Teori ve Tarih

Gerçek, 20 Ağustos 2012
Lev Davidoviç Trotskiy bundan 72 yıl önce, 20 Ağustos 1940’ta, sürgünde yaşadığı Meksika’nın başkenti Meksiko’da Sovyet bürokrasisinin ve onun lideri Stalin’in bir ajanı tarafından öldürülmüştü. Çok manidar bir biçimde yaşamının son anlarında bile dünya devrimi için bir şeyler okuyor ve yazıyordu. Ama bizim asıl aklımızdan çıkarmamamız gereken onun ölümü değil. Stalinist bürokrasinin onu dünyanın ta öbür ucunda, o derece yalıtılmışken bile fiziken ortadan kaldırma ihtiyacı duymasına neden olan Trotskiy’in düşüncelerinin yarattığı etki ve olguların, yani esas olarak sadece burjuvaziyi...
Burak Gürel, 15 Şubat 2012
Aşağıdaki yazı, 11 Şubat 2011 tarihinde Radikal gazetesinin “Yorum” sütununda yayınlandı. Ama gazeteye yukarıdaki başlıkla yollandığı halde farklı bir başlıkla çıktı: “Asya Devinin Sonunu Ucuz İşgücü mü Getirecek?” Bu yeni başlık, yazının tezlerine bütünüyle aykırı. Bizim burada kullanmakta olduğumuz orijinal başlık, Çin’in gelişmesinin ucuz işgücüne son vermekte olduğunu belirtiyor. Radikal’in koyduğu başlık, ucuz işgücünün Çin’in gelişmesinin sonunu getirdiğini söylüyor! Radikal gazetesinin entelektüel kapasitesi anlaşılan bu kadar! Gazete ya da sayfa sorumluları, bununla da yetinmiyor,...
Mehmet İnanç Turan, 12 Şubat 2012
Her soru yanıt ister. Açık soru açık yanıt ister.
Gerçek, 14 Ocak 2012
Ocak ayında başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde devrimci Marksizm’in üç büyük lideri, Vladimir İlyiç Lenin, Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht eylemlerle anılmaktadır. Üç büyük devrimcinin soyadlarının aynı olan baş harfleri “LLL” bu eylemlerin parolası olmuştur. Ne aynı harfle başlayan isimler ne de üçünün de Ocak ayında ölmüş olması bu eylemlerin yapılmasının esas nedenidir. “Üç L”, uluslararası işçi sınıfının bayrağının sosyal şovenizmle kirletilmeye çalışıldığı bir dönemde, enternasyonalizmin ve devrimci Marksizm’in en kararlı, en cesur sesi olmuştur. Lenin, Rusya’da...
Gerçek, 27 Kasım 2011
DİP’in tutumu, her türlü savaşa, şiddete ve dolayısıyla da orduya karşı çıkan pasifizmden ve günümüzde profesyonel orduyu savunan liberalizmden kesin bir şekilde ayrılıyor. Zorunlu askerliğin kaldırılmasını savunanlar, açıkça söylemeseler de profesyonel orduyu savunmuş oluyorlar ve sosyalizmin metotlarını burjuva demokratlığına kurban ediyorlar.
Nail Satlıgan, 11 Ekim 2011
Türkiye’de sol hareketin ayrıksı şahsiyetlerinden Hikmet Kıvılcımlı, bundan tam 40 yıl önce, 11 Ekim 1971 günü, o dönemde Yugoslavya adını taşıyan ülkenin başkenti olan Belgrad’da hayatını yitirmişti. Belgrad’da ölmesinin nedeni, hayatının 70 yaşına merdiven dayamış olduğu bir aşamasında 12 Mart askeri rejiminden kaçmak zorunda kalmasıydı. Ölümünün 40. yılında, kendisini partimizin literatüründe daha evvel yayınlanmış bir yazıdan pasajlar yayınlayarak anıyoruz. Aşağıdaki pasajlar, Nail Satlıgan’ın Devrimci Marksizm dergisinin Kasım 2006 tarihini taşıyan 2. sayısındaki “”TKP, Mihri Belli,...
Sait Almış, 7 Ekim 2011
Ah gidiyor işte gidiyor göz göre göre birer rüzgâr uğultusu bırakarak yanan ateşe Nihat Behram Saçları buğday sarısı, gözleri deniz mavisiydi. 1958 yılında Ankara’nın varoş semti Altındağ’da doğdu. Semt okulu Yıldırım Beyazıt lisesinde okudu. Uzun boylu, sportif bir gençti. Saatlerce top oynar, hiç yorulmazdı.Enerjik olduğu kadar kitap okumayı seven dingin bir yapısı vardı. 17 yaşında özgürlük sevdasına tutuldu. “Şu kısa yaşamım içersinde hiçbir şahsi çıkar gözetmeden ezilen halklar adına verilen mücadelede yerimi almaya çalıştım ve bundan dolayı gurur duyuyorum,” dedi son mektubunda. *** 6...
Gerçek, 10 Eylül 2011
10 Eylül, tarihi Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) kuruluşunun 91. yıldönümüdür. TKP, daha sonra Sovyetler Birliği’ni eline geçirecek olan bürokratik kastın uluslararası komünist harekette yarattığı bozulmadan ağır şekilde etkilenecektir. Ama kuruluş aşamasında, yani 1920’de enternasyonalizmi, programı ve politikasıyla, Devrimci İşçi Partisi’nin (DİP) gerçek anlamda atasıdır. Tersinden bakıldığında, bugün Türkiye’de tarihi TKP’nin programını ve enternasyonalizmini temsil eden tek parti DİP’tir.
Sait Almış, 21 Ağustos 2011
"Şunu bilmenizi isterim ki, hiçbir zaman kişisel çıkar ve menfaatimi ön planda tutarak tercihim söz konusu olmamıştır. Attığım her adımda toplumsal değerleri gözetmeye çalıştım. Hiçbir baskı veya cebir karşısında bir an dahi inandığım değerlere ihanet etmeyi düşünmedim. Sizler, beni anlamak için her şeyden önce yaşamalısınız. Bunu unutmayın. Görecek güzel günler var. Ben ve birçokları görmese bile gelecek kuşakların görmesi için katkıda bulunmaya çalıştık."
Gerçek, 19 Ağustos 2011
Ekim Devrimi’nin iki büyük önderinden biri, Komintern’in kurucu önderlerinden, Kızıl Ordu’nun komutanı, Sovyet devletinin bürokratik yozlaşmasının karşısında eski kadrolar arasında neredeyse tek başına devrimci Marksist programın yılmaz savunucusu, Dördüncü Enternasyonal’in kurucusu, Marksizme büyük teorik katkılarda bulunmuş teorisyen Lev Davidoviç Trotskiy, bundan 71 yıl önce, 20 Ağustos 1940’ta Stalin’in bir ajanı tarafından katledildi. Bugün Arap Devrimleri ile başlayan ve Akdeniz Havzası’nı saran ayaklanma ve isyan dalgası, Trotskiy’in mücadelesinin ve yapıtının tanınmasını her...

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

RedMed logo

Kampanya Banner

Devrimci Marksizm dergisinin sayılarına ulaşmak için tıklayın

Gençlik Bültenleri

Trotskiy 75 yıl