akp

Author(s): 

“Sosyal medyada zaman zaman gereksiz tartışmaların yaşandığına şahit oluyorum. Son günlerde şahsım ve partim üzerinden yine böyle malayani bir tartışma başlatıldı. Benim adıma (…) Cumhurbaşkanlığı sözcüsü konuşur. Dolayısıyla başka kimse benim adıma söz sahibi değildir konuşamaz. Kim konuşuyorsa, onlar fitne üretiyor. Bunlara fırsat vermeyeceğiz.”
Tayyip Erdoğan böyle konuştu. Bizi ilgilendiren ilk nokta şu: Neden böyle “malayani” tartışmalar oluyor AKP içinde? Cevap çok yalın: Referandum, her şeye rağmen bir yenilgi oldu da ondan herkes birbirine giriyor.
“Hayır” tarafında ise derhal 2019 tartışması başladı. Tayyip Erdoğan’a karşı cumhurbaşkanı seçimini kazanacak bir aday aranıyor. İnsan hayretlere düşüyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Referandumdan şimdilik “evet” çıkmış gibi görünmesi, AKP muhaliflerinin saflarında eski seçimlerde olduğu kadar büyük bir sarsıntı ve moral bozukluğu yaratmadı. Denebilir ki çoğunluk, referandum hukuki anlamda yitirilecek olsa bile, Erdoğan ve AKP’nin siyaseten bir yenilgiye uğradığını tam kavramasa da, en azından “HAYIR” taraftarlarının başarılı bir direniş göstermiş olduğunu anlıyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye’de seçim ve referandum gittikçe yurttaşların bir kâğıt parçasını bir zarfın içine yerleştirip bir sandığa atması hareketine indirgenmekte. Bunun adı oylamadır. Seçim ise sadece seçim günü olmaz. Seçim yurttaşların o oyu kullanmasına etki yapabilecek bütün faktörlerin hakkaniyete uygun biçimde oluşturulması ölçüsünde seçim haline gelir. Bu demektir ki, yurttaşın doğru seçim yapabilmesi için, siyasi partilerden bireylere herkesin kendi görüşlerinin propagandasını yapabilmesi önündeki engeller kaldırılmalıdır. Propaganda eşitliği ve özgürlüğü olmadan yapılana seçim değil sadece oylama denir!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Ülkede tek başına at koşturmaya çalışana Türkiye işçi sınıfı ve emekçileri izin vermeyecektir. Ata binip bu gerçeğin üstünden atlamaya çalışan o attan düşmeye hazır olmalıdır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Hollanda'da Bakan Kaya'nın sınırdışı edilmesinin yarattığı yankılar gündemi belirlerken bir sınırdışı olayı da Bulgaristan'da gerçekleşti. Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, Ankara’ya bir nota vererek Diyanet İşleri Başkanlığı mensubu olan ve Türkiye’nin Burgaz Başkonsolosluğu’nda Sosyal Hizmetler Ataşesi olarak görev yapan Uğur Emiroğlu’nu Bulgaristan’ın içişlerine karıştığı gerekçesiyle “istenmeyen adam” ilan etti. Türkiye de karşılık olarak Bulgaristan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda görevli Konsolos Zornitsa Petrova Apostolova’nın ülkeyi terk etmesini istedi.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

19 Mart 2017 Pazar günü başta İstanbul ve Ankara olmak üzere ülke genelinde yapılması planlanan Nevruz (Newroz) kutlamaları valiliklerce yasaklandı. 21 Mart dışındaki tarihlerde kutlamaların yapılmasına izin vermeyen AKP, Nevruz ruhunu hafta içindeki bir tek güne hapsederek kutlamalara katılımı sınırlamaya çalıştı. Sicilindeki sayısız anti demokratik eyleme bir yenisini daha ekledi.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Anayasa değişikliği ile getirmek istedikleri istibdad rejimine ne makyaj yaptılarsa tutmadı. Geçen zaman zarfında gerçek tüm çıplaklığı ile ortaya çıktı. Güvenecek tek şey kalmıştır. O da emekçi halkın gücüdür. Açlık sınırının altındaki asgari ücretli, kadro vaadiyle kandırılan taşeron işçi, tefecinin eline düşmüş çiftçi, ikinci sınıf insan muamelesi gören kadın, geleceğini göremeyen genç, işçi simsarlarının eline düşmüş işsiz, siftah yapamayan küçük esnaf, atanamayan öğretmen referandum sandığına da sonrasına da ağırlığını koyacak ve istibdada HAYIR diyecektir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Hükümet patronların her isteğine "evet" demeye devam ediyor. Son olarak patronlar işçilerin kendilerine karşı açtıkları davalarda zaman aşımı süresinin kısaltılmasını istedi. Çalışma Bakanı Müezzinoğlu da bu konuda bir hazırlık içinde olduklarını ücretlerde 5 yıl, tazminatlarda 10 yıl zaman aşımı süresinin 2 ila 5 yıla indirilmesi için çalışma başlattıklarını açıkladı.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Halkın sorunları geçim derdinden can güvenliğine gün geçtikçe içinden çıkılmaz bir hâl alırken ülke siyaseti kilitlenmiş durumda. Tüm yetkileri Erdoğan’ın elinde toplayıp istibdad rejimini tam anlamıyla tesis etmesini sağlayacak anayasa paketi MHP’nin de desteğiyle meclisten geçti. Referandum kapıda.

AKP hükumeti 14 yıl boyunca ne istikrar sağlayabildi ne de halkın kronik sorunlarına çözüm bulabildi. Ülkeyi yıllar içinde sürekli bir biçimde savaşlara, krizlere, bataklığa sürükleyen hükümetin istikrar yalanları da her seferinde açığa çıktı. Bu tabloya bakarak bugünküyle kıyaslanamayacak ölçüde yetkilerle donatılmış Erdoğan’ın ve AKP’nin önümüzdeki dönemde tüm halkı, en çok da emekçileri ve biz gençleri ne gibi felaketlere sürükleyebileceğini tahmin etmek güç değil.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

AKP ve MHP, başkanlık sistemi sözünün fazla tepki topladığını düşünerek, Bahçeli'nin geçmişte başkanlık sistemi için olmadık hakaretlerde

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

akp beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri