Gençlik

Gerçek, 9 Kasım 2016
Yıllardır “üniversite-sanayi işbirliği” gibi yaldızlı laflarla pazarlanan üniversitelerin, sermaye güdümlü bilim üretim merkezleri haline getirilme çabaları hız kesmeden devam ediyor. Şirketler için adeta vergi kaçırma merkezi olan teknokentler, üretilen bilimin niteliğinin kâr oranı üzerinden değerlendirilmesinde önemli bir noktada duruyor. Üniversite rektörlükleri tarafından teknokentlerden elde edilen kârlar gurur vesilesi haline getirilirken şimdi de üniversitelerin piyasalaştırılması doğrultusunda yeni “proje”ler dillendiriliyor.
Gerçek, 9 Kasım 2016
İşçi sınıfına büyük bir darbe vurmuş, başta Kürt halkı olmak üzere toplumun ezilen kesimlerini büyük katliamlardan geçirmiş, sindirmiş 12 Eylül darbesinin ürünü YÖK (Yükseköğretim Kurulu) 6 Kasım 1981’den beri varlığını sürdürüyor.
Gerçek, 12 Ekim 2016
Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL, kısa sürede ne için ilan edildiğini ve neye hizmet ettiğini göstermiştir. OHAL bahanesiyle Avcılar Belediyesi'nden İstanbul Üniversitesi Çapa Hastahanesi'ne kadar işçilere çeşitli saldırılar olmuştur. KHK’larla on binlerce kamu çalışanı işlerinden atılmıştır. OHAL’in darbe girişimiyle bir ilgisi kalmamıştır. AKP hükümeti işçi sınıfına saldırılarını artırırken kendine muhalif olan birçok kesime karşı baskısını da arttırmıştır. Bu en açık hâliyle üniversitelerde kendini göstermektedir. Bir yandan halkın OHAL'den etkilenmeyeceğini söylerlerken diğer...
Gerçek, 12 Ekim 2016
Bugün eğitim, kişinin kendini geliştirmesi, yeteneklerini açığa çıkarması için değil tamamen piyasaya kalifiye eleman yetiştirmek için sermaye tarafından kullanılan bir araç durumunda. Biz Devrimci İşçi Partili Öğrenciler olarak diyoruz ki; üniversiteler kâr güdüsü gözetilmeksizin halkın da yararlanabileceği ve herkesin eşit koşullarda okuyabileceği kurumlar hâline gelsin. Eşitsizliğe, işsizliğe, geleceksizliğe karşı Özgür Emekçiler Üniversitesi için mücadele etmekten başka yol yok!
Gerçek, 11 Eylül 2016
68 kuşağının ODTÜ’de yaktığı yalnızca Kommer’in arabası değildi. Yanan aynı zamanda gençliğin bilincinde uzun yıllar yer tutacak anti-emperyalizm meşalesiydi. O yıllarda gençlik emperyalizme karşı mücadele bayrağını defalarca yükseltti. Bizim tarihimiz o bayrağı taşıyanlarla, Denizlerle, Mahirlerle, İbrahimlerle doludur. Şimdi emperyalizme karşı mücadeleyi büyütmek bizlerin görevidir. Bugün Devrimci İşçi Partisi, darbeye, emperyalizme, NATO’ya ve sermayenin sözde milli mutabakatına karşı anti-emperyalizm meşalesini bir kez daha yakmış, 68 kuşağının yükselttiği bayrağı devralmıştır. Türkiye’de...
Türkiye’de lise öğrencilerinin yüzde 44’ü mesleki eğitim görüyor. MEB ise bunun devlet üzerinde büyük bir yük olduğunu, bu liseleri özel sektöre devrederek hem tasarruf sağlamayı hem de sermayenin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışılacağını söylüyor. Burada amaç belli: sermayenin ne zaman, ne isterse kendi eliyle eğitimi anında düzenlemesini sağlamak, patronların kârlarına kâr katmak.
Gerçek, 11 Haziran 2016
17-25 Aralık’ta, Erdoğan başta olmak üzere AKP’lilerin ve çevresindekilerin yolsuzlukları birer birer ortaya dökülürken adını sıkça duymaya başladığımız Türgev adlı vakfın 20. Kuruluş Yıldönümü ve Olağan Genel Kurulu 30 Mayıs tarihinde yapıldı. Kurulda konuşan Erdoğan, vakfı yolsuzluk suçlamalarına karşı sahiplendi. Sözde çok iyi niyetlerle kurdurduğu ve iktidarı boyunca ekonomik olarak sınır tanımadan büyüyen bu vakfın yetiştirdiği gençlerin ahlâki açıdan “örnek” bir gençlik olacağını söyledi. Erdoğan’ın ahlaktan kastının ne olduğunu, kadınların doğum kontrol uygulamasının Müslüman ailelere...
Gerçek, 14 Mayıs 2016
Tayyip Erdoğan başkanlık sistemi için bastırdıkça anayasa tartışmaları daha da alevleniyor. AKP, “Gençlik yeni anayasa istiyor” adlı yoğun bir kampanya başlatmış durumda. Oysa biz ısrarla vurguluyoruz. Emekçi halkın değil burjuvazinin yeni bir anayasaya ihtiyacı var! Peki, gençlik anayasa tartışmalarının neresinde duruyor? Bu konuya cevabımız yine aynı: gençliğin yeni bir anayasaya ihtiyacı yok!
Gerçek, 6 Mayıs 2016
Deniz Gezmiş ve arkadaşları hiç şüphesiz ki Türkiye devrimci tarihinin en önemli önderlerindendir. Denizlerin idam edildiği 6 Mayıs 1972 günü, Türkiye’nin bütün devrimcileri için özel bir anlam ifade etmektedir. Bu yüzden Denizleri anlamak ve onların mücadelesinden gerekli dersleri çıkarmak günümüz devrimcilerinin görevidir. Denizleri anlamanın yolu ise yaşadıkları dönemin nesnel koşullarını ve bu nesnel koşullar karşısında onların ne yaptıklarını anlamaktan geçer.
Bu 1 Mayıs’ta AKP’nin yalanlarına, savaşına, işçilerin haklarını gasp etmesine ve özgürlük namına ne varsa gösterdiği düşmanlığa karşı alanları dolduracak olan işçilerin yanına kendi sınıfımızın saflarına katılalım ve kurtuluşumuzun tohumlarını hep birlikte atalım!

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri