Merkez Bankası

Author(s): 

Türkiye 16 yıldır AKP tarafından yönetiliyor. Bu yönetimin sonucunda geldiği yer şu: Bugünlerde Türkiye’de reel faiz, Arjantin’den sonra, dünyada en yüksek ikinci sıraya yerleşmiş durumda!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Biz Merkez Bankası bağımsızlığının karşısına AKP hükümetinin oyuncağı olacak bir para politikasını koymuyoruz. Merkez Bankası üzerinde proletarya diktatörlüğü sembolik ifadesiyle anlatmak istediğimiz, işçi sınıfı mücadelesinin ve sonunda iktidarının basıncıyla Merkez Bankası’nın sosyal harcamalara, ücret artışlarına ilişkin kaynak ihtiyacını karşılayacak ölçüde ve yönde kredi yaratmasıdır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

AKP bir kişilik bölünmesi yaşıyor. NATO ile Rabiacılık arasında, Wall Street’le İslami bankacılık arasında, faizle oynamakla Merkez Bankası’nın bağımsızlığı arasında.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

“Dolar neden yükseliyor?” sorusu her şeyden önce işçinin emekçinin yarın karşı karşıya kalması muhtemel ağır krizle nasıl başa çıkacağını belirlemek için önemli. Ama aynı zamanda burjuva iktisatçıları krizin nedenleri konusunda kendi aralarında büyük bir kavgaya tutuşmuşken bu sorunun cevabı daha da büyük önem taşıyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

“AKP kaç parça?” sorusuyla Yılmaz Durmuş'un ne ilgisi var diye soracaksınız? Adam eski Merkez Bankası başkanı, teknokrat biri. Ununu elemiş, eleğini asmış diyeceksiniz. Bir kez daha düşünün bunu söylemeden önce.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Gelen giden Tayyip Erdoğan’a bir dokunduruyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Lafla peynir gemisi yürümez!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Gülün bakalım, Merkez Bankası silahını doğrultmuş da doların belini kırıyormuş. Silah boşaldı, beyefendiler, hanımefendiler. Yarın dolar denen canavar başını yeniden kaldırınca ne yapacaksınız?

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) 2012 yılının ikinci üç ayında ekonominin büyüme oranının yüzde 2,9’da kaldığını açıkladı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırıldığında (yani rastlantısal etkiler ayıklanıp uzun vadeli eğilime bakıldığında) artış daha da düşük çıkıyor: 1,8. Türkiye ekonomisi hızla daralmaya doğru gidiyor.

Burjuva iktisatçıları bir ekonominin büyümesi tehlikeye girince uçak benzetmesi yaparak uçağın düşmesi yerine “yumuşak iniş” yapmasından söz ederler. Ekonomiyi yönetenler için marifet, yükseklik kaybeden uçağın yere çakılmasını engellemek, hava alanına sağ salim inmesini sağlamaktır buna göre. Yılmaz Tan yoldaşımız Gerçek gazetesinin Eylül sayısında köşesinde yazdı. Merkez Bankası başkanı iyimser bir ifade ile şöyle demiş: “uçak piste indi, ama kemerleri çözmeyin”.

Bir bakalım, ne kadar “yumuşak” inmiş: 2011 yılının ilk yarısında büyüme oranı yüzde 10,5. 2012 yılının aynı döneminin oranı ise yüzde 3,1! Öyle görünüyor ki, Merkez Bankası başkanı uçak düşerken belirli bir anda fotoğraf çekerek “bakın nasıl da yumuşak iniyor” diye sağa sola gülücükler dağıtıyor! Oysa kısa süre sonra uçak çakılacak!

Nereden mi belli? Yatırımlardan. Bir ekonominin büyümesinin motoru (bazıları istediği kadar tüketimdir diye tuttursun) yatırımlardır. Bugün yatırım yapılmazsa ekonomi yarın tepetaklak gider. Yatırımlarda 2012’nin ilk üç ayında beliren eğilim, ikinci üç ayda da devam ediyor. Özel yatırımlar yüzde 8 gerilemiş! 2011’de ise özel sektör yatırımları yüzde 22 büyümüştü! Kamu yatırımları belki arayı kapatır mı dediniz? Onlar da yüzde 4 gerilemiş. Geçen yıl yüzde 7,3 büyümüştü. Kısacası motor kaput! Uçağa ne olur bu durumda dersiniz?

Gerçek'i paylaş:
Merkez Bankası beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri