DİP Bildirileri

Devrimci İşçi Partisi, 31 Aralık 2015
Erdogan û desthilatdariya AKPê ji bo ku Tirkiye veguhere rewşa Sûriyeyê gavên nû diavêje. Li Sûra Amedê qedexeya li ser kolanan digel dorpêçkirina leşkerî kete roja 20an. Li Cizîrê û Sîlopiyê ev dorpêçkirin bi ser hefteyekê ket. Operasyoneke leşkerî ku, bi çekên giran, bi tanq û helîkopteran, digel 10 hezar leşker beşdar bûye, ji aliye generalan ve tê birêvebirin. Navê viya şer e. Dewlet li hember welatiyên xwe bi artêşa xwe û bi polîsên xwe şer dike. Yên ku têne kuştin, yên ku bi navê ‘terorîstî’ têne binavkirin, her kesên ku li wê taxê ne, ciwan in, kal û pîr in, jin in, zarok in!
Devrimci İşçi Partisi, 23 Aralık 2015
Erdoğan ve AKP iktidarı, Türkiye'yi Suriyeleştirmekte yeni adımlar atıyor. Diyarbakır Sur'da sokağa çıkma yasağına eşlik eden askeri kuşatma 20. gününe girerken, Cizre ve Silopi'de kuşatma bir haftayı aştı. Ağır silahlar, tanklar ve helikopterlerle birlikte 10 bin askerin katıldığı, bizzat generaller tarafından yönetilen bir askeri operasyon söz konusu. Bu bir savaştır. Devlet, ordusu ve polisiyle kendi vatandaşlarına karşı savaşıyor. Öldürülen ve terörist diyerek yaftalanan herkes o mahallelerin sakini olan gençler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar!
Devrimci İşçi Partisi, 17 Aralık 2015
“Teröre Karşı İslam İttifakı”, Ortadoğu’nun kendini gizlemeye çalışan NATO’sudur. Ortadoğu İttifak Antlaşması anlamında METO’dur. Aynen NATO gibi bütünüyle reddedilmelidir. METO’ya hayır! “Teröre karşı İslam İttifakı”na tek bir asker yok! Sünni-Şii mezhep savaşına karşı savaş!
Pek akıllı siyasi analistler bundan sonra iktidar sorununun 2019’a kadar gündeme gelmeyeceğini söyleyip duruyorlar. Onların sorunları dünyanın ve bu coğrafyanın içinde kıvrandığı çelişkileri görmek yerine gözlerini sadece ve sadece parlamenter dengelere dikmeleridir. Türkiye bir çelişkiler girdabı içinde kıvranıyor. Önümüzdeki dönem işçi sınıfı ve emekçiler cephesinde güçlü bir tahkimat yapılırsa çok uzun değil, hele hele 2019’u beklemeye hiç gerek kalmadan AKP iktidarının fabrikalara, madenlere, tersanelere, otellere, hastanelere, okullara, kampüslere gömüldüğünü görebiliriz.
Bu seçimde hukuk karşısında burjuva eşitliği de ayaklar altında çiğnenmiştir. Bu seçim değil oylamadır! 7 Haziran’da AKP tek başına iktidar olacak çoğunluğu elde edememişti. Buna rağmen yetki gaspıyla tek başına iktidarlarını sürdürdüler. Şimdi ise genel seçim sonuçlarını arkalarına alarak tek başına iktidar olacaklar. Bu açıdan değişen bir şey yoktur. Ancak muhalefet cephesinde çok şey değişmelidir.
1 Kasım’da kardeşlik için barbarlığa karşı HDP’ye oy veriyoruz. Ama bunu burjuvazinin sömürü düzeninin istikrarını korusunlar diye vermiyoruz. HDP bir kez daha burjuva düzeninin istikrarını korumaya öncelik verirse Türk ve Kürt emekçi halklarını mücadele içinde kurdukları kardeşlik köprüsünün HDP’yi de aşarak tüm hırsızlardan, katillerden ve emperyalist uşaklarından hesap soracak bir mücadelenin zemini olacağına inanıyoruz. Linç girişimleriyle, tutuklama ve gözaltılarla, her türlü baskıyla ve nihayet katliamlarla yıkmaya çalıştıkları kardeşlik köprüsüne omuz vermek ve ayakta tutmak için...
Tayyip Erdoğan “dayanışma” istiyor. Ahmet Davutoğlu “dayanışma” istiyor. Kılıçdaroğlu "dayanışma" vaat ediyor. İşçi sınıfının ve emekçilerin Erdoğan’la, Davutoğlu’yla, AKP’yle “dayanışma” içinde çözebileceği hiçbir problemi yoktur. İşçi sınıfına saldırı cevabını ancak mücadele ile bulur.
İşçiler emekçiler! HDP'ye oy vermek HDP'nin tüm politikalarını desteklemeyi gerektirmez. HDP'ye oy verin çünkü işçi düşmanı ve emperyalizm işbirlikçisi Erdoğan’ı ve AKP'yi yenmeliyiz. Türkiye'nin Suriyeleştirilmesini engellemeliyiz! 1 Kasım bu yönde sadece bir adımdır. Sandık hiçbir sorunu esastan çözemez. Bu çok önemli bir adımdır, acil bir görevdir ama yeterli değildir. Mücadelenin zaferi için Devrimci İşçi Partisi saflarında birleşin!
Devrimci İşçi Partisi, 11 Eylül 2015
Bir haftadır devletin kuşatması altında direnen Cizre’de yaşananlar, Erdoğan’ın savaşı ve bu savaşa karşı direnişi tüm yönleriyle yansıtan bir örnek ve bu savaşın düğüm noktasıdır. Bu kuşatma Kürt halkının ezilmesiyle sonuçlanırsa, bu Türk ve Kürt tüm işçi ve emekçileri ezecek bir sermaye saldırısını başlatacaktır. Bu kuşatma yarılırsa, sadece Kürt halkı için değil, Türk ve Kürt tüm işçi ve emekçiler için barışa, eşitliğe ve özgürlüğe giden yolun kapısı aralanacaktır. Büyük Türkiye projesinin (sözde “çözüm süreci”nin) iflası
Devrimci İşçi Partisi, 11 Eylül 2015
Devrimci İşçi Partisi, emperyalist kapitalizm ayakta kaldıkça, bir yandan emperyalist sömürü mekanizmalarının yarattığı yoksulluk ve sefaletin, bir yandan emperyalizmin kışkırttığı savaşların sonucunda göç ve iltica olgularının kalıcı olduğu bilinciyle, bu sorunun ancak dünya çapında eşitliğin yerleşmesini ve yoksul ülkelerin sömürülmesine son verilmesini sağlayacak olan sosyalizmin uluslararası çapta zaferiyle sona ereceğini ilan eder. Ne var ki, sosyalizmin zaferine giden yolda bir dizi somut acil tedbir ve talep, her aşamada daha fazla işçi iktidarına bağlanarak formüle edilmelidir. Bu...

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri