68 kuşağı

6 Mayıs 1972 günü, askeri diktatörlük meclisteki burjuva partilerinin milletvekillerinin de oyunu alarak, tarihimizin üç yüz akı; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ı idam etti. Deniz Gezmiş ve arkadaşları, 1968 öğrenci hareketinin başını çeken bu üç genç önder, arkalarında kısa ama her anı devrimci mücadeleye adanmış hayatlarını bırakarak idam sehpasına yürüdüler. Bıraktıkları mirasın değerini bilmek, bu topraklara “Kahrolsun Amerika” sloganlarını yazan, "sosyalist fikirlerin kökleşmesini sağlayan" 68 kuşağını anlamak bu gün her devrimcinin görevidir. Çünkü devrimciler ölürler, ancak devrimler sürer. Devrimleri başarıya ulaştırmak, sınırsız ve sınıfsız bir dünyayı kurmak ise ancak tarihten dersler çıkartmakla mümkündür.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

68 kuşağının ODTÜ’de yaktığı yalnızca Kommer’in arabası değildi. Yanan aynı zamanda gençliğin bilincinde uzun yıllar yer tutacak anti-emperyalizm meşalesiydi. O yıllarda gençlik emperyalizme karşı mücadele bayrağını defalarca yükseltti. Bizim tarihimiz o bayrağı taşıyanlarla, Denizlerle, Mahirlerle, İbrahimlerle doludur. Şimdi emperyalizme karşı mücadeleyi büyütmek bizlerin görevidir. Bugün Devrimci İşçi Partisi, darbeye, emperyalizme, NATO’ya ve sermayenin sözde milli mutabakatına karşı anti-emperyalizm meşalesini bir kez daha yakmış, 68 kuşağının yükselttiği bayrağı devralmıştır. Türkiye’de, Ortadoğu’da ve dünyada emperyalizm mutlak bir yenilgiye uğrayana kadar o bayrak elimizden düşmeyecektir!

Gerçek'i paylaş:
68 kuşağı beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri