MHP

Author(s): 

Devrimci İşçi Partisi, 16 Nisan referandumunda oylamaya sunulan sistemi başından beri Cumhurpatronluğu olarak adlandırıyor. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olmak için 100 bin imza toplanmasına noter şartı önermesi tam bir “Cumhurpatronluğu” örneği. Çünkü eğer Erdoğan’ın dediği olursa aday olmak için sadece 100 bin kişi bulmak değil, noter masrafları için de 15 milyon lira bulmak gerekecek. Bu mantıkla siyaset sahnesini parsellemiş patron partilerinin haricinde de patron olmadan ya da patronların desteğini almadan aday olmak imkânsız hale gelecek.

Cumhurpatronluğu deyince işin içinde Türkiye’yi anonim şirket gibi yönetmek de var tabii. Şirketlerde patronun dediği olur, haliyle Cumhurpatronluğu rejiminde de halk iradesine ve meclise yer olmayacaktır. Atı alıp Üsküdar’ı geçenlerin yaptığı Anayasa ile meclisin yetkileri zaten kuşa çevrilmekte. Ancak bu yetmiyor. AKP ve MHP sözümona “milli mutabakat komisyonu” kurarak seçim sistemini halkın iradesini yansıtacak şekilde değil, kendi menfaatlerini koruyacak şekilde tasarlamaya çalışıyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Kızıl Elma, Devlet Bahçeli’nin Erdoğan’a ve AKP’ye verdiği destek bağlamında iki partiyi bir ittifakta bir araya getirmenin ötesinde, birleştirmenin parolasıdır. AKP, MHP’yi yutmaya hazırlanıyor. AKP, özellikle 15 Temmuz’dan sonra gündeme aldığı paramiliter örgütlenmeyi başaramamış gibi görünüyor. Şimdi Ülkü Ocakları’nı kendi müktesebatına katmaya çalışıyor. Aralık sonunda kabul edilen, sivillere ceza muafiyeti getiren 696 sayılı KHK, Ülkü Ocakları’na bir güvencedir. Kıbrıs’ta Afrika gazetesine tepki çağrısına ülkücüler cevap vermişlerdir; Ülkü Ocakları artık Erdoğan’ın sokak gücü olmaya hazırlanıyor. Türkiye’de yeni karma bir faşist hareket oluşuyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Devlet Bahçeli, 8 Ocak’ta bir açıklama yaparak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ı destekleyeceklerini açıkladı. 16 Nisan referandumunun ve Cumhurpatronluğu sisteminin mimarlarından olan MHP’nin Erdoğan’ın başkanlığını desteklemesi şaşırtıcı değil. Ancak 2019’da yapılacak seçimlere bu kadar zaman varken bu desteğin adeta bir açıkla verilmesi izaha muhtaç.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

AKP iktidarı hem kendi içinde hem de müttefikleri ile önemli çelişkiler yaşıyor. Uzun zamandır farklı yazılarda işlemekte olduğumuz bu çelişkiler her zaman su üstüne çıkmıyordu. Ancak son dönemde bu çelişkileri gözlerden uzak tutmanın, çatırdamaların duyulmasını engellemenin pek de mümkün olmadığı gözüküyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Referandumdan şimdilik “evet” çıkmış gibi görünmesi, AKP muhaliflerinin saflarında eski seçimlerde olduğu kadar büyük bir sarsıntı ve moral bozukluğu yaratmadı. Denebilir ki çoğunluk, referandum hukuki anlamda yitirilecek olsa bile, Erdoğan ve AKP’nin siyaseten bir yenilgiye uğradığını tam kavramasa da, en azından “HAYIR” taraftarlarının başarılı bir direniş göstermiş olduğunu anlıyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

AKP ve MHP, başkanlık sistemi sözünün fazla tepki topladığını düşünerek, Bahçeli'nin geçmişte başkanlık sistemi için olmadık hakaretlerde

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Dün Yenikapı’da çok güçlü bir miting yapıldığını yadsımaya gerek yok. Olgular açıkça gösteriyor: Amerikan muhalefetinin Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki izdüşümü olan güçlerin düzenlediği darbe geri tepmiş ve Türkiye’nin iç siyasi dengeleri açısından Erdoğan-AKP kampının güçlenmesine yol açmıştır. CHP’si ve MHP’si ile düzen muhalefeti de Erdoğan’ın yardımına koşunca, halkın darbeye tepkisi, başlangıçta belki kısmen Erdoğan-AKP kampı lehine iken şimdi bütünüyle oraya destek biçimini almıştır. Dün Yenikapı’daki kalabalığın sayısı konusunda spekülasyon yapmaktansa bunu saptamak daha doğrudur.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Erdoğan Davutoğlu’nu azletti ya, şimdi “ah vah” korosu, “yandık bittik” lobisi, “diktatör” edebiyatı yine zincirlerinden boşanacak.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

7 Haziran ile 1 Kasım arasında ne oldu da AKP yeniden böylesine yükseldi sorusunun en önemli yanıtı, “bütün taşları bağlamışlar, bütün köpekleri salmışlar” benzetmesiyle anlatılabilir. AKP, Türkiye tarihinin gördüğü güçlü iktidarlar arasında (Menderes, ilk dönem Demirel, 1989’a kadar Özal) karşısındaki düzen muhalefetinin çapsızlığı bakımından en şanslı parti.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Devrimci İşçi Partisi'nin seçimlere ilişkin değerlendirmesi her şeyden önce bu seçimin bir seçim olmadığını tespit etmektedir. Partilerin propaganda özgürlüğünün olmadığı yerde seçmenin seçme özgürlüğü olmaz. Bu bir seçim değildir, bir oylamadır! Gerek, DİP Politbürosu'nun seçim akşamı yaptığı " Seçim değil oylama yapıldı! AKP iktidar gaspına devam ediyor! Çözüm grevde, isyanda, serhildanda!" başlıklı bildirisinde gerekse DİP Genel Başkanı Sungur Savran'ın "Hayalet Seçim" başlıklı yazısında bu gerçeğin altını çizmiştir.

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

MHP beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri