Gençlik

Gerçek, 8 Aralık 2016
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin iki ana kampüsü olan Bomonti ve Fındıklı’da alınmaya başlanan “güvenlik önlemleri”, giderek öğrencilerin özgürlüğünü kısıtlamaya, sesini kısmaya yöneliyor. Bu önlemler senenin başından beri, OHAL’in yarattığı baskı ortamı ile keyfi biçimde arttırılıyor, güvenlik bahanesi ile okulda siyaset yapma, örgütlenme hakkı engelleniyor. YÖK ve rektörlük, polis ve ÖGB eliyle, kampüslerde OHAL’in uygulayıcısı rolüne soyunuyor.
Gerçek, 6 Aralık 2016
Ülkede her saat gündem değişiyor, kriz kapımıza dayandı derken savaştan bir haber veriyorlar. Gençlik memleketteki vaziyetten ve gidişattan memnun değil, kaygılı. Çünkü memleket sorunları kendisini de derinden etkiliyor. Örneğin savaş... TSK, Türk patronlarının Ortadoğu’daki çıkarları adına, Rojava’nın iki yakası birleşmesin diye Suriye’ye girdi. Fırat Kalkanı’nda ölen asker sayısı bu satırlar yazılırken 18’e ulaştı. Savaşta ölen askerlere baktığımızda birçoğu gencecik yaşta, yoksul emekçi çocukları. Bugün bu sayı 18, fakat görünüyor ki kapitalizm bizi çok büyük savaşlara doğru götürüyor....
DİP'li Öğrenciler , 14 Kasım 2016
12 Temmuz’da yapılan rektörlük seçimlerinde, hâlihazırda rektörlük görevini sürdüren Gülay Barbarosoğlu oyların %86’sını almıştı. Ancak çıkan KHK’lar ile birlikte Barbarosoğlu atanmadı, yerine AKP Eskişehir milletvekilinin kardeşi Mehmed Özkan atandı. Bu durum Boğaziçililerde büyük bir tepki yaratmış durumda. Ortada büyük bir sorun var, ancak çözüm yolunu bulmak için sorunu doğru tespit etmek gerekir.
Gerçek, 9 Kasım 2016
Uludağ Üniversitesi'nde henüz okul açılalı bir ay bile olmamışken birçok sorunla karşılaştık. Bu sorunlardan ilki yemekhane ücretlerinin 2 liradan 2,5 liraya yükselmiş olması. Ayrıca yemekhane kartımızı ikinci kez okuttuğumuzda 2,5 lira değil 5 lira kesiliyor. Önceki senelerde birden fazla kişi yemekhaneye gittiğimizde içimizden birinin kartına bankamatikten para yükleyerek, fazla sıra beklemeden yemek yiyebiliyorduk.
Gerçek, 9 Kasım 2016
Yıllardır “üniversite-sanayi işbirliği” gibi yaldızlı laflarla pazarlanan üniversitelerin, sermaye güdümlü bilim üretim merkezleri haline getirilme çabaları hız kesmeden devam ediyor. Şirketler için adeta vergi kaçırma merkezi olan teknokentler, üretilen bilimin niteliğinin kâr oranı üzerinden değerlendirilmesinde önemli bir noktada duruyor. Üniversite rektörlükleri tarafından teknokentlerden elde edilen kârlar gurur vesilesi haline getirilirken şimdi de üniversitelerin piyasalaştırılması doğrultusunda yeni “proje”ler dillendiriliyor.
Gerçek, 9 Kasım 2016
İşçi sınıfına büyük bir darbe vurmuş, başta Kürt halkı olmak üzere toplumun ezilen kesimlerini büyük katliamlardan geçirmiş, sindirmiş 12 Eylül darbesinin ürünü YÖK (Yükseköğretim Kurulu) 6 Kasım 1981’den beri varlığını sürdürüyor.
Gerçek, 12 Ekim 2016
Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL, kısa sürede ne için ilan edildiğini ve neye hizmet ettiğini göstermiştir. OHAL bahanesiyle Avcılar Belediyesi'nden İstanbul Üniversitesi Çapa Hastahanesi'ne kadar işçilere çeşitli saldırılar olmuştur. KHK’larla on binlerce kamu çalışanı işlerinden atılmıştır. OHAL’in darbe girişimiyle bir ilgisi kalmamıştır. AKP hükümeti işçi sınıfına saldırılarını artırırken kendine muhalif olan birçok kesime karşı baskısını da arttırmıştır. Bu en açık hâliyle üniversitelerde kendini göstermektedir. Bir yandan halkın OHAL'den etkilenmeyeceğini söylerlerken diğer...
Gerçek, 12 Ekim 2016
Bugün eğitim, kişinin kendini geliştirmesi, yeteneklerini açığa çıkarması için değil tamamen piyasaya kalifiye eleman yetiştirmek için sermaye tarafından kullanılan bir araç durumunda. Biz Devrimci İşçi Partili Öğrenciler olarak diyoruz ki; üniversiteler kâr güdüsü gözetilmeksizin halkın da yararlanabileceği ve herkesin eşit koşullarda okuyabileceği kurumlar hâline gelsin. Eşitsizliğe, işsizliğe, geleceksizliğe karşı Özgür Emekçiler Üniversitesi için mücadele etmekten başka yol yok!
Gerçek, 11 Eylül 2016
68 kuşağının ODTÜ’de yaktığı yalnızca Kommer’in arabası değildi. Yanan aynı zamanda gençliğin bilincinde uzun yıllar yer tutacak anti-emperyalizm meşalesiydi. O yıllarda gençlik emperyalizme karşı mücadele bayrağını defalarca yükseltti. Bizim tarihimiz o bayrağı taşıyanlarla, Denizlerle, Mahirlerle, İbrahimlerle doludur. Şimdi emperyalizme karşı mücadeleyi büyütmek bizlerin görevidir. Bugün Devrimci İşçi Partisi, darbeye, emperyalizme, NATO’ya ve sermayenin sözde milli mutabakatına karşı anti-emperyalizm meşalesini bir kez daha yakmış, 68 kuşağının yükselttiği bayrağı devralmıştır. Türkiye’de...
Türkiye’de lise öğrencilerinin yüzde 44’ü mesleki eğitim görüyor. MEB ise bunun devlet üzerinde büyük bir yük olduğunu, bu liseleri özel sektöre devrederek hem tasarruf sağlamayı hem de sermayenin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışılacağını söylüyor. Burada amaç belli: sermayenin ne zaman, ne isterse kendi eliyle eğitimi anında düzenlemesini sağlamak, patronların kârlarına kâr katmak.

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Gerçek Gazetesi Sayı 98

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri