Kuzey Kore

Author(s): 

Trump Nobel Barış Ödülü’nü değil, oyunculuğuyla bir Oscar ödülünü hak etmiştir. Önerimiz, ödülün kendisine Robert de Niro tarafından takdim edilmesidir!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Burjuva liberallerinin Trump’a karşı duyduğu nefretin aslında ne kadar yüzeysel olduğu, Trump emperyalizmin ortak görevlerini yerine getirirken hepsinin bir koro halinde onun arkasından haykırmasıyla ortaya çıkıyor. Kuzey Kore’nin lideri Kim Jong-un ile Trump arasındaki söz savaşı, şaşırtıcı biçimde ikisi arasında bir zirveye dönüştüğünde bütün liberal basın Trump’ın arkasına dizilip Kim’in sindiği ve teslim olduğu sonucunu çıkartmıştı. Oysa Kim gayet ustalıklı bir politikayla Güney Kore lideri Mun Jae-in ile sıkı bir ilişki kurmuş, zirveyi teklif inisiyatifi de ondan gelmişti.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Birkaç ay önce bütün dünya, ABD başkanı Trump ile Kuzey Kore başkanı Kim Jong-Un arasındaki gerilimin bir nükleer savaşa, hatta dünya savaşına yol açabileceğinden korkuyordu. Şimdi ise muazzam bir yumuşama atmosferi doğmuş durumda. Kim’in Güney Kore Cumhurbaşkanı Mun Jae-in’i ziyareti vesilesiyle Kore savaşını bitiren 1953 mütarekesinden beri ilk kez bir devlet başkanı karşı tarafa geçti. İki taraf 1953 mütarekesini hâlâ imzalanmamış olan bir barış antlaşmasına dönüştürme yolunda ilerliyor. Öte yandan, Kim Güney Kore ile yakınlaşmasından bile önce Trump’a yüz yüze görüşme önermişti, o da şaşırtıcı biçimde bu teklifi kabul etmişti. İki lider yakında görüşecekler. Ne oluyor?

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Donald Trump, Birleşmiş Milletler kürsüsünden Kuzey Kore’yi “tamamen yok etmek” ile tehdit etti. Gerekçe ise herkesin malumu olduğu üzere Kuzey Kore’nin nükleer testleri ve füze denemeleri…

Emperyalist güdümlü medyaya ve ondan etkilenen boyalı basına göre Kuzey Kore’nin kendine özgü lideri Kim Jong Un dünya barışı karşısındaki en önemli tehlikeyi oluşturuyor. Durduk yerde hidrojen bombası patlatma deneyi yapıyor, füzelerini test ediyor. Hayır! Hiçbir şey durduk yere olmuyor! Emperyalistlerin dünya çapındaki hırsları uğruna savaşlarda ölmeden önce işçi ve emekçi milyonlar gerçekleri bilmeyi hak ediyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bir Amerikan başkanı Kore savaşından söz ederse, her Türk kulakları hemen kabartmalı, aklını çalıştırmalı ve “neden” diye sormalı!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Kimse Kuzey Kore lideri Kim’in kişiliğiyle veya görünümüyle oyalanmasın. Böyle şeylere meraklı olanlar Duterte’yi izlerlerse daha faydalı bir iş yapmış olurlar: Amerika’nın Kore’de nasıl bir düzen kurmak istediğini daha iyi anlayıp bir kez daha düşünürler.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

BBC muhabiri, bir Amerikan üniversitesinin Asya uzmanı profesörüne soruyor: “Çin dışişleri bakanı, Kuzey Kore’ye ilişkin gelişmelerde

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Kore’yi 1950 devriminden sonra ABD bölmüştü. Devrim Kuzey Kore’ye kıstırıldı. Güney Kore ise hem ABD işgali altında kaldı (bugün, devrimden neredeyse 70 yıl sonra bile 30 bin ABD askeri konuşlanmış durumdadır ülkede), hem de komünizme karşı bir “model” ülke oldu. Günümüzde Kuzey Kore askeri alanda güçlü, Güney Kore ise ekonomik alanda.

Son aylarda Kore’nin iki yarısı da muazzam hareketli. Kuzey Kore nükleer başlıklarını kıtalar arası füzelere yerleştirme tehdidini uzun süredir sürdürüyor. Ocak ayında başa gelen ABD başkanı Donald Trump da bunu bahane göstererek Kuzey Kore’yi tehdit ediyor. En son ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Kuzey Kore’ye karşı savaş seçeneğinin masada olduğu tehdidini savurdu.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Devrimci İşçi Partisi, 2016 yılının başından beri Üçüncü Dünya Savaşı'nın somut, elle tutulur bir ihtimal olarak insanlığın ufkunda belirdiğine dikkat çekiyor. Dünya çapında günbegün savaşın dinamiklerini analiz ediyor, emperyalizmin nasıl hızla bu savaşın ağlarını örmeye devam ettiğini gösteriyor. ABD emperyalizmi saldırgan tutumunu koruyor. Önümüzdeki dönemde özellikle Trump ABD'sinin atacağı adımlar bu dinamikleri tetikleyecek nitelikte gibi görünüyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Trump’ın 20 Ocak’tan itibaren görevine ne kadar hızlı ve keskin tedbirler uygulayarak başladığı kimsenin gözünden kaçacak gibi değil. Obama’nın adıyla bilinen sağlık yasasını hedef alan ilk direktifinden başlayarak Meksika duvarı için ilk girişimi yapması, ABD’nin Transpasifik Ticaret Antlaşması’ndan çekildiğini açıklaması, Çin, İran ve Kuzey Kore’ye tehditler yağdırması, her türlü mülteci işlemini 120 gün durdurması, nüfusu ağırlıkla Müslüman yedi ülkenin vatandaşlarına ABD’ye giriş konusunda koyduğu (bir mahkeme kararıyla geçici olarak zora giren) toptan yasak, ABD merkezi basınına savaş açması, danışmanlarının saldırgan demeçleri, bu ve daha birçok uygulama, yolunu belirlemiş, kararlı, inatçı bir başkanla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Yaygın çevrelerde, daha seçim öncesinden başlayan, seçim ile görevi devralma töreni arasında gittikçe yoğunlaşan bir özlem ve beklenti vardı: Trump’ın “normalleşme”si, her politikacı gibi seçim öncesinde söylediklerinden yan çizmesi. Trump'ın tutumu, bunlara ağır bir tekzip oldu. Yeni normal bu! Bunu anlayamayanlar önümüzdeki dönemin mücadelelerinden hiçbir şey anlamamaya, dünya sarsıntı içindeyken bunu dualarla geçiştirmeye çalışan çaresiz seyircilere dönüşmeye mahkûm.

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

Kuzey Kore beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri