ekmek

Author(s): 

Seçim yasaları meclisten geçirildi. Mühürsüz oylar yasal statüye kavuştu. Polis ve jandarma, “vatandaş çağrısıyla gelebilir” denerek AKP ve MHP’nin il, ilçe, belde örgütlerinin hizmetine sokuldu. Komşuları farklı sandıklara gönderecekler, zaten zor olan halk denetimini iyice zorlaştıracaklar. Her şey Erdoğan’a yüzde 51’i sağlamak, MHP’ye de barajı aşırtmak için tasarlanmış durumda. Bu vaziyette seçim güvenliğinden de, eşitlikten de, halk iradesinden de bahsetmek mümkün değil.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye seçimlere mi gidiyor yoksa bir uçuruma mı? 2019’da bir seçim olacak mı seçim seçime benzeyecek mi o bile belli değil. 16 Nisan halk ve tarih nezdinde meşruiyetini sağlayamamışken, referandumun seçim hilelerini yasa yapıp önümüze getiriyorlar. Yetkilerini alıp zincire vurdukları meclisi bir de yüzde 10 barajıyla boğmaya devam ediyorlar. Ekonomi çöküşün eşiğinde, özelleştirme ve borçlanma ile yangına benzin döküyorlar. Her şey, işler bugünkü gibi giderse 2019 virajının sonunda, bizleri düzlüğün değil uçurumun beklediğini gösteriyor. Öyle gitmemesini sağlamak, işçinin emekçinin elinde.

Gerçek'i paylaş:

Sömürüye, esnek, güvencesiz, sendikasız çalışmaya karşı 8 Mart'ta emekçi kadınlar en öne!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

En son çıkartılan 135 maddelik KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile bir kez daha görüldüğü gibi Türkiye’de meclis fiilen feshedilmiştir. TBMM’nin televizyondaki herhangi bir tartışma programından daha fazla hükmü kalmamıştır. Yine son KHK’lar göstermiştir ki Türkiye’de Anayasa fiilen askıdadır. Çıkarılan KHK’lar OHAL’le ilgisi olmayan konuları düzenlemekte, meclisin yetkilerine tecavüz etmekte, taşeron düzenlemesinde olduğu gibi vatandaşa şantaj yapmakta, kurumları kapatmakta ve yürütme eliyle yargıyı yeniden yapılandırmaktadır. İşte bu şartlar altında düzen içi seçenekler hiçbir başarı ve gelecek vaat edemez.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Metal işçisi hiçbir koşul ve şart altında MESS’in dayatma ve hakaretlerini sineye çekmek zorunda değil.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

HT Solar metal sektörünün genelinden farklı olarak çoğunluğunu kadın işçilerin oluşturduğu bir fabrika. Üç günlük işgal ve fiili grev sürecinde kadın işçiler HT Solar'da sayıca fazla olmaları ile değil, esas olarak inançları ve kararlılıkları ile öne çıktılar. Hem daha iyi koşullarda çalışmak ve yaşamak, kendi geleceklerine sahip çıkmak hem de fabrika genel müdürünün kadın işçilere yönelik kaba saba ve aşağılayıcı davranışlarına daha fazla izin vermemek için mücadeleye giriştiler. Devrimci İşçi Partisi'nin "kapitalizme ve erkek egemenliğe karşı emekçi kadınlar en öne!" şiarının ne demek olduğunu gösterdiler.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Baskı ve zulme karşı elimiz kolumuz bağlı mı? Asla! İşte HT Solar işçisi… Fabrika işgali ile grevle sendikalaştılar. İşten atılan arkadaşlarına sahip çıkmaya devam ediyorlar. Hem de en ağır baskı koşulları altında. Hem de sömürü dışında her şeyin yasak olduğu serbest bölgede. Çin hükümeti, AKP iktidarı, vali, kaymakam, çevik kuvvet bir oldu, yine de HT Solar işçisine boyun eğdiremedi. Yollara dökülen Şişecam, Posco Assan işçileri, sendikal hakları için Çankırı’da direnen Sumitomo işçileri, MESS dayatmalarına karşı greve hazırlanan on binlerce metal işçisi ve diğerleri… Hürriyet özlemi taşıyan, baskıya ve zulme artık yeter diyen herkes işçi sınıfının mücadelesinde birleşmeli!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Eğer emperyalizme karşı gerçek bir mücadele verilecekse bu ülkenin emekçi halkı gerekli fedakârlığı yapacaktır. Ama bu lafta kalmayan bir mücadele olmalıdır. Gümrük Birliği zincirini kırmaya, NATO’dan çıkmaya, İncirlik’i kapatmaya ve tüm emperyalist askerleri ülkeden kovup, komşu ve kardeş halklarla barışı ve kardeşliği sağlamaya dayanmalıdır. Ne Erdoğan’ın istibdadı böyle bir politika izleyebilir, ne Amerikan muhalefeti. Emekçi halk Türkiye’yi yeniden kurmak için burjuvaziden ve emperyalizmden bağımsız bir mücadelenin yoluna girmelidir. Türkiye’de ekmek ve hürriyet kavgası ancak emperyalizmle ve işbirlikçileriyle dövüşerek kazanılacaktır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Nasıl istibdadın OHAL’i patronlara yarıyorsa, patronlar da istibdadı ayakta tutuyor. Vaziyet böyle iken işçi ve emekçiler, tabandan örgütlenerek, sarı sendikaları sırtından atarak, fiili ve meşru mücadeleyi yükselterek, gerektiğinde grev kartını oynayarak kendi ağırlıklarını ortaya koyarsa sadece kendi yaşam koşullarını biraz olsun düzeltmekle kalmayacaktır. Türkiye’yi kötü gidişten, dahası batmaktan işçinin emekçinin ekmek ve hürriyet mücadelesi kurtaracaktır.

Gerçek'i paylaş:
ekmek beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri