rojava

Author(s): 

Afrin'e yönelik bir askeri operasyonun Türkiye açısından sonuçları son derece kötü olacaktır. Fırat Kalkanı bir kapana dönüşmüşken bir an için bu kapanın batı yönünden kırılacağı düşünülebilir. Halbuki bu bir yanılsamadır. Tam tersine Türkiye kapanın içine daha fazla girecektir. Türkiye'nin bir an için taşeron ÖSO güçleriyle Afrin'i ele geçirdiğini düşünelim. Bu bölgede Fırat Kalkanı bölgesinde olduğu gibi bir istikrar sağlamak imkânsızdır. Sünni Arap çoğunluklu Cerablus, Azez, El Bab üçgeninde kendisini bir kurtarıcı olarak sunan TSK, Afrin halkı tarafından dostane karşılanmayacaktır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Trump, İdlib'te (Han Şeyhun kasabası) Suriye ordusu tarafından yapıldığı iddia edilen bir kimyasal silah saldırısını bahane ederek, bölgeyi bombalayan uçakların kalktığı Şayrat Hava Üssü’nü güdümlü seyir füzeleriyle vurdu. İlk alkışı da Erdoğan'dan aldı. Hatay'da konuşan Erdoğan, saldırıyı olumlu bulduğunu söyledi, ancak yeterli bulmadığını da ekledi.

Kimyasal saldırının Suriye ordusu tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin hiçbir delil ortaya çıkmış değil. ABD eminiz diyor. 2003’te Irak'ta kitle imha silahları olduğundan da emin olduklarını söylemişlerdi. Ama bu koca bir yalandı ve bu yalanın üzerinden koca bir ülkeyi önce işgal eden ve sonra da 1 milyon Iraklının öldüğü kanlı bir süreci başlatan da aynı ABD'ydi. Sonunda kendileri Irak’ta kitlesel imha silahları bulunmadığını itiraf etti.

O kadar uzağa gitmeye gerek yok. ABD emperyalizmi 2013'te Suriye'nin Guta bölgesinde de Suriye ordusu tarafından kimyasal silah kullanıldığını iddia etmişti. O zaman da emindiler. Suriye ve Rusya kesin bir dille reddettiği gibi BM denetçilerinin incelemeleri de tam tersini gösterdi. Saldırının kimyasal silah sahibi olan ve bu silahları üretmek için gerekli malzemeleri Türkiye üzerinden elde eden tekfirci-mezhepçi örgütler tarafından yapılmış olduğu bugün genel kabul gören bir gerçek.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye'nin Fırat Kalkanı adıyla başlattığı askeri harekatın adım adım içinden çıkılması zor bir kapana dönüştüğünü yazıyoruz. Özellikle harekat El Bab'ta tam bir tıkanma yaşıyor. Bu tıkanma askeri olarak aşılamayacak boyutta değil. Öte yandan TSK El Bab'ta kontrolü sağlasa dahi bu durum, Türkiye'yi rahatlatmak bir yana giderek çıkışı zorlaşan bir kapana sokacakmış gibi gözüküyor. Türkiye, Fırat Kalkanı ile ilgili resmi açıklamalarında askeri güçlerin ÖSO'yu desteklemek üzere orada bulunduğunu belirtiyor ancak adım adım tüm askeri harekat TSK'nın üzerine yıkılıyor. ÖSO'cular Halep düştü düşecekken, Halep'e askeri yardımı kesen Türkiye ile yan yana savaşmaya eskisi kadar istekli değillerdir. Üstelik DAİŞ'e karşı gerçek bir düşmanlık beslemedikleri de bilinmektedir. Nitekim El Bab'ta savaş alanını terk edip kaçmaları basında uzun süre işlenmiştir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Stratejik işbirliği, günün biri gelir, her şeyin birbirine karışmasına yol açar. İşte şimdi bayraklar bile karışmıştır. Hem de dost olabilecek güçlerle değil, emperyalizmle!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Ancak bizim üzerinde durmamız ve lafı dolaştırmadan ifade etmemiz gereken, YPG ile emperyalizm arasındaki ilişkidir. Türkiye solunun, hem yıllar önce Kürt hareketine iltihak etmesinden hem de emperyalizm tahlilini sulandırmasından dolayı bu irdelemede kısır kalması normaldir. Bu yüzden Kürt ve Ortadoğu emekçi halkları ile emperyalizm arasındaki çelişkiyi pratik ve somut gündemler üzerinden ele almaktan kaçınıyorlar.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Ne var ki, Cizre ve İdil’in ve muhtemelen kuşatma altında kalmış öteki Kürt kentlerinin hakikatinin tek boyutu bu zulüm değildir. Aynı zamanda direniştir. Cizre’de polisin ve askerin işi beklenenden çok daha geç, 80 gün içinde belirli bir aşamaya ulaşmıştır. Cizre’de nüfusun yüzde 80’inin geri dönmüş olduğu belirtiliyor. İdil’de ise ailelerin çoğunun ya köylerine yakınlarının yanına sığındığı ya da civar il ve ilçe merkezlerinde (Mardin, Midyat vb.) geçici olarak barındığı söyleniyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Devrimci İşçi Partisi (DİP) Şubat sonunda bir Olağanüstü Kongre toplayarak artık somut, elle tutulur bir tehlike hâline gelmiş olan Üçüncü Dünya Savaşı’na karşı benimsenmesi gereken politik tutumu tartışmıştır. Kongre dünyada ve Türkiye’de durumu analiz eden karar metinlerinin dışında, dünya işçi sınıfı ve emekçilerine ve tüm ezilenlere yönelik bir Çağrı yayınlamıştır. Ayrıca, Üçüncü Dünya Savaşı’nın bugünkü ana yatağı olan Ortadoğu’da ve Suriye’de yaşanan savaşın ayrılmaz bir parçası hâline gelen Kürt özgürlük mücadelesi karşısındaki tutuma ilişkin bir başka bildirge daha kabul etmiştir. Aşağıdaki metin, DİP’in Olağanüstü Kongresi’nde kabul etmiş olduğu bu Kürdistan bildirgesidir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Tayyip Erdoğan’ın kurmaya çalıştığı yeni hâkimiyet sisteminin zaafları her geçen gün açığa çıkıyor. Medya üzerinde (Koza-İpek, Zaman, Cumhuriyet vb.), yargı üzerinde (Can Dündar-Erdem Gül ve Barış İçin Akademisyenler olayları vb.), Batıcı-laik ve cemaatçi sermaye üzerinde (Aydın Doğan ve Ersin Özince’nin akaryakıt kaçakçılığı, Boydak’lara baskın vb.) ve en önemlisi Kürt halkı üzerinde uygulanan baskılar, bazılarına Erdoğan’ın ve iç kabinesinin adım adım, planlı bir biçimde bir istibdat rejimine doğru yürümekte olduğunu düşündürüyor. Oysa bunların tam karşısında, Erdoğan’ın zayıf ve yalıtılmış durumda olduğunu gösteren sayısız gösterge de her gün gözlerimizin önüne seriliyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Rojava’nın üç kantonu, Afrin, Kobani (Kobanê) ve Cizre (Cizîr), Mart ayı ortasında birleşerek bir Kuzey Suriye Federasyonu kurduklarını a

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Devrimci İşçi Partisi (DİP), kapitalizmin insanlığı bir kez daha dünya savaşının eşiğine getirmiş olduğuna işaret ederek, daha önceki

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

rojava beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Gerçek Gazetesi Sayı 98

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri