DİP Bildirileri

Devrimci İşçi Partisi 2009 yılında ABD'den başlayarak tüm dünyaya yayılan krizi en erken aşamasında bir “büyük depresyon” olarak tanımlamıştır. Daha önceki büyük depresyonlarda olduğu gibi bu krizden de orta yol çözümleriyle, sermayeyi işçi sınıfıyla uzlaştırmaya çalışan formüllerle çıkış olanaksızdır. Dünya ekonomisinin içine girdiği büyük krizden Türkiye'nin etkilenmemesi düşünülemez. Bugün dövizin dalgalanmasına odaklanan tartışmalar, yükselen döviz fiyatının bir sebep değil bir sonuç olduğu gerçeğini gizliyor. Gelişmelerin temelinde kapitalizmin krizi vardır.
3 Kasım’ı 4 Kasım’a bağlayan gece, devlet 5 milyon Kürdün iradesini gözaltına aldı! Yaşanan budur. 1 Kasım oylamasında, yani neredeyse günü gününe bir yıl önce, büyük çoğunluğu Kürt, 5 milyon seçmenin oylarıyla en zor koşullarda barajı geçerek meclise giren HDP’nin çok sayıda milletvekili, evlerine yapılan baskınlarda zorla götürüldüğünde ezilen özgürlük, bu 5 milyon Kürdün ve öteki HDP seçmenlerinin özgürlüğüdür. Sadece HDP milletvekillerinin değil, 5 milyon insanın kendi temsilcilerini seçme özgürlüğü ellerinden alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti devleti, 10 yurttaşından birinin özgürlüğünü...
m halklarla ortak, eşit ve kardeşçe bir geleceğe ulaşmak için herkes kendi ülkesindeki gericilikle hesaplaşmalıdır. Türkiye'nin işçileri ve emekçilerine düşen bir yandan Türkiye'nin NATO'dan çıkması, emperyalist üslerin kapatılması için mücadele ederek gericiliğin merkezine vurmak aynı zamanda Erdoğan ve AKP iktidarının mezhepçi politikalarına karşı da mücadele etmektir. Emperyalizme, Siyonizme ve yerli işbirlikçilerine karşı yükselecek mücadele bayrağı halkların altında birleşeceği yegâne bayraktır.
Fırat Kalkanı adı verilen operasyonla birlikte Suriye sınırlarını aşan TSK ordu birlikleri Türkiye'yi ilan edilmemiş bir savaşa sokmuştur. Bu son derece ciddi bir durumdur. Türkiye'yi ve tüm bölgeyi bugüne kadar yaşananlardan çok daha büyük felaketlere sokabilecek tehlikeler barındırmaktadır. Suriye bir bataklıktır. Türkiye’nin geleceği bu bataklıkta aranamaz. Orada elde edilen zafer Türkiye için yeni felaketlerin kapısını açacaktır. ABD beslemesi mezhepçi çetelerle DAİŞ'e karşı savaşılamaz
OHAL’in ve OHAL kapsamında yapılan uygulamaların hiçbir meşruiyeti yoktur. Üniversiteler tüm bileşenleriyle OHAL’e ve Erdoğan ile AKP iktidarının OHAL’i fırsat bilerek bir istibdat rejimi kurmasına karşı direnmelidir. Bu direniş sınıf mücadelesinin tarihsel yöntemlerini esas almalıdır. Yürüyüşler, çadırlar, iş bırakmalar ve her türlü mücadele ile haksızlıklara ve hak gasplarına karşı mücadele etmeliyiz.
Devrimci İşçi Partisi Merkez Komitesi, darbe girişiminin siyasal ve sınıfsal karakteri, düzenin çeşitli güçlerinin ve kitlelerin darbe karşısındaki konumu, ABD başta olmak üzere emperyalizmin tüm bu süreçteki rolü ve çıkarları, Erdoğan'ın istibdad rejimi ve sermayenin "milli mutabakatı" gibi çeşitli boyutları analiz eden ve bunlara karşı işçi sınıfının programını savunan bir bildiri yayınladı.
Devrimci İşçi Partisi, 22 Temmuz 2016
Bugün millet sermayenin çatısı altında birleşemez, sermayeye karşı birleşebilir. Bu birliğin tek harcı ise işçi sınıfı olabilir. Bu birliğin tek gerçek ve birleştirici hedefi ise Türkiye'nin NATO'dan çıkması İncirlik başta olmak üzere tüm emperyalist üslerin kapatılmasıdır.
Gerçek, 16 Temmuz 2016
Askeri darbeye hayır! Erdoğan ve AKP’ye en ufak bir destek yok! Kurtuluş bu mücadelenin yerine sınıf mücadelesini geçirmektedir!
Suriye'de, DAİŞ'in elinde tuttuğu Rakka ve Mınbiç'e yönelik askeri operasyonlarda, hâkim gücünü PYD/YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri ile ABD emperyalizminin başını çektiği koalisyon ortak hareket ediyor. Kürt halkının yurt savunması ve özgürlük mücadelesi hiç şüphesiz ki dün de haklıydı bugün de haklıdır. Kürt halkı Ortadoğu'nun en çok zulüm görmüş ve görmekte olan halklarından biridir. Ancak tüm bunlar dünyanın ve tabii ki Ortadoğu'nun en büyük gerici güçleriyle işbirliği yapmayı doğru ve meşru hâle getirir mi?
DİP'li Öğrenciler , 16 Mayıs 2016
Gençlik olarak kıdem tazminatını savunmak ve geleceğimize sahip çıkmak için öne çıkmalıyız. Kampüslerde ve sokaklarda işçilerle birlikte kıdem tazminatı hakkımızı savunmak için mücadeleye atılmalıyız. Bu mücadeleyi kazandığımızda sadece iş güvencesine dair elimizde kalan tek kazanım olan kıdem tazminatını korumuş olmayacağız. Memleketin kanlı gündemini kökten değiştireceğiz!

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri