Gündemdekiler

Aziz Şah, 24 Ağustos 2011
Mihri Belli’nin Mirası: Aşamacılık, Türk Solu, Stalinizm, Milli Demokratik Devrim, milliyetçilik-enternasyonalizm ikilemi, 12 Eylül’e karşı direniş girişimi, “Kürtler vardır”...
E. Ahmet Tonak, 23 Ağustos 2011
Bugünkü (Cuma) gazetelere göz gezdiriyorum: “Beşiktaş'ın İspanyol yıldızı Guti, attığı golün ardından Beşiktaş formasının üzerindeki Türk bayrağını öptü. Beşiktaş'ın bir diğer yıldızı Almeida ise attığı üçüncü golün ardından asker selamı verdi…”
Burak Gürel, 19 Ağustos 2011
Bütün ölümlerin ertesinde yaygın olduğu gibi, Mihri Belli de büyük övgülere mazhar oldu. Yeni ölmüş bir insanın olumlu yanları öne çıkarılıyor. Komünistler siyasi ve hele ideolojik meselelerde her zaman dürüst olmak zorundadırlar. Komünist hareketin ideolojik, teorik ve programatik sorunları diplomasi kaldırmaz. Mihri Belli’ye saygı duyuyorsak ardından sadece olumlu konuşmak değil, onu nasıl görüyorsak öylece değerlendirmek zorundayız. Ölümü dolayısıyla herkesin dikkatinin Mihri Belli üzerinde toplandığı bir aşamada, Mihri Belli’nin solun tarihindeki yeri konusunda dürüst değerlendirmeler,...
Nail Satlıgan, 18 Ağustos 2011
Ölümü dolayısıyla herkesin dikkatinin Mihri Belli üzerinde toplandığı bir aşamada, Mihri Belli’nin solun tarihindeki yeri konusunda dürüst değerlendirmeler, onu tanımayan gençler açısından önem taşıyor. Biz de partimizin literatüründe daha evvel yayınlanmış bazı yazılardan Mihri Belli hakkında pasajlar yayınlıyoruz. İlk parça, Nail Satlıgan imzalı. Devrimci Marksizm dergisinin Kasım 2006 tarihini taşıyan 2. sayısındaki “”TKP, Mihri Belli, Hikmet Kıvıcımlı” başlıklı yazıdan alınmış bir bölüm.
Sungur Savran, 17 Ağustos 2011
Muhtemelen en az 20 bin insanımızı yitirdiğimiz 17 Ağustos 1999 depreminin 12. yıldönümü de geldi. Doğal bir olayın, kapitalist ekonominin ve burjuva devletinin işleyiş mantığıyla insani bir felakete dönüştüğü tarihten bu yana geçen 12 yıl içinde ortaya çıkan tek ciddi yenilik, sigorta şirketlerine komisyon kazancı yoluyla ek kâr sağlayan zorunlu deprem sigortası oldu. 1999 depremi ertesinde 30 yıl içinde geleceği öngörülen Marmara depreminde ölebilecek insan sayısını milyonla sayan uzmanlar var. Bizim kapitalizme karşı mücadelemiz, aynı zamanda kapitalizm yüzünden yaşanan doğal afet...
Gerçek, 3 Temmuz 2011
Belleklerinizi yoklayın. Erdoğan ne çok çatmıştır mahkemelere. Akla hemen gelen bir iki örneği hatırlayın. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), bu yılın Şubat ayının başında başbakanın da istediği yurtdışındaki vatandaşlar için bulundukları ülkede oy kullanma olanağını reddedince, tam o sırada yurtdışında bulunup da Merkel’le bu meseleyi de görüşmekte olan Erdoğan ne demişti? “Almanya Başbakanı ‘Bizden yana engel yok’ diyor, bizim YSK ben orada konuşurken karar alıyor. Arkadaş beni sabote mi ediyorsun?” Ne amiyane deyimlerle ne kadar rahat değil mi? “Arkadaş beni sabote mi ediyorsun?”
Sungur Savran, 29 Haziran 2011
Yeni meclis hastalıklı doğdu. Yemin töreninde bir partinin vekilleri meclis çalışmalarını boykot etti, bir başka parti de meclise girdi, ama milletvekilleri yemin etmedi. Krizin ölçüsünü kavrayabilmek için meclisin ilk toplantısında yemin etmeyen/edemeyen milletvekillerinin sayısının (başkanlık yapmak için yemin eden Oktay Ekşi’yi çıkarır, ama Hatip Dicle’yi eklerseniz) 170 olduğunu hatırlayalım! Kriz derindir!  
Sait Almış, 24 Haziran 2011
Kadir, Ahmet ve Hakkı Kolgu üç devrimci arkadaştı. Kadir 1958 yılında İstanbul'da, Ahmet 1959 yılında Trabzon Akçaabat’ta doğmuştu, yolları öğrenci eylemleri içinde kesişmişti. Üçü de hayat dolu, dost canlısı delikanlılardı. İnsan sevgisi ile doluydu gencecik yürekleri. Daha liseli yıllarda, ilk gençlik yaşlarında sarmıştı onları özgürlük ateşi ve devrim sevdası.
Gerçek, 5 Haziran 2011
AKP, CHP ve MHP'nin başını çektiği patron partileri korosu emekçileri seçim meydanlarında kandırmaya devam ediyor. Bizimse onların boş vaatlerine karnımız tok! 12 Haziran seçimlerinde düzen partilerine oy yok! “Sömürülmek işçinin kaderi değil” demek için AKP’ye oy yok AKP iktidara geldiğinden bugüne dokuz yıl geçti. Bu dokuz yıl boyunca işçi ve emekçilere yönelik pervasız bir politika izledi iktidar partisi. Yeni saldırı yasalarıyla sömürüyü artırdı. Esnek ve güvencesiz çalıştırma yaygınlaştırıldı. Bu dokuz yılın ardından bugün, sağlığın alenen, eğitimin ise el altından tamamen paralı hale...
Gerçek, 3 Haziran 2011
2008’de başlayan ekonomik krizle birlikte Avrupa’nın güneyi, özel olarak da Akdeniz ülkeleri sert sınıf mücadelelerine sahne olmaya başlamıştı. 2011 yılı ise Akdeniz’in güney ve doğu sahillerinde, en başta Tunus ve Mısır’da büyük kitlesel mücadelelerle açıldı, Arap devrimi son aylara bütünüyle damgasını vurdu. Şimdi Avrupa’nın, ekonomik krizi en sert biçimde yaşayan Akdeniz ülkelerinde emekçi halk Arap devriminden esinlenerek büyük kitle mücadeleleri başlatmış durumda. İspanya ve Yunanistan kaynıyor. İspanya’nın her şehrinde Tekel işçilerinin Sakarya eylemi gibi çadırkentler kurulmuş durumda...

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Gerçek Gazetesi Sayı 98

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri