DİP Bildirileri

Pek akıllı siyasi analistler bundan sonra iktidar sorununun 2019’a kadar gündeme gelmeyeceğini söyleyip duruyorlar. Onların sorunları dünyanın ve bu coğrafyanın içinde kıvrandığı çelişkileri görmek yerine gözlerini sadece ve sadece parlamenter dengelere dikmeleridir. Türkiye bir çelişkiler girdabı içinde kıvranıyor. Önümüzdeki dönem işçi sınıfı ve emekçiler cephesinde güçlü bir tahkimat yapılırsa çok uzun değil, hele hele 2019’u beklemeye hiç gerek kalmadan AKP iktidarının fabrikalara, madenlere, tersanelere, otellere, hastanelere, okullara, kampüslere gömüldüğünü görebiliriz.
Bu seçimde hukuk karşısında burjuva eşitliği de ayaklar altında çiğnenmiştir. Bu seçim değil oylamadır! 7 Haziran’da AKP tek başına iktidar olacak çoğunluğu elde edememişti. Buna rağmen yetki gaspıyla tek başına iktidarlarını sürdürdüler. Şimdi ise genel seçim sonuçlarını arkalarına alarak tek başına iktidar olacaklar. Bu açıdan değişen bir şey yoktur. Ancak muhalefet cephesinde çok şey değişmelidir.
1 Kasım’da kardeşlik için barbarlığa karşı HDP’ye oy veriyoruz. Ama bunu burjuvazinin sömürü düzeninin istikrarını korusunlar diye vermiyoruz. HDP bir kez daha burjuva düzeninin istikrarını korumaya öncelik verirse Türk ve Kürt emekçi halklarını mücadele içinde kurdukları kardeşlik köprüsünün HDP’yi de aşarak tüm hırsızlardan, katillerden ve emperyalist uşaklarından hesap soracak bir mücadelenin zemini olacağına inanıyoruz. Linç girişimleriyle, tutuklama ve gözaltılarla, her türlü baskıyla ve nihayet katliamlarla yıkmaya çalıştıkları kardeşlik köprüsüne omuz vermek ve ayakta tutmak için...
Tayyip Erdoğan “dayanışma” istiyor. Ahmet Davutoğlu “dayanışma” istiyor. Kılıçdaroğlu "dayanışma" vaat ediyor. İşçi sınıfının ve emekçilerin Erdoğan’la, Davutoğlu’yla, AKP’yle “dayanışma” içinde çözebileceği hiçbir problemi yoktur. İşçi sınıfına saldırı cevabını ancak mücadele ile bulur.
İşçiler emekçiler! HDP'ye oy vermek HDP'nin tüm politikalarını desteklemeyi gerektirmez. HDP'ye oy verin çünkü işçi düşmanı ve emperyalizm işbirlikçisi Erdoğan’ı ve AKP'yi yenmeliyiz. Türkiye'nin Suriyeleştirilmesini engellemeliyiz! 1 Kasım bu yönde sadece bir adımdır. Sandık hiçbir sorunu esastan çözemez. Bu çok önemli bir adımdır, acil bir görevdir ama yeterli değildir. Mücadelenin zaferi için Devrimci İşçi Partisi saflarında birleşin!
Devrimci İşçi Partisi, 11 Eylül 2015
Bir haftadır devletin kuşatması altında direnen Cizre’de yaşananlar, Erdoğan’ın savaşı ve bu savaşa karşı direnişi tüm yönleriyle yansıtan bir örnek ve bu savaşın düğüm noktasıdır. Bu kuşatma Kürt halkının ezilmesiyle sonuçlanırsa, bu Türk ve Kürt tüm işçi ve emekçileri ezecek bir sermaye saldırısını başlatacaktır. Bu kuşatma yarılırsa, sadece Kürt halkı için değil, Türk ve Kürt tüm işçi ve emekçiler için barışa, eşitliğe ve özgürlüğe giden yolun kapısı aralanacaktır. Büyük Türkiye projesinin (sözde “çözüm süreci”nin) iflası
Devrimci İşçi Partisi, 11 Eylül 2015
Devrimci İşçi Partisi, emperyalist kapitalizm ayakta kaldıkça, bir yandan emperyalist sömürü mekanizmalarının yarattığı yoksulluk ve sefaletin, bir yandan emperyalizmin kışkırttığı savaşların sonucunda göç ve iltica olgularının kalıcı olduğu bilinciyle, bu sorunun ancak dünya çapında eşitliğin yerleşmesini ve yoksul ülkelerin sömürülmesine son verilmesini sağlayacak olan sosyalizmin uluslararası çapta zaferiyle sona ereceğini ilan eder. Ne var ki, sosyalizmin zaferine giden yolda bir dizi somut acil tedbir ve talep, her aşamada daha fazla işçi iktidarına bağlanarak formüle edilmelidir. Bu...
Devrimci İşçi Partisi, 16 Ağustos 2015
Türkiye'de savaşın yükselmesi karşısında bir yandan milliyetçi ve ırkçı siyasetin kendine alan bulmaya çalıştığını, diğer yandan da Erdoğan'a ve AKP iktidarına karşı, savaşa karşı barış mücadelesi veren bir muhalefetin yükseldiğini görüyoruz. Bu savaş karşıtı muhalefet geniş bir koalisyon halinde hareket ediyor. Barış Bloku bu geniş koalisyonun somut ifadelerinden biri.
Erdoğan ve danışmanları, şimdiden yetkisiz bir hükümet tarafından yürütüldüğü için hükümsüz olan savaşı seçime kadar kalıcı kılabilmek için HDP’nin hükümete girmesini engellemek, AKP hükümetinin elinin savaş konusunda serbest bırakılmasını sağlamak amacındadırlar!
İşçi sınıfımız, yoksul halkımız, gençlik, Tayyip Erdoğan’ın emperyalizmin ortağı olduğunu iyi görmelidir. Bugün Erdoğan’ın verdiği savaşın “milli çıkarlar”la hiçbir ilişkisi yoktur. Tayyip Erdoğan kendi şahsi çıkarları için emperyalizme hizmet ediyor! Çıplak gerçek budur!

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

RedMed logo

Kampanya Banner

Devrimci Marksizm dergisinin sayılarına ulaşmak için tıklayın

Gençlik Bültenleri

Trotskiy 75 yıl