NATO'cu Amerikancı dolar ve borsa mutabakatı

Referandum sonrasında karşı karşıya olduğumuz tablo sermaye ve emperyalizm tarafından zincire vurulmuş bir Türkiye tablosudur. Referandum sonrasında tecelli etmiş bir milli irade yoktur. Milli iradenin zincire vurulması söz konusudur. Sandıktan siyasi kriz çıkmıştır. Sermaye ve emperyalizm bu krizi kendi çıkarlarını dayatmak için değerlendirmektedir. Erdoğan ve AKP’nin istibdad cephesine de onun karşısındaki burjuva muhalefetine de kendi programını dayatmaktadır.

Erdoğan ve AKP’nin Türkiye’ye dayattığı gelecek Cumhurpatronluğu’dur. Bu gelecekte işçi ve emekçiye hürriyet yoktur, sermayenin ve emperyalizmin çıkarlarına göre dizayn edilmiş bir istibdad vardır. Erdoğan ve AKP’nin karşısındaki burjuva seçenekler de farklı bir gelecek vaat etmiyor. 2019’u bekleyelim, Erdoğan’ın karşısına güçlü bir aday çıkaralım diyenler zincirlenmiş Türkiye’nin başına Abdullah Gül ya da Meral Akşener gibi sermaye ve emperyalizm yanlısı bekçiler dikmenin peşinde. Bu cephe, siyasi kriz derinleşirse NATO’cu bir askeri darbe seçeneğini de hazırda tutuyor. Kendini hayır cephesinin şampiyonu ilan eden CHP ise Erdoğan’ın ve AKP’nin istibdadından daha çok halkın zincirlerini kırmasından korkuyor. Bu gerici seçeneklerden hiçbiri Türkiye’nin emekçi halkına ve ezilenlere eşitlik, adalet ve hürriyet vaat etmiyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Yenikapı mutabakatı denen sözde “milli” mutabakatın özünde NATO’cu, Amerikancı bir dolar ve borsa mutabakatıdır. Bu mutabakatın temelinde demokrasi ve özgürlükleri bırakın, darbe karşıtlığının bile yeri yoktur. Dolayısıyla da çatırdayan mutabakatın tamamen çökmesi hatta yeni darbeleri tetiklemesi de Erdoğan ve AKP’nin sermayeyi ve emperyalizmi ikna ederek burjuva muhalefetini bir kez daha arkasına dizmesi de mümkündür. Her durumda kaybeden işçi ve emekçiler olur.

Gerçek'i paylaş:
NATO'cu Amerikancı dolar ve borsa mutabakatı beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Gerçek Gazetesi Sayı 98

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri