Teori ve Tarih

Sungur Savran, 21 Ağustos 2015
Trotskiy Evi’nin bir müze haline getirilmesi, Trotskiy’in kendisi için değil, bizim için gereklidir. Trotskiy 1938’de yeni bir devrimci dünya partisi kurmuş bir siyasi lider. Bugün IV. Enternasyonal Sovyetler Birliği çöktükten sonra herkes Marksizmden vazgeçmişken onun bayrağını yüksek tutan en önemli akımı oluşturuyor. Trotskiy dünya işçi sınıfının mücadelelerinde yaşıyor. İstanbul’da ya da başka yerde bir müzede yaşayacak değil. Böyle bir müze bizi onurlandırır.
Sungur Savran, 21 Ağustos 2015
Stalin karşımızda duran koltuğa dönerek "Troçkist hareket içinde Troçki’den başka hiçbir önemli figür yoktur. Troçki’nin işi bitirilirse tehdit ortadan kalkar" dedi. (...) Stalin konuşmasına sert ve otoriter bir üslupla devam etti: "Troçki’nin savaş çıkmadan, bir yıl içinde ortadan kaldırılması gerekiyor." (...) İkinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesinden sadece birkaç gün önce, Hitler ile Fransa’nın Almanya Büyükelçisi Coulondre arasında açık yürekli bir konuşma geçer. Coulondre şöyle der: "Şundan da korkarım: Savaştan yalnızca bir kişi muzaffer çıkabilir: Bay Trotskiy."
Gerçek, 20 Ağustos 2015
Trotskiy, sosyalizmin adının kirletilmesine karşı Marksizmin bayrağını tertemiz taşıyan büyük önderimizdir. Leninizmi 21. yüzyıla aktaran mirası tek başına onu modern çağın en büyük devrimcilerinden biri yapmaya yeter!
Sungur Savran, 2 Temmuz 2015
Bugün Sivas Madımak Otel’de, çoğu Alevi 35 canın gözü dönmüş kitlelerce yakılarak katledilmesinin 22. yıldönümü. DAİŞ gibi mezhepçi katiller sürüsü örgütleri ağırlayan, besleyen, sağlık hizmetlerini eksik etmeyen, sınırları onlar için kevgire çeviren, Suudi Arabistan ve Katar’ın onlara yardımlarının aktarma kayışı görevini üstlenen bir hükümetin yönettiği bir Türkiye’de bu büyük katliam daha da özel bir anlam taşıyor. Ama Alevilerin eli armut toplamıyor!
Sungur Savran, 18 Haziran 2015
Demirel, öncelikle 1960-80 arası dönemde işçi sınıfı ve sosyalizmin yükselişini binlerce siyasi cinayet aracılığıyla yolundan alıkoyan Türk faşizminin hamisi olarak hatırlanmalıdır. 1974’ten itibaren bütün toplumun gözleri önünde neredeyse aralıksız olarak cinayet işlemeye başlamış olduğu halde, Demirel bu katil çetesini durdurmak üzere harekete geçmek bir yana onu korumuş ve kollamıştır. Demirel’in ünlü sözlerinden biri tam da bununla ilgilidir: “Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz.”
Gerçek, 5 Haziran 2015
Karl Marx'ın modern kapitalist sınıf toplumunun teorik ve pratik eleştirisinin temeli olan büyük yapıtı Kapital'in Türkçe'ye Almanca aslından yapılan ilk çevirisi tamamlandı. Birinci ve İkinci Ciltlerden sonra Üçüncü Cilt de yayınlandı. Aşağıda kitabın yayıncısı Yordam Kitap'ın bu konudaki basın duyurusunu yayınlıyoruz.
Sungur Savran, 31 Mayıs 2015
2015 yılında Gezi’nin ikinci yıldönümünü karşılarken “Gezi ruhu” diye sözü edilen şeyin mirasçıları kimlerdir? Bunun yalın bir cevabı vardır: Her kim toplumdaki isyan kıpırtılarını destekliyor, bunların birbirleriyle birleşmesi ve bir büyük ezilenler hareketi oluşturması için mücadele ediyorsa, “Gezi ruhu”nu yaşatan odur. Gezi’ye içi boş güzellemeler yaparak oyalanan değil.
Sait Almış, 30 Mayıs 2015
Levent Dölek, Gerçek gazetesinin Mart 2015 tarihli 65. sayısında “AKP ve faşizm tehlikesi”* başlıklı bir yazı yayımladı. Levent Dölek’in bu yazıyı yazmasındaki duyarlılığına tamamen katılıyorum. Her baskıcı, otoriter rejime faşizm demek; anti-faşist mücadeleyi sulandırır. Levent Dölek’in yazısında katılmadığım noktaları belirtme gereksinimi duydum. Faşizm çok yönlü incelenmesi gereken bir konu olduğundan ve yazı bir gazete yazısı olduğundan, burada sadece söz konusu yazıda ele alınan temalara değinmekle yetineceğim.
Sungur Savran, 29 Nisan 2015
İstanbul savaşın sonunda işgal edildiğine göre, Çanakkale geçilmişti! Biraz gecikme ile de olsa. Emperyalist paylaşım kavgasına giren Osmanlı başkentini bile yitiriyordu. Çanakkale bir muharebe olarak askeri bakımdan yenilgi olmayabilir. Ama bir bütün olarak bakıldığında Osmanlı açısından yüz kızartıcı bir savaş olan Cihan Harbi’nin bir merhalesi olarak onun hezimetinin damgasını taşır.
Gerçek, 23 Nisan 2015
Neden Türklerin yanında Kürtler ve Ermeniler de var? Çünkü Osmanlı işçi sınıfında ve yoksul köylülüğünde Ermenilerin çok önemli yeri var. Çünkü Kürtlerin büyük çoğunluğu ortakçı, yarıcı, ırgat. Çünkü Anadolu’nun yoksul köylüleri içinde Türkler en kalabalık grup. Yani Türk-Kürt-Ermeni savaşta birlikte öldüler, çünkü yoksul ve emekçiydiler!

Sayfalar

devrimci marksizm okulu ulusların kendi kaderini tayin hakkı

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri