öğrenci hareketi

Author(s): 

Ben bu yıl lise son sınıfta okuyorum ve üniversite sınavı için hazırlanıyorum. Dört yıldır okulda sürekli sınavlara giriyorum, derslerime çalışıyorum. İyi bir üniversiteye girip gelecekte işsiz kalmamak için… İşte sistemimizin kötülüğü burada devreye giriyor. Ben üniversiteye iş sahibi olmak için gidiyorum, arkadaşlarım da iş sahibi olmak için gidiyor. Bana göre ve birçok kişiye göre üniversiteye iş sahibi olmak için gitmeye mecbur bırakılıyoruz. Ben aslında öğretmen olmak istiyorum. Bu işi gönül vererek yapabileceğime inanıyorum ama nasıl olacak ki bu? İlk önce üniversite sınavında başarılı olmam gerekiyor. Tamam, ben dört yıldır sınava hazırlanıyorum ve diyelim öğretmenliği kazandım, okulu da bitirdim. Bitti mi? Tabii ki hayır. Şimdi bir de KPSS’ye hazırlanacağım. Çünkü ben bu işe gönül vermişim kazanayım sınavı da bir an önce başlayayım mesleğime diyeceğim. KPSS sonucum açıklandı ama bu sonuçla atanamıyorum şimdi ne yapacağım? Öğretmen olabilmek için tekrar sınava gireceğim, tekrar, tekrar… Sonuçta kazanacağım ama atanamayacağım.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Tüm yurtta olduğu gibi biz de İTÜ öğrencileri olarak istibdada karşı HAYIR sesini yükseltiyoruz. Bütün baskılara rağmen okulda HAYIR koşuları düzenliyor, ardından yapılan forumlarda gelecek mücadelelere dair planlar yapıyoruz. Referandumda sandıktan ne çıkarsa çıksın istibdada karşı mücadelenin 16 Nisan’dan sonra da devam edeceğini vurguluyoruz. Bunlarla da yetinmiyor, İTÜ öğrencileri olarak kampüs sınırlarını aşıyor komşu mahallelerin emekçi halkıyla buluşup HAYIR’ı büyütüyoruz.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Öğrencilerin temel sorunları arasında yer alan beslenme ve ulaşım sorunu yıllardır mücadele konusu olmuştur. Bu anlamda Uludağ Üniversitesi'nde de sorunlar bitmiyor. Bu sene yapılan yemekhane zammıyla yemek ücreti 2,5 liraya çıktı. Gün içinde ikinci yemeği yemek isterseniz 5 lira ödemek zorundasınız. Uludağ Üniversitesi 2,5 lira ile yemek ücreti en fazla olan üniversitelerden. Bu konu hakkında bazı imza kampanyaları düzenlense de yemekhane zamları geri çekilmedi. Bu da bize gösteriyor ki çözüm imza toplamakla değil eyleme geçmekle sağlanacaktır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Uludağ Üniversitesi öğrencileri 6 Kasım 2015 tarihinde YÖK’ü protesto etmek amacıyla Mediko-Sosyal binası önünde bir basın açıklaması düzenlemişlerdi. Bu eylemde aralarında yoldaşlarımızın da bulunduğu 18 öğrenciye "Cumhurbaşkanına hakaret" sebebiyle dava açılmıştı. Dava, geçtiğimiz 24 Kasım 2016 Perşembe günü sonuçlandı. 16 öğrenciye 11 ay 20 gün hapis cezası verildi.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin iki ana kampüsü olan Bomonti ve Fındıklı’da alınmaya başlanan “güvenlik önlemleri”, giderek ö

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Uludağ Üniversitesi'nde henüz okul açıla

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Yıllardır “üniversite-sanayi işbirliği” gibi yaldızlı laflarla pazarlanan üniversitelerin, sermaye güdümlü bilim üretim merkezleri haline

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL, kısa sürede ne için ilan edildiğini ve neye hizmet ettiğini göstermiştir. OHAL bahanesiyle Avcılar Belediyesi'nden İstanbul Üniversitesi Çapa Hastahanesi'ne kadar işçilere çeşitli saldırılar olmuştur. KHK’larla on binlerce kamu çalışanı işlerinden atılmıştır. OHAL’in darbe girişimiyle bir ilgisi kalmamıştır. AKP hükümeti işçi sınıfına saldırılarını artırırken kendine muhalif olan birçok kesime karşı baskısını da arttırmıştır. Bu en açık hâliyle üniversitelerde kendini göstermektedir. Bir yandan halkın OHAL'den etkilenmeyeceğini söylerlerken diğer yandan üniversitelerde en ufak siyasi faaliyeti dahi engelleyecek kararlara imza atmışlardır. Birçok okulda OHAL var denilerek öğrencilerin siyasi çalışmaları engellenmeye çalışılıyor. Hatta Mimar Sinan Üniversitesi’nde belirli bir saatten sonra kampüsün içerisinde kalmak dahi yasaklanmış durumda. Güvenlik amirlerinin ve polislerin her tartışmada sarf ettikleri ilk sözcük OHAL oluyor. Bu durum, OHAL’in gençlik hareketlerinin önüne örülen duvar niteliğini açıkça ortaya koyuyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bugün eğitim, kişinin kendini geliştirmesi, yeteneklerini açığa çıkarması için değil tamamen piyasaya kalifiye eleman yetiştirmek için sermaye tarafından kullanılan bir araç durumunda. Biz Devrimci İşçi Partili Öğrenciler olarak diyoruz ki; üniversiteler kâr güdüsü gözetilmeksizin halkın da yararlanabileceği ve herkesin eşit koşullarda okuyabileceği kurumlar hâline gelsin. Eşitsizliğe, işsizliğe, geleceksizliğe karşı Özgür Emekçiler Üniversitesi için mücadele etmekten başka yol yok!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

68 kuşağının ODTÜ’de yaktığı yalnızca Kommer’in arabası değildi. Yanan aynı zamanda gençliğin bilincinde uzun yıllar yer tutacak anti-emperyalizm meşalesiydi. O yıllarda gençlik emperyalizme karşı mücadele bayrağını defalarca yükseltti. Bizim tarihimiz o bayrağı taşıyanlarla, Denizlerle, Mahirlerle, İbrahimlerle doludur. Şimdi emperyalizme karşı mücadeleyi büyütmek bizlerin görevidir. Bugün Devrimci İşçi Partisi, darbeye, emperyalizme, NATO’ya ve sermayenin sözde milli mutabakatına karşı anti-emperyalizm meşalesini bir kez daha yakmış, 68 kuşağının yükselttiği bayrağı devralmıştır. Türkiye’de, Ortadoğu’da ve dünyada emperyalizm mutlak bir yenilgiye uğrayana kadar o bayrak elimizden düşmeyecektir!

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

öğrenci hareketi beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri