizlik resmi rakamlara göre yüzde 11’in üzerine çıkmış durumda, gerçekte çok daha yüksek. Dolardaki yükseliş, çoğu borç harç içinde yaşayan işçinin, memurun gelirlerini iyice eritmiş durumda. Türkiye sanayisinin önde gelen şirketlerinin döviz borçlarının yüksekliği nedeniyle bu değer kaybının birçok şirketin iflasına ve büyük çaplı işten çıkarmalara yol açması güçlü bir olasılık olarak karşımızda duruyor. Özetle Türkiye ekonomisi yine büyük bir...
Gerçek, 4 Aralık 2016
Bahçeli AKP’ye resmen olmasa da fahri olarak katıldı. 15 Temmuz’dan beri Tayyip Erdoğan’ın diline bile almadığı başkanlığın önünü açtı. Bu, Milli Mutabakat’ın sonu oldu. CHP 15 Temmuz’dan sonra içine girdiği yönelişten kendi tercihiyle değil mecbur bırakıldığı için caymak zorunda kaldı. Milli Mutabakat çöktü. Onun esas gerekçesi doların ve borsanın istikrarı idi. Milli Mutabakat çökünce ekonomik istikrar da çöktü.
Yılmaz Tan, 23 Ekim 2016
Eski bir Britanya sömürgesi olan Bahamalar, Amerika’nın güneyinde yer alan küçük adaların oluşturduğu bir milletler topluluğu. Vergi kaçakçılığına uygun yasal düzenlemeleri nedeniyle “Karayipler’in perdesi” olarak adlandırılan bu ülke vergi kaçırmak isteyen şirketler ve zenginler için tam bir cennet. İşte Bahamalar’a ait olduğu ileri sürülen belgeler 1990-2016 arasında dünyanın dört bir yanından, çok sayıda politikacı ve iş adamının servetlerini paravan şirketler ve hesaplar yoluyla vergi cennetinde nasıl gizlediklerini ortaya koyuyor.
Levent Dölek, 3 Ekim 2016
Kendi düşen ağlamaz diye bir söz vardır. Ama yaklaşan ekonomik çöküntü karşısında Erdoğan ve AKP'nin tek politikası ağlamak. Sadece ağlasalar iyi, bunlar sıkışınca işçinin emekçinin de anasını ağlatıyor.
Gerçek, 15 Eylül 2016
Bu yıl 15 Eylül’de, uluslararası burjuvazinin iktisatçılarının deyimiyle “küresel finansal kriz”in patlak vermesinin sekizinci yılı doluyor. Bunlar bir türlü yaşanan olayın gerçek bilimsel adını koyamadılar. Bugün bile hâlâ “Büyük Resesyon” olarak anıyorlar yaşananı. Bunun düpedüz saçma olduğunu herkes biliyor oysa. “Resesyon” sözcüğü ekonominin belirli bir süre boyunca büyümek yerine daralmasına verilen ad. Standartlaşmış süre ise en az altı ay. Şimdi altı ayı azıcık geçtik galiba! Üstelik bu arada çeşitli ekonomiler farklı tempolarda da olsa toparlandı, büyümeye geçti, ama sonra yeniden...
Gerçek, 10 Eylül 2016
Varlık fonu kanun tasarısı, mecliste kabul edildi. AKP’nin ve sermayenin darbe fırsatçılığının belgesi niteliğindeki bu kanun, emekçilerin birikimlerinin nasıl sermayeye peşkeş çekildiğini göstermenin yanı sıra bu uğurda doğanın ve hukukun nasıl gözden çıkarıldığını da kanıtlıyor.Varlık fonu ne işe yarar?
Yılmaz Tan, 22 Nisan 2016
Burjuvazi ilerici olduğu dönemde toplumsal devrim kavramına başvururdu. Mevcut üretim ilişkilerini dönüştüren İngiliz Devrimi’nden, Fransız Devrimi’nden sıkça söz ederdi. Ne zaman ki aristokrasi yıkıldı, kapitalist üretim ilişkileri yerleşti, devrim kavramının içeriği de değişti. Artık devrim denince uzunca bir süredir teknolojideki çığır açıcı gelişmeler akla geliyor. Hele burjuva sosyal biliminde sanayi devrimi, iletişim devrimi, dijital devrim gibi kavramlar hep teknolojideki önemli gelişmelerin bütün toplumsal yapıyı değiştirecek, toplumların refah düzeyini artıracak bir sihirli değnek...

Sayfalar

Referandumdan 1 Mayıs'a; sömürülenlerin değil, üretenlerin dediği olacak!

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri