Teori ve Tarih

Gerçek, 11 Ocak 2016
Devrimci İşçi Partisi (DİP) 3. Kongresi’nde 2015 yılını, Lev Davidoviç Trotskiy’in Stalinist bürokrasinin bir ajanının eliyle katledilmesinin 75. yılı olması dolayısıyla “Trotskiy Yılı” ilan etti. DİP, güncel görevlerinde en ufak bir aksama yaratmaksızın uluslararası işçi sınıfının bu büyük önderini anmak, Türkiye işçi sınıfına ve genç devrimciler kuşağına tanıtmak için çeşitli faaliyetler yaptı.
Gerçek, 31 Aralık 2015
Yeni yılınız kutlu olsun! 2016’nın daha iyi bir yıl olmasını, sömürülen, ezilen, horlanan büyük kitlelere ve yüreği onlardan yana olan herkese umut ve sevinç getirmesini diliyoruz. Sala we yi nû piroz be! Daxwaziya me ji bo sala 2016, bibe salki baş, ji bo gel én bindest u karker, ji bo ku dilé van evin a wan li ser gel én bindest u karker in ju bona wan bila hevi u aşiti u şayi bine
Gerçek, 20 Aralık 2015
Bir hatip olarak Trotskiy’i ayıran şaşkınlık verici şey, ikna gücüydü. En olmadık topluluklara hitaben yaptığı konuşmalarda onları anında karşı oldukları fikirlere kazanıyor, hatta o fikirler uğruna seferber etmeyi beceriyordu.
Gerçek, 20 Kasım 2015
Lev Davidoviç Trotskiy, sadece devrimci faaliyette, teorik çalışmada ve bir komutan olarak büyük değildi. Aynı zamanda çağının bütün uluslararası çapta aydınlarıyla boy ölçüşebilecek bir zihindi, edebiyata çok düşkün bir okurdu ve dolayısıyla muazzam bir yazarlık yeteneği vardı.
Gerçek, 13 Kasım 2015
Bundan bir yüzyıl önce, Birinci Dünya Savaşı günlerinde, bütün Avrupa ülkelerinin devlet adamları ve kapitalistleri, kolektif bir histeri içinde işçilerin ve emekçi halkın çocuklarını ölüm tarlalarına sürerken, bazı güçlü sesler bu çılgınlığa ve barbarlığa “dur!” diyordu. Bunların en önemlilerinden biri, Almanya’nın çok güçlü sosyalist partisinin sol kanadının önderlerinden Karl Liebknecht idi.
Gerçek, 12 Kasım 2015
Türkiye İşçi Partisi (TİP) 15 milletvekili ile meclisin tozunu attırdı. Her bütçe görüşmesinde hem genel olarak bütçe üzerine, hem de teker teker bakanlıkların bütçesi vesilesiyle o bakanlıklara ilişkin olarak sert muhalefet konuşmaları yaptı. Yeri geldi hükümetin baskıcı politikaları konusunda gensoru verdi, yeri geldi ABD ile “ikili anlaşmalar” konusunda hükümeti sıkıştırdı. Dış politika o güne kadar “devlet politikası” idi. Fani milletvekilleri ülkenin “âlî menfaatleri” temelinde belirlenmiş olan dış politikayı öyle alenen tartışamazdı.
Gerçek, 21 Ekim 2015
Trotskiy Kızıl Ordu'yu kurdu. Bilimsel sosyalizmi askerlik sanatına uyguladı. Askerlik sanatının tarihten süzülüp gelen ilkelerini ise sosyalizmin hizmetine sundu. Meşhur Zırhlı Treni ile cephe cephe dolaşarak kendi kurduğu orduya bizzat komutanlık etti. Trotskiy kurduğu orduyu, emperyalizmin işbirlikçilerinin, toprak sahiplerinin ve burjuvazinin savaş makinesinin üzerine acımasızca sürdü. Sınıf düşmanını ezmekte hiçbir tereddüt göstermedi. İhaneti affetmedi. Milliyetçilikle değil Komünist ideallerle saflarını güçlendirdi, hamasetle değil ajitasyonla askerlerini cesaretlendirdi, kurduğu...
Gerçek, 19 Ekim 2015
Bir yüzyıl önce, Birinci Dünya Savaşı’nın kan ve ateşi içinde dünyanın en gelişkin, en “uygar” ülkelerinin kıtası Avrupa, bir başından ötekine bir insan mezbahasına dönmüşken, İsviçre’nin Zimmerwald adlı bir dağ kasabasında, İkinci Enternasyonal üyesi partilerden savaşa karşı tutum benimsemiş delegeler bir konferansta toplanıyordu. Bir çeyrek yüzyıl boyunca Komünist Manifesto’nun “Bütün ülkelerin işçileri birleşin!” şiarı zemininde mücadele etmiş olan Enternasyonal; Fransız, Alman, Avusturya, hatta Rus partilerinin liderlerinin çoğunluğunun ihaneti dolayısıyla fiilen çökmüştü.
Sungur Savran, 17 Ekim 2015
Bir kez reformizm ile devrimcilik, parlamentarizm ile devrimci mücadele, oportünizmle bağımsız sınıf tavrı birbirinden gerçek dünyada ayrıştıktan sonra, 1960’lı yılların TİP kadrolarının içinde bulunduğu hayalciliği yeniden yaşamaya, parlamentoya o dönem gibi umut bağlamaya kalkışmak, saflık değil safdillik oluyor. Yani henüz dünyanın pisliğini görmemiş masum insanın yerini, pisliği kendisi görmüş ya da görenlerce uyarılmış, burjuvazinin işçi sınıfı ve ezilenlerin saflarındakileri nasıl satın alabileceğini öğrenmiş, ama yine de kanmaya istekli bir insan tipolojisi alıyor. Bugün parlamenter...
Gerçek, 10 Ekim 2015
Bundan tam yarım yüzyıl önce, 10 Ekim 1965’te yapılan genel seçimlerde, Türkiye İşçi Partisi (TİP) meclise 15 milletvekiliyle girmişti. Hem 1925 Takrir-i Sükûn Kanunu’ndan sonra yaşanan koyu tek parti diktatörlüğü, hem de 1950-60 arasında Demokrat Parti dönemindeki kısıtlı çok partili yaşam döneminde komünizmin ağır baskılar altında tutulduğu düşünülürse, açıkça sosyalist bir partinin meclise girmesi ülkenin sosyo-politik ve kültürel gelişmesinde çok önemli bir gelişme idi.

Sayfalar

Referandumdan 1 Mayıs'a; sömürülenlerin değil, üretenlerin dediği olacak!

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri