Erdoğan

Author(s): 

Erdoğan üç sene önce katıldığı Balıkesir Ekonomi Ödülleri 2015 töreninde “bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa, Türkiye de öyle yönetilmelidir” demişti. 24 Haziran seçimlerinden sonra Erdoğan, anonim şirket gibi yönetme mantığı ile patronlardan seçtiği bakanlarla yeni kabinesini kurdu. Kabinenin sınıfsal niteliğini göz önünde bulundurduğumuzda önümüzdeki dönemde eğitimden sağlığa, sanayiden tarıma her alanda patronların çıkarlarının korunacağı ve emekçilere yönelik saldırıların artacağı açıktır. Emekçi çocukları da bu saldırılardan etkilenecektir. Eğitim ve öğretimin tüm kademelerinde ticarileşme süreci hızlanacak ve piyasacı eğitim sistemini yaygınlaştırma çabaları artacaktır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Yeni sisteme başından beri Cumhurpatronluğu sistemi dedik. Tek adama verilen yetkilerin sermayenin çıkarı için kullanılacağını söyledik. Tayyip Erdoğan da aslında bunu inkar etmiyor “ben Türkiye’yi bir anonim şirket gibi yöneteceğim” diyordu. Seçildikten sonra da dediğini yapıyor. Son olarak yabancı yatırımcılara seslendi ve şöyle dedi: “Türkiye'ye bugün yatırım yapanlar, yarın en çok kârlı çıkanlar olacaktır. Büyük yatırımcıların muhatabı artık doğrudan Cumhurbaşkanlığı olacaktır.”

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

One of the important contradictions that shape the political situation in the Middle East is the growing tension between two NATO mem

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Seçimlerin ardından Erdoğan başkanlığında kurulacak yeni kabine için kulisler başladı. En büyük lobi ekonomi ve maliye alanındaki bakanlıklar için Mehmet Şimşek ve Naci Ağbal isimleri etrafında oluşturulmuş durumda. Yanlış anlaşılmasın Mehmet Şimşek için Batmanlılar, Naci Ağbal için de Bayburtlular kulis yapmıyor. Devrede İngilizler, Almanlar, Amerikalılar kısacası emperyalist sermaye ve para babaları var.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Başkanlık sistemi ile birlikte Türkiye emperyalizme karşı daha mı güçlü olacak yoksa tam tersine emperyalistlerin Türkiye üzerindeki nüfu

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

16 Nisan’da Anayasa ve yönetim sistemi değişikliğini öngören 18 maddelik teklif, referandum ile halk oylamasına sunulmuş, referandumdan evet sonucu çıkmıştı. Değişiklik istenen maddeler milletvekili sayısından milletvekili seçilebilme yaşına, bakanları denetleme yetkisinden meclisin toplantıya çağrılma usulüne ve en önemlisi yönetim sistemine dair birçok değişikliği öngörüyordu.

Referandum sonucunun hemen ardından Cumhurbaşkanının bir siyasi partiye üye olabilmesi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun adının Hakimler ve Savcılar Kurulu olarak değiştirilmesi gibi maddeler uygulamaya konuldu. Meclisteki milletvekili sayısı, milletvekili seçilebilme yaşı gibi maddelerin yürürlük tarihi olarak, TBMM ve Cumhurbaşkanı seçimlerine ilişkin takvimin başladığı tarih belirlendi. Yeni yönetim sistemi ve meclisin yetkisine dair değişikliklerin uygulamaya konulması için ise genel seçimlerin yapılması gerekliydi. 24 Haziran’da yapılan genel seçimden cumhur ittifakı ile Erdoğan galip çıktı. Bu seçimin ardından yürürlüğe girmemiş değişikliklerin uygulanması için hazırlıklar da hızla başladı. Peki bu değişiklikler neler?

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Önce bir efsaneyi ortadan kaldıralım.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

TÜSİAD, 16 Nisan referandumu günü saat 17:00’de bir muhtıra yayınlayarak sonuç ne olursa olsun iktidardan bekledikleri siyasi programı ortaya koymuştu. Geçen zaman zarfında iktidarın uygulamalarının nasıl TÜSİAD’ın istediği noktaya geldiğini gördük. Patronlar kulübü 24 Haziran seçimlerinden sonra da bir muhtıra yayınladı ve adeta Erdoğan’ın eline izleyeceği ekonomik programı önceden vermiş oldu.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Seçimlerin ardından yeni bir yönetim sistemine geçildi. Artık hükümet programı mecliste okunmayacak. Ancak seçimi takip eden günlerde görüldü ki daha hükümet kurulmadan TÜSİAD, Erdoğan’ın eline uygulayacağı programı vermiş. Halka kemer sıktırılacak, bankaların bir dediği iki edilmeyecek, faiz politikasında Merkez Bankası serbest bırakılacak, vergi indirimleri ve teşvik muslukları kesilmeyecek, holdinglerin kârları için huzur ve güven ortamı sağlanacak. OHAL kaldırılacak ama patronların önünü açan grev yasakları ve sendikal baskılar sürecek. Avrupa Birliği yönelişi sürecek, Gümrük Birliği’ne halel gelmeyecek.

Mecliste hükümetin kurulması için güven oylaması da yok. Güvenoyunu ise artık, uluslararası finans kapital ve emperyalist güçler veriyor. Güvenoyunu da geçtiler, hükümete bakan atıyorlar. Uluslararası finans kuruluşları Mehmet Şimşek ve Naci Ağbal kabinede olacak diyor. “Sen kimsin” diyen yok! Öyle olunca Tayyip Erdoğan, Avrupa’dan güvenoyunu aldı, üstüne 3 milyar Avroluk mali desteği de kaptı. NATO, ilk tebrik eden oldu. 11-12 Temmuz’da Brüksel’de NATO toplantısı var. NATO’dan alınacak güvenoyunun bedeli İstanbul Maslak’ta NATO’ya yeni üs vermek ve NATO’nun “mızrak ucu” olmak. (Türkiye’nin NATO’nun yeni kurulmakta olan Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Gücü’nün (VJTF/Spearhead) sorumluluğunu üstlenmesi bekleniyor.) Eski CIA şefi yeni ABD Dışişleri Bakanı Pompeo da güvenoyunu ilk açıklayanlardan. Mınbiç’te Türk askerini ABD askerinin yanına alıp kendi suçlarına ortak ettikten sonra gerisini getirecekler. Türkiye, Suriye’nin Kuzeyindeki NATO koridorunun bekçisi olacak.

Gerçek'i paylaş:

The joint presidential and parliamentary elections in Turkey unfolded on Sunday, 24 June 2018 and ended with Recep Tayyip Erdoğan ele

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

Erdoğan beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri