anti-emperyalizm

Kralların, emirlerin, şeyhlerin, mollaların, gerici güçlerin elinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika süratle bir felakete doğru ilerliyor. Mezhep savaşı halklarımıza kanlı bir gelecek vaat ediyor. Bütün bölgenin işçi sınıfı güçleri derhal harekete geçerek kendi aralarında bir cephe kurmalı, başta işsizlikle boğuşan kent yoksulları, yoksul ve topraksız köylüler olmak üzere, Körfez ülkelerinde köle gibi yaşayan yabancı uyruklu işçiler, gericiliğin saldırısı altında her geçen gün değişik tehditlerle yüz yüze kalan kadınlar ve gençler ve elbette ezilen uluslar ve mezhepleri bir ortak hedef etrafında birleştirmelidir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Avrupa emperyalizminin Türkiye üzerindeki tahakkümünün en somut ifadesi Gümrük Birliği anlaşmasıdır. 1995 yılında Tansu Çiller'in başbakanlığında ve CHP'nin koalisyon ortaklığı yaptığı hükümet tarafından imzalanan anlaşma ile Türkiye henüz AB üyesi olmadan AB ile ticarette gümrük vergilerini kaldırıyor ve üçüncü ülkelerle ticarette AB'nin gümrük politikasını benimsemek zorunda kalıyordu. Ancak Türkiye AB üyesi olmadığı için AB'nin dış ticaret politikasında söz hakkı yoktu ve üçüncü ülkelerin AB ile yaptığı anlaşmalardan Türkiye yararlanamıyordu. Örneğin bugün AB ile Tunus arasında serbest ticaret anlaşması var ve AB malları Tunus'a, Tunus malları da AB'ye gümrüksüz şekilde giriyor. Gümrük birliği dolayısıyla Türk gümrüğü de AB gümrüğü sayıldığından Tunus malları Türkiye'ye de otomatik olarak gümrük vergisinden muaf olarak giriyor. Ama Türkiye Tunus'a gümrük vergisi ile mal satmak zorunda. Çünkü sonuçta Tunus anlaşmayı AB ile yapıyor ve Türkiye AB üyesi olmadığından bu anlaşmanın gereklerini Türkiye karşısında da uygulama yükümlülüğü yok.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

İstanbul'da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ile birlikte çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü 1 Mayıs'ı Bakırköy'de kutladı. Devrimci İşçi Partisi de sabahın erken saatlerinden itibaren "NATO'dan, Gümrük Birliği'nden çıkılsın! İncirlik Üssü Kapatılsın!", "Kıdem tazminatına ve 657'ye dokunma, taşeronu ve işten atmayı yasakla!", "Kahrolsun istibdad, yaşasın hürriyet!" yazılı pankartlarla İncirli Caddesi üzerinde kortejini oluşturdu.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

El Bab’ın TSK destekli ÖSO güçleri tarafından alınmasının ardından Fırat kapanının kapandığını ve Türkiye’nin hem siyasi hem de askeri olarak girdiği bölgede sıkışıp kaldığını yazmıştık. TSK ve ÖSO kapandan çıkış için PYD/YPG’nin başını çektiği Suriye Demokratik Güçleri’nin kontrolündeki Mınbiç’e yönelik askeri bir taarruza girişti. Ancak taarruz kapandan çıkmak bir yana Türkiye’nin daha da sıkışmasıyla sonuçlandı.

Gerçek'i paylaş:

Çağrımız işsizlikle boğuşan, paralı eğitim yüzünden geleceğinden olan, savaşlarda cepheye sürülen, bombalarla katledilen gençleredir! Gelin, geleceğimizi, hayatlarımızı karartanlara 16 Nisan'da HAYIR diyelim! Bununla da yetinmeyelim, istibdad rejimine karşı işçi sınıfının saflarında örgütlenelim ve bu gidişata dur diyelim! Hep birlikte istibdada HAYIR diyerek hürriyetin sesini yükseltelim!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Filistin halkı, 20. yüzyıla uzun süredir (1517 yılından itibaren) devam eden Osmanlı egemenliği altında girdi. Osmanlı, 19. yüzyılda bir yarı-sömürge haline gelmişti. Kuzey Afrika’daki topraklarını büyük ölçüde yitirse de, Biladü’ş-Şam olarak anılan Büyük Suriye yöresinde, Mezopotamya ve Hicaz’daki egemenliğini sürdürüyordu. Ancak bu egemenlik, artık çok kırılgan bir hal almıştı.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Devrimci İşçi Partisi, 2016 yılının başından beri Üçüncü Dünya Savaşı'nın somut, elle tutulur bir ihtimal olarak insanlığın ufkunda belirdiğine dikkat çekiyor. Dünya çapında günbegün savaşın dinamiklerini analiz ediyor, emperyalizmin nasıl hızla bu savaşın ağlarını örmeye devam ettiğini gösteriyor. ABD emperyalizmi saldırgan tutumunu koruyor. Önümüzdeki dönemde özellikle Trump ABD'sinin atacağı adımlar bu dinamikleri tetikleyecek nitelikte gibi görünüyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bugünlerde her söze milli irade ve milli güvenlik diye başlayanlara inanmayın.

Gerçek'i paylaş:

Turkey is being conducted to a referendum in order to vote the constitutional amendments that were approved by parliament as a result of discussions hidden from the public, the imposition of the open ballot and public brawls. These amendments imply the establishment of a despotic regime. They want to resuscitate the despotic regime which was defeated by the revolutions of the toiling people of Turkey from all nationalities and every corner of the country. The despotic era of Abdul Hamid II represented the interests of the landlord who exploited the Ottoman peasants, the agha, the usurer, the “tax farmer” who plundered the product of peasant, the jackboot and the privileged bureaucracy of the court. The current despotism is based on the interests of imperialist companies, stock market investors, local monopoly capital and the banks, those modern usurers. The Revolutionary Workers’ Party (Devrimci İşçi Partisi, DIP) is appealing to the working class and toiling people of all Turkey for class struggle against this despotic regime, whom they want to resuscitate in the interest of capital!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Antalya’da 8 Şubat Çarşamba günü Devrimci İşçi Partisi’nin emperyalizme karşı mücadele taleplerini içeren sticker çalışması yapıldı.

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

anti-emperyalizm beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri