DİP Bildirileri

“Tel Abyad'ın kurtarılması, Kürt halkının direnişi ve emperyalizmin gerici rolü” başlıklı bu bildiri, 26 Haziran 2015 tarihinde Gerçek gazetesi sitesinde yayınlandı. Amacımız bildirinin Kürtçe ve Arapça olarak da yayınlanması idi. Ama Türkçe metinlerin Kürtçe’ye ve Arapça’ya çevirisi her zaman güçlüklerle dolu bir faaliyet. Ne var ki, Erdoğan ve Davutoğlu’nun Cerablus’ta bir “güvenli bölge” oluşturma konusundaki tehditleri dolayısıyla, Rojava meselesi güncelliğini koruyor. Bu yüzden, Tel Abyad konusundaki bildirimizin bütünüyle güncel konuları ele aldığı kanaatindeyiz. Kürtçe ve Arapça...
25 Haziran Perşembe günü sahur vakti DAİŞ Kobani’ye (Kobanê) bir operasyon düzenlemiştir. Bu seferki olayın özgül yanı saldırının Türkiye içinden düzenlenmiş olması ihtimalidir. Ayrıca, bu tür olayları, AKP hükümetinin Suriye içine askeri müdahale yapmak için mazeret olarak kullanacağı her geçen gün daha belirgin hale gelmektedir.
Gerçek, 23 Haziran 2015
Bu toplum kaynıyor. Daha 2013’te Gezi isyanı yaşadık. Ondan bir yıl sonra, 2014’te bir serhildan yaşadık. Şimdi 2015’te metal işçilerinin fiili grev yaptığını, taleplerini önemli ölçüde elde ettiğini görüyoruz. İşçiler, emekçiler, ezilenler, kaderimizi ne hükümetin, ne meclisin, ne düzen partilerinin manevralarına bırakmayalım. Talep edelim. Mücadelemizle bu talepleri güçlendirelim.
Seçim dönemi içerisinde Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik 168 saldırı düzenlendi. Bu saldırıların 7’si silahlı, 3’ü bombalı olarak gerçekleşti. Devrimci İşçi Partisi, Kürt halkının mücadelesine yönelik faili belli olan bu saldırılara karşı HDP ile dayanışma içerisinde olduğunu belirtir.
Devrimci İşçi Partisi, 26 Mayıs 2015
Devrimci İşçi Partisi’nin 3. Kongresi’nde kabul edilen bir dizi kararı daha önce sitemizde yayınlamıştık. Şimdi son olarak bazı kısa kararlar ile çeşitli ülkelerde (Rusya, Arjantin, İtalya, Venezüella, Finlandiya, Yunanistan) mücadele eden kardeş devrimci enternasyonalist partiler tarafından kongreye yollanmış olan dayanışma mesajlarını yayınlıyoruz.
Devrimci İşçi Partisi, 12 Mayıs 2015
12 Eylül askeri rejiminin baş canisi Kenan Evren öldü. 1980-1989 yılları arasında önce cunta başı, sonra cumhurbaşkanı olarak devletin başında iken ülkeyi küçük dünyalar benim tavrıyla yöneten bu adamın arkasında bir nefret korosu bırakmış olması içinde yaşadığımız anda çok dikkat çekicidir. Zalimler belirli bir süre için toplumu sessizleştirebilirler. Ama iktidarlarını hazmedememiş çiğ tavırları ile ne kadar böbürlenseler de toplum onları sonunda tarihin çöp sepetine atıverir. Evren’in gidişi onursuz bir gidiş olmuştur. O bir istisna olmayacaktır!
7 Haziran’da yapılacak genel seçimlere giderken AKP’nin düşüşte olduğu gözle görülür bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Pek çok kamuoyu araştırmasında AKP’nin oyları yüzde 40’ın bile altında gözüküyor. Ancak illa tek tek bu araştırmaları izlemek gerekmez. AKP’nin düşüşünü görmek isteyenin Erdoğan’ın çırpınışlarına bakmasını tavsiye ederiz. Erdoğan önce teşekkür turu adı altında Türkiye çapında apaçık seçim mitingleri yapmaya başlamıştı. Bu mitinglerde başkanlık sistemini savunuyor, halktan 400 milletvekili istiyordu. Sonra herhalde kamuoyu araştırmalarında oyların düştüğünü gördü ki bu...
Devrimci İşçi Partisi, 5 Mayıs 2015
Laikliğin din ve devlet işlerinin ayrılmasından ziyade “devletin dinden bağımsızlaşması “olarak formüle edilmesi gerekmektedir. Laikliğin ajitatif savunusunda ise dinin siyasete karıştırılmaması vurgusu ön plana çıkarılmalıdır. Bu devletin ve siyasetin işçi sınıfının yararına olacak şekilde dine karışmasına olanak vererek devrimci programa daha uygun düşer.
Devrimci İşçi Partisi, 1 Mayıs 2015
  Gerçek gazetesi ve internet sitesinde daha önce haberleştirdiğimiz, çeşitli belgelerini yayınladığımız ("Türkiye'de siyasi durum ve görevlerimiz" ve "Ermeni halkı kardeşimizdir! Ona çok şey borçluyuz!" başlıklı kararlar) Devrimci İşçi Partisi'nin 3. Kongresi'nin kararlarından dünya durumunun analizi ve proleter devrimciler açısından bu analizden çıkan görevlerin yer aldığı kararı aşağıda yayınlıyoruz. 
İlk çağrımız bugüne kadar hep yanında olduğumuz Kürt halkının mücadelesinin ifadesi olarak gördüğümüz HDP’yedir. HDP’yi, AKP ile koalisyona girmeyeceğini seçmenlere açıkça taahhüt etmeye, bu iki demecin partinin tutumunu yanlış ifade ettiğini ikirciksiz biçimde ortaya koymaya çağırıyoruz. İkinci çağrımız HDP ve HDK içindeki sosyalistleredir. HDP parti olarak bu açıklamayı yapmazsa HDP ve HDK içindeki sosyalistleri AKP ile bir koalisyona katiyen razı olmayacaklarını, bu tutumun bir parti kararı olmadığını, yarın da uygulanamayacağını açıklamaya çağırıyoruz. Üçüncü çağrımız bugüne kadar HDP’ye...

Sayfalar

Referandumdan 1 Mayıs'a; sömürülenlerin değil, üretenlerin dediği olacak!

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri