kapitalizm

Author(s): 

Her yıl binlerce üniversite öğrencisi çeşitli iş yerlerinde stajyer olarak işe başlıyor. Öğrenciler her gün saatlerce çalışıp en iyi ihtimalle asgari ücretin neredeyse dörtte birini kazanıyorlar. İşyerlerindeki pratik eğitim, politeknik eğitimin önemli bir parçasıdır kuşkusuz. Ancak bu eğitimin doğrudan özel şirketlere havale edilmesi, öğrencilere eğitimden çok maddi külfet getirirken patronlar için yeni sömürü alanları doğuruyor. Bir taraftan her sene on binlerce öğrenci yaz stajlarını yapabilmek için memleketlerine dönmüyor, şanslı olanlar paralı yurtlarda kalıyorlar. İşyerinin çevresinde yurt olmayan öğrenciler ise geçici süreyle ev kiralamak zorunda kalıyorlar. Binlerce öğrenci ise, eğitim öğretim döneminde okula devam edebilmek için staj yapmayı değil, eğitim aldığı alandan bağımsız alanlarda çalışıp para biriktirmeyi tercih ediyor. Diğer taraftan patronlar ucuza iş yaptıracakları öğrencilerin peşinden koşuyorlar. Adeta pazardan mal seçer gibi şirketlerine öğrenci seçiyorlar. Staj kontenjanları ise öğrencilerin eğitim ihtiyacına göre değil, sermayenin iş gücü ihtiyacına göre belirleniyor. Bu sebeple her yıl binlerce öğrenci zorunlu stajlarını yapacak yer bulamıyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Kapitalist ekonomi karmakarışık bir iştir vesselam! Şimdi bir düşünün: Dolar yükselip duruyor ya, işçi emekçi aileleri ne düşünüyor, ne yapıyor dersiniz? Eskiden dedelerimiz ninelerimiz üç-beş kuruşluk tasarrufunu yastık altında saklarmış. Hırsız kapmasın diye. Şimdi âdetler değişti, azıcık bir tasarrufumuz varsa hırsıza teslim ediyoruz! Daha doğrusu modern tefeciye. Yani bankaya. Bazen de bankada hizmetli olarak çalışan bir yakınımızın ya da mahalle kahvesinde komşumuzun kulağımıza fısıldadığı haberden etkileniyoruz, birkaç yüz dolar alıp kenara koyuyoruz. Sonra dolar yükseliyor, ama ne yükseliş. Seviniyoruz, iyi ki dolar aldım diye. Bir bozdursam, bin liram oldu bin beş yüz diyoruz.

Gerçek'i paylaş:

Son dönemlerde, TÜSİAD başta olmak üzere belirli sermaye gruplarının OHAL uygulamaları konusundaki endişelerini dile getirmeleri üzerine yabancı yatırımcılarla buluşmasında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OHAL’i yine grev yasaklarıyla savunarak işçi düşmanlığına sığındı. AB ile yaşanan gerilimlerden, Batılı emperyalist entegrasyon ile ilişkilerin bozulmasından ve finansal dalgalanmalardan rahatsız olan iş adamları grubuna ısrarla söylediği şey şuydu: “Korkmayın, OHAL emekçiler için, sermaye için değil!” Nitekim Flormar’ın patronu sendikalı oldukları için 120 işçiyi işten çıkarırken buradan cesaret almaktadır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

İşçi sınıfının bakış açısıyla, yani Marksist yöntemle bakıldığında kriz nereden kaynaklanıyor? İşçinin emekçinin, yeşil dolarlar biriktiremeyenlerin açısından anlamaya çalışalım krizi. Böylece, hem işçinin emekçinin krize karşı hangi yöntemlerle kendini koruması gerektiği konusunda bir ufuk açmış oluruz, hem de düzen güçlerinin bağrında konuşulanları daha iyi anlarız.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Meslek liselerinde eğitim gören bizler, haftada en az 3 günümüzü işletmelerde staj yaparak geçiriyoruz. Staj uygulamasının amacı okulda teorik olarak gördüğümüz dersleri, uygulamalı şekilde işletmelerde öğrenmemizin sağlanmasıdır. Ancak kapitalizm öğrenme ayaklarından biri olan stajı alıp kendi sömürü çarkının içinde bir yere yerleştiriyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Borsalarda yaşanan son düşüşler, simsar ağzı ile söyleyecek olursak, “düzeltme”ler neyin sinyali? Muhtemelen, yakın gelecekte yaşanacak benzer borsa dalgalanmalarının; daha sonra da, ciddi bir çöküşün. Bu balonun ömrü de bu kadarmış. Yeni kapitalizm adeta suni teneffüsle ayakta kalan balonlar kapitalizmi.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

HT Solar metal sektörünün genelinden farklı olarak çoğunluğunu kadın işçilerin oluşturduğu bir fabrika. Üç günlük işgal ve fiili grev sürecinde kadın işçiler HT Solar'da sayıca fazla olmaları ile değil, esas olarak inançları ve kararlılıkları ile öne çıktılar. Hem daha iyi koşullarda çalışmak ve yaşamak, kendi geleceklerine sahip çıkmak hem de fabrika genel müdürünün kadın işçilere yönelik kaba saba ve aşağılayıcı davranışlarına daha fazla izin vermemek için mücadeleye giriştiler. Devrimci İşçi Partisi'nin "kapitalizme ve erkek egemenliğe karşı emekçi kadınlar en öne!" şiarının ne demek olduğunu gösterdiler.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

AKP hükümetinin yaptığı gibi emekçilerin hakkı olan kamu kaynaklarını sermayeye peşkeş çekmek için değil, işsizliği ortadan kaldırmak, asgari ücreti yükseltmek, taşeronlaşmayı kaldırmak, parasız sağlık, eğitim ve barınma imkânı sunabilmek için! Bu ise “piyasa dostu” ama “demokratik” bir kapitalizm arayışıyla değil, ancak zincirsiz bir kurucu meclisle ve sermayeden bağımsız politika izleyecek bir emekçi hükümeti ile mümkün olacaktır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bu “yaman çelişki”yi, ilk cildi tam 150 yıl önce basılan Kapital’de Marx, kapitalizmin gelişme eğilimlerini ortaya koyarken açıklamıştı. Marx, üretimin artan toplumsallaşması ile yaratılan artı değere özel mülk sahibi tarafından el konulması arasındaki çelişkinin bir ürünü olan bu eğilimi “üretici güçlerin yıkıcı güçlere dönüşmesi” diye niteliyordu. Kapitalizmin sınırlarına işaret eden bu eğilimin anlamı, meselenin, yöneticilerin, politikacıların hatalarında, insanların sevgi yoksunu olmalarında, ahlaki çürümüşlük içinde olmalarında, vicdansız davranmalarında değil, onları öyle davranmaya zorlayan maddi koşullarda yatmaktadır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Ama her şeye değmişti! Kapital, dostun düşmanın teslim ettiği gibi, eşsiz bir çalışma olarak modern dünyada devleşecek bir yapıttı. Kapitalist ekonominin sırlarını, onu oluşturan toplumsal ilişkileri ve teknik üretim usullerini, işleyiş tarzını, tarihsel gelişme yasalarını sapasağlam bir akıl yürütmeyle ortaya koyan bir yapıt çıkartmıştı Marx ortaya. 1867’den sonra modern dünyanın hâkim sınıfı burjuvazi, kapitalist sınıf, patronlar sınıfı, adına ne derseniz deyin, artık köpeksiz köyde dolaşır gibi, kendi düzeninin işçiler ve emekçiler için dünyaların en iyisi olduğunu eskisi gibi iddia edemeyecekti. Bütün foyası ortaya dökülmüş, kapitalizmin bir sömürü sistemi olduğu ve geleceğinin olmadığı ortaya konulmuştu.

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

kapitalizm beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri