Silvan ve Lice'ye giden Barış Bloku heyeti basın açıklaması yaptı

Barış Bloku heyeti, Silvan (Farqîn) ve Lice'de (Licê) yaptığı incelemelere dair görüşlerini bir basın açıklamasıyla kamuoyu ile paylaştı.

İlk sözü alan eş sözcü Gencay Gürsoy, daha önce gerek Lübnan Savaşı gerekse de Sabra ve Şatilla katliamı dolayısıyla Beyrut'ta bulunduğunu, Silvan'da da benzer görüntülere rastladığını söyledi. Devletin, 1990'lı yıllarda yaptıklarına benzer bir terör ortamı yaratmaya çalıştığını belirterek, halkın devletle bağının kopma noktasına geldiğini, güvenlik güçlerinin saldırıları bu şekilde devam ederse iç savaş yaşanabileceğini vurguladı. Bu gidişata dur diyebilmek için daha geniş ve daha güçlü barış ittifaklarına ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Lice'ye giden grupta yer alan eş sözcü Nuray Sancar, daha Diyarbakır'ın (Amed) çıkışında, özel harekat ekipleri tarafından araçlarının durdurulduğunu, kimlik kontrolü, araç araması gibi bahanelerle engellendiklerini söyledi. Başka bir kontrol noktasında zaman kaybetmemek için köy yollarına saptıklarını, bu sayede de asker ve polisin orman yakmaları sonucu yaşanan doğa katliamına da tanık olduklarını belirtti. Bazı yerlerde de yangınların devam ettiğini gördüklerini ekledi. Çatışmaların yaşandığı Lice (Licê) ve Hani (Hêne) arasında, Kocaköy yakınlarındaki tepenin bir tarafında askerler, bir tarafında ise gerillalar bulunurken, aralarına giren halk, canlı kalkan eylemleri yapmış. Köylülerin anlattığı kadarıyla, bölgeye 36 defa asker indirilmiş.

Daha sonra Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adına Sebahat Tuncel, Emekçi Hareket Partisi (EHP) adına ise genel başkan Sibel Uzun söz aldı.

Devrimci İşçi Partisi (DİP) Genel Başkanı Sungur Savran da Silvan'daki izlenimlerini aktardı. İlk olarak, ziyaretin çok faydalı olduğunu, Kürt halkıyla dayanışmanın önemini vurguladı. Savran; "Kürt halkı bir bütün olarak, yaşlısıyla genciyle ayaktadır. Farklı yöntemler kullanabilirler ama hepsi birden ayaktadır ve muazzam bir mücadele veriyorlar. Yetişkinler, çeşitli bölgelerde öz yönetim ilan ederek Kürt halkının kendi kendini yönetme iradesini ortaya koyuyor. Dolayısıyla Kürt halkı sadece mazlum değil, aynı zamanda ayaktadır" diyerek devam etti. Gençlerin, Yüksekova (Gever), Silopi (Girgê Amo) ve Varto'da (Gimgim) ardı ardına yapılan katliamlardan sonra öz savunmaya geçtiğini belirtti. "Barış için mücadele etmeliyiz. Kürt halkına yapılan baskılara karşı mücadele etmeliyiz. Ama bu belanın kaynağı olan siyasi meselede de mutlaka doğru adımlar atmalı ve sorunun kaynağı olan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'yi yenilgiye uğratmalıyız. Kürt halkına destek konusunda hepimizin en önemli görevi budur" diyerek sözlerini bitirdi.

 

Sungur Savran'ın basın toplantısında yaptığı konuşmayı aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:

Gerçek'i paylaş:

devrimci marksizm okulu ulusların kendi kaderini tayin hakkı

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri