gümrük birliği

Author(s): 

Türkiye'nin önündeki gündem, 2019'da Türkiye'nin başına kimin patron olacağı değildir. Yüzde 50'ye aday bulmak yerine, yüzde 99'un zincirlerini kırmak gereklidir. Bunun için NATO'dan ve Gümrük Birliği'nden çıkmak, İncirlik'i kapatmak, TÜSİAD muhtırasını yırtmak, vampirlik fonlarından Tüpraş'a sermayeye peşkeş çekilmiş kaynakları kamulaştırmak, işçi sınıfının örgütlenme hak ve özgürlüğünü sağlamak, Kürt sorununu, emperyalist ve sömürgeci planlarla derinleştirmek yerine Türk ve Kürt emekçilerinin çıkarları, eşitlik ve özgürlük temelinde çözmek... Zincirsiz bir kurucu meclis çerçevesinde emperyalizmin ve bir avuç asalak patronun değil yüzde 99'un iradesini hâkim kılmak, bir işçi emekçi hükümetiyle yüzde 99'u iktidar yapmak... TÜSİAD'ın muhtırasına, emperyalizmin dayatmalarına, Cumhurpatronluğu istibdadına karşı bizim programımız budur!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Avrupa emperyalizminin Türkiye üzerindeki tahakkümünün en somut ifadesi Gümrük Birliği anlaşmasıdır. 1995 yılında Tansu Çiller'in başbakanlığında ve CHP'nin koalisyon ortaklığı yaptığı hükümet tarafından imzalanan anlaşma ile Türkiye henüz AB üyesi olmadan AB ile ticarette gümrük vergilerini kaldırıyor ve üçüncü ülkelerle ticarette AB'nin gümrük politikasını benimsemek zorunda kalıyordu. Ancak Türkiye AB üyesi olmadığı için AB'nin dış ticaret politikasında söz hakkı yoktu ve üçüncü ülkelerin AB ile yaptığı anlaşmalardan Türkiye yararlanamıyordu. Örneğin bugün AB ile Tunus arasında serbest ticaret anlaşması var ve AB malları Tunus'a, Tunus malları da AB'ye gümrüksüz şekilde giriyor. Gümrük birliği dolayısıyla Türk gümrüğü de AB gümrüğü sayıldığından Tunus malları Türkiye'ye de otomatik olarak gümrük vergisinden muaf olarak giriyor. Ama Türkiye Tunus'a gümrük vergisi ile mal satmak zorunda. Çünkü sonuçta Tunus anlaşmayı AB ile yapıyor ve Türkiye AB üyesi olmadığından bu anlaşmanın gereklerini Türkiye karşısında da uygulama yükümlülüğü yok.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Cumhurpatronluğu sistemine "evet" denmesini isteyenler 2001 krizini ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Başbakan Bülent Ecevit'e Anayasa kitapçığı fırlatmasını hatırlatıyorlar. Evet çıkmazsa ekonomik kriz olur diyorlar. Korkmaya gerek yok. Ama gerçekleri bilmek de bir o kadar gerekli zira 2001 krizinin kitapçık fırlatma yüzünden çıktığı da rejim değişikliğinin krizleri engelleyeceği de tam bir kandırmacadan ibaret.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Devrimci İşçi Partisi Antalya İl Örgütü, ekonomik krize karşı emekçinin çözümü semt pazarlarında meydanlarda halka ulaştırmaya devam ediy

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Ekonomi baş aşağı gidişini sürdürüyor. AKP’nin hamaseti halkı cambaza baktırıyor, sermaye ise vatandaşı soymakla meşgul. Ya sermayenin kârlarını korumak uğruna tüm ülkenin uçuruma sürüklenmesi ya da Devrimci İşçi Partisi’nin dediği gibi fabrikaların ve bankaların devletin, devletin de işçinin olması... Türkiye giderek bu iki seçenekten başka bir alternatifin olmadığı çalkantılı bir sürece doğru ilerliyor.

Gerçek'i paylaş:

Devrimci İşçi Partisi 2009 yılında ABD'den başlayarak tüm dünyaya yayılan krizi en erken aşamasında bir “büyük depresyon” olarak tanımlam

Gerçek'i paylaş:
gümrük birliği beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Gerçek Gazetesi Sayı 98

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri