DİP Bildirileri

Her şeyden önce ABD’nin yaptırım kararları, sebebi ne olursa olsun emperyalist bir dayatmadır. Haklı ve meşru değildir. Türkiye’de yargının bağımsız olmadığı sır değildir. Ancak elinde Hakan Atilla’yı siyasi rehine olarak tutan, Halkbank davasını ise Türkiye ekonomisi üzerinde Damoklesin kılıcı gibi sallandıran ABD’nin kendisidir. Rahip Brunson’ın suçlu olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak ABD emperyalizminin tüm dünya halklarına karşı suçlu olduğundan ve dünya halklarının baş düşmanı olduğundan hiçbir kuşku duyamayız. Türkiye’de iktidarın izlediği yanlış politikalar ABD’nin eylemlerine...
Devrimci İşçi Partisi, 11 Temmuz 2018
Somalı madencilerin katillerine verilen cezalar, patronlara “siz istediğinizi yapmaya devam edin, biz sizin arkanızdayız” demektir. Bu mahkeme kararı bozulmalıdır. Başta Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin gerçek patronu Alp Gürkan olmak üzere katliamın bütün sorumluları yeniden yargılanmalı ve en ağır cezaları almalıdır. Başta madenler olmak üzere, fabrikalar, atölyeler, tarlalar işçilerin denetiminde kamulaştırılmadan katliamların, iş cinayetlerinin önüne geçemeyiz. İşletmeler gözlerini para hırsı bürümüş özel sektörün elinde kaldıkça işçiler hayatını kaybetmeye devam edecek. Bunun için bütün...
Devrimci İşçi Partisi, 2 Temmuz 2018
25 yıl önce bir Cuma akşamı Sivas’ta kışkırtılmış mezhepçi güruhlar, devletin polisinin ve jandarmasının gözleri önünde Pir Sultan Abdal şenliklerine katılanların kaldığı Madımak Oteli’ni yakarak yazar, sanatçı, aydın ve otel çalışanı 35 canı katletti. Unutmadık, unutturmayacağız!
Sosyalistlerin siyasetleri sandıkla başlamaz, sandıklar kapanınca da bitmez. Tam tersine işçi ve emekçilerin hayati sorunları, burjuva siyasetinin çıkmazları sosyalistleri göreve çağırmaktadır. 24 Haziran’ın derslerini doğru çıkartmalıyız.
Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için sandıklar kapanmış, yeni bir mücadele dönemi daha açılmıştır. İstibdad rejimi Türkiye’yi nasıl yönettiyse seçimi de öyle yapmıştır. Devlet olanakları istismar edilerek, çok sayıda usulsüzlükle ve yer yer düpedüz zorbalıkla halkın iradesine ket vurulmuştur. Ancak halkın hürriyet isteği ve iradesi bakidir. İstibdada karşı hürriyet mücadelesi devam edecektir.
Gerçek, 7 Haziran 2018
Devrimci İşçi Partisi Merkez Komitesi, 2016 yılının Aralık ayında "Emekçi halkın ekonomik krizden çıkış programı”nı yayınlamıştır. O gün olduğu gibi bugün de sermaye kriz içinde. Emekçi halkın bu krizden ağır bedeller ödemeden çıkmasının tek yolu, krizin bedelini krizi yaratanlara ödetmekten, kesin ve radikal anti-kapitalist önlemler almaktan geçiyor. Bu önlemlerle sermayenin değil, işçi ve emekçilerin krizini çözmeye odaklanan bu program, emekçi halkın krizden çıkışını sağlayacak tek program olarak güncelliğini ve geçerliliğini tümüyle koruduğu için bir kez daha yayınlıyoruz.
Devrimci İşçi Partisi, 9 Mayıs 2018
Hayalet, mühürsüz, muhtıralı seçimlerde sosyalistleri dışlayabilir, önümüze her türlü seti çekebilirler ama bizleri asla fabrikalardan, atölyelerden, tersanelerden, madenlerden ve emekçi mahallelerinden uzak tutamazlar. Ortaya çıkacak sonuç ne olursa olsun, krizin faturasını patronlara ödetme, halklarla barışıp emperyalizmle savaşma ve sınıf mücadelesinin üzerinde yükselecek barajsız, yasaksız ve zincirsiz bir Kurucu Meclis’le Türkiye’yi yeniden kurma kavgasını 25 Haziran’da da sürdüreceğiz. Bu kavga yüzde 50+1’in değil, işçi, emekçi, ezilen milyonların yani yüzde 99’un kavgasıdır.
Ya birinci meclis gibi ama bu sefer sınıf mücadelesiyle ve emekçi sınıfların elleri üzerinde yükselecek bir zincirsiz kurucu meclisle Türkiye yeniden kurulacak ya da bu meclis, sonuncu meclis olacaktır.
Devrimci İşçi Partisi, 19 Nisan 2018
Erdoğan ve Bahçeli’nin danışıklı dövüşle Türkiye’ye dayattığı 24 Haziran tarihi, bir erken seçim tarihi değildir. Seçimlerin kaçırılmasıdır. 16 Nisan’da mühürsüz pusulaların gölgesinde meşruiyet kazanamamış bir referandum yaptılar. Bunun sonucunda, “atı alan Üsküdar’ı geçti” ve “geçti borun pazarı sür eşeği Niğdeye” sözleriyle Cumhurpatronluğu rejimini Türkiye’ye dayattılar. Şimdi de aynı fütursuzlukla ve halkın iradesini hiçe sayarak milletin başına patron olmaya çalışıyorlar.
Bugünden önce Suriye devletinin Duma’da kimyasal silah kullanması kanıtlanmaya muhtaç bir iddiaydı. Ancak iddialara yönelik uluslararası her türlü araştırma girişimini reddettikten sonra elinde hiçbir somut delil olmadan Suriye’yi vuran emperyalistler an itibariyle Duma’daki kimyasal provokasyonun da altına imzalarını atmış bulunmaktadır. Suriye’yi vuran Tomahawk ve Shadow füzeleri kimyasal katliamın değil Suriye’nin 10 Şubat’ta düşürdüğü İsrail uçağının ve ardından emperyalist ve Siyonist işbirlikçisi mezhepçi çetelerin Şam’ı terk edişinin bedelidir. Emperyalizm, Suriye’de gözden düşen ve...

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri