Ulusal Sorun

E. Ahmet Tonak, 7 Ekim 2014
Tezkere sonrası TC hükümeti ne yapmaktadır? Kobanê’nin düşmesini açıkça beklemekte ve palazlandırdıkları IŞİD’in Rojava deneyimini boğmasına göz yummaktadır. Gelinen noktada, IŞİD’in bu kadar hızlı gelişiminin kimin eseri olduğu konusunda bir fikir birliği yok. Ama, sadece bugün takınılan tavırlar bakımından bile kimin samimiyetsiz davrandığı ortada.
Şiar Rişvanoğlu, 10 Eylül 2014
Basit Kürt milliyetçi bir hareketi ise katılmazdım. Milliyetçiliğe karşıyım çünkü ben. Milliyetçi değilim, milliyetçi düşüncenin hangi ulustan olursa karşısıyım çünkü ben, milliyetçi değilim, milliyetçi düşüncenin hangi ulustan olursa karşısındayım. İster bunlardan olsun, ister ne olursa olsun, Kürtlerden olsun. Katılmazdım ben böyle bir harekete.
Aziz Şah, 6 Eylül 2014
Ama ben, bir Temmuz günü, ondört yaşındayken, daha kesin olarak söyleyeyim, 26 Temmuz 1974'ün ateşkes kurşunlarının vızıldamasını durduramayan yoğun, katı, renksiz, ceset kokulu bir akşamında (yağmur yağıyor muydu hâlâ?) bu öyküyü kendi kulaklarımla işittim...
Gerçek, 4 Eylül 2014
Geçmiş çağlar yeniden gelebilse bir daha! -Çünkü görevlerini artık bitirdi İnsan, Yorgun düştü putları kırıp parçalamaktan!   -Rimbaud  
Gerçek, 16 Ağustos 2014
Bugün, yıllardır süren “açılım” ve “çözüm süreci” tartışmalarından sonra, Kürt sorunu bambaşka bir noktaya gelmişken, Kürt halkının varlığı neredeyse bütün toplum açısından aşikâr bir olgu olarak kabul görmüşken, Türkiye solunda Kürt hareketiyle yakın olmak bir yana doğrudan doğruya birleşmeye, neredeyse onun içinde erimeye yönelen çok akım var.
Şemdinli ve Eruh’ta ilk kurşunun atılmasından bu yana tam 30 yıl geçti. Bu 30 yılın bir bilançosu son derecede önemli, çünkü bugün Kürt hareketi sadece Türkiye’nin belirleyici siyasi aktörlerinden biri değil, IBSİD’in (yaygın olarak kullanılan adıyla IŞİD’in) Irak Kürdistan’ına yaptığı son taarruzda karşı bir güç olarak oynadığı rolden de anlaşılabileceği gibi, Ortadoğu’da önemli bir oyuncu haline gelmiş durumda.
DİP-EEK-Neos Anthropos , 20 Temmuz 2014
40 yıl yeter! Türkiye’nin Kıbrıs’taki askeri işgaline derhal son verin! Britanya’nın askeri üsleri kapatılsın! Kıbrıslı Rumlar ve Türkler, birleşin ve mücadele edin! Hedef birleşik sosyalist bir Kıbrıs! AB Kıbrıs’tan defol! Hedef Avrupa Sosyalist Birleşik Devletleri!
Gerçek, 19 Temmuz 2014
Bundan tam 40 yıl önce, 20 Temmuz 1974’te Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Kıbrıs’ın kuzeyinden bir işgal harekâtı başlattı. İki aşamalı bir harekâttan sonra TSK Ağustos ayının ortasında başkent Lefkoşe, Girne ve Mağusa gibi kentler başta olmak üzere Kıbrıs’ın kuzey bölgelerini bütünüyle ele geçirdi. O zamandan beri Kıbrıs’ın kuzeyi TSK birliklerinin kontrolü altındadır.
Kostas Apostolopulos, 19 Temmuz 2014
Bu yazı 1974’ten beri 20 yaşında olan Andreas Amcama adanmıştır. Mezarında bulunan kalıntılarından geriye kalan birkaç gözlük, tarak ve madeni para annesi ve kız kardeşine verilmiştir. Böylece onlar da 33 yıldır onun beklentisiyle masaya koydukları fazladan tabağı dolaba kaldırıp, karalar içinde yasını tutabilmişlerdir. Bu, her Kıbrıslı aile için geleneksel olan bir dramdır.
Aziz Şah, 18 Temmuz 2014
20 Temmuz 2014, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’ın kuzeyini işgale giriştiği tarih. Bu işgali, Rum Kıbrıslıların kuzeyden sürülmesi, yani bir etnik arındırma operasyonu izledi. Onu da 1983 yılında 12 Eylül askeri rejiminin kurdurttuğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC). Bugün Kıbrıs filen bölünmüş bir ülke. KKTC ise Türkiye’nin Kuzey Kürdistan’dan sonra ikinci sömürgesi. Türkiye işçi sınıfı, Kıbrıs’taki bu durumdan sadece zarar görür. Türk Kıbrıslılar ise kendi memleketlerinin bağımsızlığını ve birliğini talep edip duruyorlar. Yani kabul edilemez bir durum söz konusu.

Sayfalar

devrimci marksizm okulu ulusların kendi kaderini tayin hakkı

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri