direniş

Author(s): 

Gerçek’in Mayıs sayısında 1968’in dünyada ne anlama geldiğini ele aldık. Dünyada 1968’in simgesi, Fransa’da Mayıs ayında dev öğrenci eylemleriyle tarihin en uzun genel grevinin çakışması olmuştu. 1968 Türkiye’ye Haziran ayında öğrenci hareketinin ayağa kalkmasıyla, üniversitelerdeki boykot ve işgal hareketleriyle geldi. Öğrenciler, başka ülkelerdeki (Fransa’nın yanı sıra Almanya, ABD, Britanya vb.) kardeşlerinin yolundan yürüyorlardı. Devrim heyecanı, bulaşıcılığını bir kez daha göstermişti. Ama Türkiye’de öğrenci hareketiyle sınırlı kalmadı. 68 bizim topraklarımızda aynı zamanda işçi hareketinin yükselişinin, köylü eylemlerinin, Kürt halkının yeniden canlanışının da adıdır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bugünün öğrencisi yarının emekçisidir. Yani, bugün bir emekçi çocuğu olarak barınma, beslenme, ulaşım gibi binbir ekonomik yükü üstlenip okuyan, memleketin gidişatına dair sesini yükseltmeye kalktığında istibdadın sopasını başına yiyen öğrenci, yarının emekçisidir. Öğrencinin çektiği zorluklar, başındaki dertler, geleceği garantiye alınmış bir burjuva çocuğunun değil, ancak bir emekçi çocuğunun karşılaştığı şeyler. Ne olacağım korkusu, işsizlik, geçim derdi… Fakat bu durumdan çıkış, bireysel çabayla, okulda daha iyi bir öğrenci olmakla mümkün değil. Devlet, üniversitelerdeki eğitimi planlarken, öğrencilerin iyi eğitim almasını, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda üretime katılabilmesini, gelecekte daha güvenli, daha rahat yaşayabilmesini hedeflemiyor. Üniversitelere sermayenin ihtiyacına göre öğrenci alıyor; sermayenin ihtiyaç duyduğu kadar eğitim almış, olabildiğince ucuza çalışabilecek işgücü yaratıyor. Mesele son derece sınıfsal. Bu nedenle gözleri, kürsüde de sırada da işçilerin olduğu bir başka okula çevirmek gerekiyor: işçi sınıfının direniş okullarına.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Burjuva muhalefetinde bir karamsarlık havası hâkim. CHP kurultayından yeni bir şey çıkmadı. Akşener yerinde sayıyor. Abdullah Gül sütre gerisine çekiliyor. Saadet tereddüt içinde… Burjuva ve Amerikancı muhalefetin sadece gerici değil aynı zamanda da zayıf, korkak ve umutsuz olduğunun göstergeleri bunlar. Bu muhalefetin olası ekonomik, askeri ve siyasi krizlerden fırsat bulup da emperyalizmin ve patronların desteğiyle iktidara ittirilmesinden başka şansı yok.

Diğer yandan OHAL cenderesinde sıkışan, enflasyonun ve vergilerin altında ezilen, ailesinin sağlığını koruyamayan, çocuğunun eğitimini sağlayamayan, cephelerde can veren, geleceğini göremeyen emekçi halk gidişattan memnun değil. Mehter marşları, ekonomisi bir ileri iki geri giden, borçlanmadan ay sonunu getiremeyen emekçide beklenen heyecanı yaratmıyor. Ama hayat bu kara tablodan ibaret değil. Umut ve ışık yine işçi sınıfında.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Görünen o ki iktidar bu görüşmelerde grevi yasaklayacağını bildirmiş ve danışıklı dövüş başlamıştır. MESS’in sendikaları görüşmeye çağırdığı gün ile grev yasağı kararının alındığı günün aynı zamana denk gelmesi tesadüf değildir. İhtimaldir ki Türk Metal sendikası ve Pevrul Kavlak da bu danışıklı dövüşe dâhil edilmiştir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Gerçek gazetesinin 100.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

14 Aralık Pazar günü İstanbul'da Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda OHAL'in kaldırılması şiarıyla KESK'in öncülüğünde bir miting düzenlendi.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Sınıflar arası bir demokratik işbirliği arayışı ile OHAL’in kalkacağını bekleyenlerin yanıldığı açık. TÜSİAD, OHAL kalksın diyor ama grev yasakları ve işçilere uygulanan baskılar ile OHAL’den faydalanıyor. ABD emperyalizmi bırakın OHAL’in kalkmasını, kendi menfaatleri için yeni bir darbe girişimini desteklemeye hazır. Avrupa Birliği de farklı değil. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, dosya yükünden kurtulmak için tamamen keyfi hareket eden OHAL Komisyonlarını meşru muhatap kabul etti. Avrupa devletlerinin derdinin, Türkiye’ye demokrasi gelmesi değil Türkiye’den göçmenlerin Avrupa’ya gelmemesi olduğu defalarca kanıtlandı. Sosyal demokratıyla, liberaliyle demokratlar, burjuvaziye, emperyalizme el açıp bekleyedursunlar işçi sınıfı elindeki tüm olanaklarla OHAL koşullarında mücadeleye devam ediyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Metal işçisi hiçbir koşul ve şart altında MESS’in dayatma ve hakaretlerini sineye çekmek zorunda değil.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Tuzla Serbest Bölge’de kurulu bulunan Çin sermayeli HT Solar fabrikasında, üç günlük fiili grev ve fabrika işgalinden sonra DİSK/Birleşik Metal-İş sendikası yetkiyi kazandı. Üç gün boyunca fabrikaya kapanan HT Solar işçileri daha büyük mücadeleler için güç biriktirdiler, birliklerini ve bilinçlerini sağlamlaştırdılar. Artık HT Solar işçileri patrona karşı örgütlüler ve deneyimliler.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Baskı ve zulme karşı elimiz kolumuz bağlı mı? Asla! İşte HT Solar işçisi… Fabrika işgali ile grevle sendikalaştılar. İşten atılan arkadaşlarına sahip çıkmaya devam ediyorlar. Hem de en ağır baskı koşulları altında. Hem de sömürü dışında her şeyin yasak olduğu serbest bölgede. Çin hükümeti, AKP iktidarı, vali, kaymakam, çevik kuvvet bir oldu, yine de HT Solar işçisine boyun eğdiremedi. Yollara dökülen Şişecam, Posco Assan işçileri, sendikal hakları için Çankırı’da direnen Sumitomo işçileri, MESS dayatmalarına karşı greve hazırlanan on binlerce metal işçisi ve diğerleri… Hürriyet özlemi taşıyan, baskıya ve zulme artık yeter diyen herkes işçi sınıfının mücadelesinde birleşmeli!

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

direniş beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri