DİP Bildirileri

Devrimci İşçi Partisi, 21 Mart 2016
Newroz alanlarında yükselttiğimiz şiarımızı ısrarla yineliyoruz: "Kürtlerle Barış, ABD'yle, AKP'yle, sermayeyle, emperyalizmle, faşizmle, Siyonizmle savaş!" Çünkü şunu biliyoruz: Halkların düşmanı olan bu gerici güçleri yenmeden topraklarımıza barışı ve özgürlüğü getiremeyeceğiz! Türkiye'nin Suriyeleşmesini kardeş emekçi halkların Newrozlaşmasıyla durduracağız!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde, haklarımızı savunmak, erkek egemenliğine ve kapitalizme karşı mücadele etmek için alanlarda olalım! Emekçi kadınlar! Haklarımızı savunalım!
Saldırılara karşı direneceğiz, fikir hürriyeti ve örgütlenme özgürlüğüne sahip çıkıyoruz. Tüm üniversite bileşenlerini sendikal ve siyasal temelde örgütlenmeye, örgütlerimize sahip çıkmaya ve saldırılara karşı örgütlü şekilde mücadele etmeye çağırıyoruz. Söz konusu metne imza atan tüm akademisyenlerle dayanışma içerisindeyiz. Kürt halkının haklı mücadelesine üniversitelerdeki direnişimizi katacağız! Öğrencisi, emekçisi, akademisyeni ile omuz omuza verecek ve kuşatmayı kıracağız! Üniversiteyi savunacağız!
Devrimci İşçi Partisi, 12 Ocak 2016
İstanbul’un merkezi ve turistik yeri olan Sultanahmet’te DAİŞ’in patlattığı bomba sonucu 11 kişi hayatını kaybetti, onlarca yaralı var. Devrimci İşçi Partisi, bu saldırıyı kınar ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diler. Patlamanın siyasi sorumlusu, Türkiye ve Ortadoğu’yu mezhepçi temellerde ayrıştırma gayretinde olan AKP hükümeti ve Erdoğan’dır. Türkiye’nin Suriyeleştirilmesinde yeni bir adım daha atılmıştır. Türkiye’yi mezhepçi savaş girdabının içine sürükleyen AKP hükümetinin her adımı kan ve katliamla noktalanmaktadır.
Biz demokratik özerk bölgelerin sadece Türkiye’nin Kürtlerinin kendilerine ait bir statüsü olması bakımından anlamlı olduğunda ısrarlıyız. Ancak bugün öne sürülen demokratik özerklik programında olduğu gibi, Kürt halkının ötesinde tüm Türkiye'yi kapsayan bir program ortaya konulduğunda Türkiye’nin işçileri ve emekçileri açısından kararı sınıf örgütlerinin vermesine saygı duymaları gerektiğini hatırlatmak zorundayız..
Devrimci İşçi Partisi, 31 Aralık 2015
Erdogan û desthilatdariya AKPê ji bo ku Tirkiye veguhere rewşa Sûriyeyê gavên nû diavêje. Li Sûra Amedê qedexeya li ser kolanan digel dorpêçkirina leşkerî kete roja 20an. Li Cizîrê û Sîlopiyê ev dorpêçkirin bi ser hefteyekê ket. Operasyoneke leşkerî ku, bi çekên giran, bi tanq û helîkopteran, digel 10 hezar leşker beşdar bûye, ji aliye generalan ve tê birêvebirin. Navê viya şer e. Dewlet li hember welatiyên xwe bi artêşa xwe û bi polîsên xwe şer dike. Yên ku têne kuştin, yên ku bi navê ‘terorîstî’ têne binavkirin, her kesên ku li wê taxê ne, ciwan in, kal û pîr in, jin in, zarok in!
Devrimci İşçi Partisi, 23 Aralık 2015
Erdoğan ve AKP iktidarı, Türkiye'yi Suriyeleştirmekte yeni adımlar atıyor. Diyarbakır Sur'da sokağa çıkma yasağına eşlik eden askeri kuşatma 20. gününe girerken, Cizre ve Silopi'de kuşatma bir haftayı aştı. Ağır silahlar, tanklar ve helikopterlerle birlikte 10 bin askerin katıldığı, bizzat generaller tarafından yönetilen bir askeri operasyon söz konusu. Bu bir savaştır. Devlet, ordusu ve polisiyle kendi vatandaşlarına karşı savaşıyor. Öldürülen ve terörist diyerek yaftalanan herkes o mahallelerin sakini olan gençler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar!
Devrimci İşçi Partisi, 17 Aralık 2015
“Teröre Karşı İslam İttifakı”, Ortadoğu’nun kendini gizlemeye çalışan NATO’sudur. Ortadoğu İttifak Antlaşması anlamında METO’dur. Aynen NATO gibi bütünüyle reddedilmelidir. METO’ya hayır! “Teröre karşı İslam İttifakı”na tek bir asker yok! Sünni-Şii mezhep savaşına karşı savaş!
Pek akıllı siyasi analistler bundan sonra iktidar sorununun 2019’a kadar gündeme gelmeyeceğini söyleyip duruyorlar. Onların sorunları dünyanın ve bu coğrafyanın içinde kıvrandığı çelişkileri görmek yerine gözlerini sadece ve sadece parlamenter dengelere dikmeleridir. Türkiye bir çelişkiler girdabı içinde kıvranıyor. Önümüzdeki dönem işçi sınıfı ve emekçiler cephesinde güçlü bir tahkimat yapılırsa çok uzun değil, hele hele 2019’u beklemeye hiç gerek kalmadan AKP iktidarının fabrikalara, madenlere, tersanelere, otellere, hastanelere, okullara, kampüslere gömüldüğünü görebiliriz.
Bu seçimde hukuk karşısında burjuva eşitliği de ayaklar altında çiğnenmiştir. Bu seçim değil oylamadır! 7 Haziran’da AKP tek başına iktidar olacak çoğunluğu elde edememişti. Buna rağmen yetki gaspıyla tek başına iktidarlarını sürdürdüler. Şimdi ise genel seçim sonuçlarını arkalarına alarak tek başına iktidar olacaklar. Bu açıdan değişen bir şey yoktur. Ancak muhalefet cephesinde çok şey değişmelidir.

Sayfalar

Referandumdan 1 Mayıs'a; sömürülenlerin değil, üretenlerin dediği olacak!

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri