DİP Bildirileri

Gerçek, 13 Şubat 2017
Devrimci İşçi Partisi’nin 4. Kongresi’nin ürünü olan metinlerin sonuncusunu çeşitli ülkelerde mücadele eden kardeş devrimci enternasyonalist partilerin kongreye gönderdikleri mesajlar oluşturuyor. Aşağıda Yunanistan, Arjantin, Finlandiya, Rusya ve İtalya'dan gelen dayanışma mesajlarını yayınlıyoruz.
Gerçek, 11 Şubat 2017
DİP, 4. Kongresi Ekim Devrimi'nin 100. yıldönümünde toplanmanın sorumluluğu ve coşkusuyla 2017'yi Ekim Devrimi yılı ilan etmiştir. Ekim Devrimi'nin 100. yıldönümü için alınan kararı aşağıda yayınlıyoruz.
DİP , 10 Şubat 2017
Gerçek gazetesi ve internet sitesinde daha önce haberleştirdiğimiz ve Dünya durumunun analizi ve bu analizden çıkan görevlerin yer aldığı karar metnini yayınladığımız Devrimci İşçi Partisi'nin 4. Kongresi'nin kararlarından Türkiye durumunun analizi ve proleter devrimciler açısından bu analizden çıkan görevlerin yer aldığı kararı aşağıda yayınlıyoruz.
Gerçek, 9 Şubat 2017
Gerçek gazetesi ve internet sitesinde daha önce haberleştirdiğimiz Devrimci İşçi Partisi'nin 4. Kongresi'nin kararlarından dünya durumunun analizi ve proleter devrimciler açısından bu analizden çıkan görevlerin yer aldığı kararı aşağıda yayınlıyoruz.
Devrimci İşçi Partisi'nin çağrısı kurulacak referandum sandıklarında sermayenin istibdad rejimine HAYIR deme çağrısıdır! Bu çağrı referandum günü ile sınırlı bir çağrı değildir. Bu düzenden şikâyetçi olan herkesi, referanduma yaşam tarzı, kimlik, memleket millet ya da mezhep temelinde yaklaşanlardan farklı olarak, sınıf tahakkümünü istibdad ile pekiştirme girişimine karşı işçi sınıfı saflarında birlikte mücadele yoluna davet ediyoruz. Devrimci İşçi Partisi bu yolun yolcusudur! Tüm işçi ve emekçileri sermayeye, istibdada ve emperyalizme HAYIR diyerek, eşitliğin ve özgürlüğün yolunda yoldaş...
Devrimci İşçi Partisi 2009 yılında ABD'den başlayarak tüm dünyaya yayılan krizi en erken aşamasında bir “büyük depresyon” olarak tanımlamıştır. Daha önceki büyük depresyonlarda olduğu gibi bu krizden de orta yol çözümleriyle, sermayeyi işçi sınıfıyla uzlaştırmaya çalışan formüllerle çıkış olanaksızdır. Dünya ekonomisinin içine girdiği büyük krizden Türkiye'nin etkilenmemesi düşünülemez. Bugün dövizin dalgalanmasına odaklanan tartışmalar, yükselen döviz fiyatının bir sebep değil bir sonuç olduğu gerçeğini gizliyor. Gelişmelerin temelinde kapitalizmin krizi vardır.
3 Kasım’ı 4 Kasım’a bağlayan gece, devlet 5 milyon Kürdün iradesini gözaltına aldı! Yaşanan budur. 1 Kasım oylamasında, yani neredeyse günü gününe bir yıl önce, büyük çoğunluğu Kürt, 5 milyon seçmenin oylarıyla en zor koşullarda barajı geçerek meclise giren HDP’nin çok sayıda milletvekili, evlerine yapılan baskınlarda zorla götürüldüğünde ezilen özgürlük, bu 5 milyon Kürdün ve öteki HDP seçmenlerinin özgürlüğüdür. Sadece HDP milletvekillerinin değil, 5 milyon insanın kendi temsilcilerini seçme özgürlüğü ellerinden alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti devleti, 10 yurttaşından birinin özgürlüğünü...
m halklarla ortak, eşit ve kardeşçe bir geleceğe ulaşmak için herkes kendi ülkesindeki gericilikle hesaplaşmalıdır. Türkiye'nin işçileri ve emekçilerine düşen bir yandan Türkiye'nin NATO'dan çıkması, emperyalist üslerin kapatılması için mücadele ederek gericiliğin merkezine vurmak aynı zamanda Erdoğan ve AKP iktidarının mezhepçi politikalarına karşı da mücadele etmektir. Emperyalizme, Siyonizme ve yerli işbirlikçilerine karşı yükselecek mücadele bayrağı halkların altında birleşeceği yegâne bayraktır.
Fırat Kalkanı adı verilen operasyonla birlikte Suriye sınırlarını aşan TSK ordu birlikleri Türkiye'yi ilan edilmemiş bir savaşa sokmuştur. Bu son derece ciddi bir durumdur. Türkiye'yi ve tüm bölgeyi bugüne kadar yaşananlardan çok daha büyük felaketlere sokabilecek tehlikeler barındırmaktadır. Suriye bir bataklıktır. Türkiye’nin geleceği bu bataklıkta aranamaz. Orada elde edilen zafer Türkiye için yeni felaketlerin kapısını açacaktır. ABD beslemesi mezhepçi çetelerle DAİŞ'e karşı savaşılamaz
OHAL’in ve OHAL kapsamında yapılan uygulamaların hiçbir meşruiyeti yoktur. Üniversiteler tüm bileşenleriyle OHAL’e ve Erdoğan ile AKP iktidarının OHAL’i fırsat bilerek bir istibdat rejimi kurmasına karşı direnmelidir. Bu direniş sınıf mücadelesinin tarihsel yöntemlerini esas almalıdır. Yürüyüşler, çadırlar, iş bırakmalar ve her türlü mücadele ile haksızlıklara ve hak gasplarına karşı mücadele etmeliyiz.

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Kampanya Banner

Gençlik Bültenleri

Trotskiy 75 yıl