liberalizm

Durum bu ise, her kim AKP’nin otoriter rejimi altında, yani sırf liberal demokrasi yok diye, gerek ulusal gerekse uluslararası sermayenin yatırıma yönelmeyeceğini, ülkeden kaçacağını düşünüyorsa büyük bir hata içindedir. Sermaye sınıfının farklı fraksiyonlarından hiçbirinin ülkede demokrasi olup olmadığına ilişkin bir endişesi yoktur, olsa olsa kârlılık endişeleri olur. Eğer kâr ve sermaye birikimi, daha otoriter, daha faşist bir siyasal rejim altında elde edilecekse, hiçbir sermaye sahibi buna itiraz etmeyecektir. Bugünkü yaşadığımız otoriter rejim de burjuva sınıfının ihtiyaçları çerçevesinde ortaya çıkmıştır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Yapılmış ve yapılmakta olan büyük hataların bedelini tüm üniversite, tüm toplum ödüyor. Artık yönetişim yapılacak rektörlükler, çözümüne bel bağlanacak hükümet kalmadığına göre mücadeleden başka yol, akademinin fildişi kuleleri de iktidarın top atışlarıyla yerle bir edildiğine göre sendikal ve siyasal örgütlerimizden başka sarılacağımız kurum kalmamıştır. O hâlde örgütlenme ve safları sıklaştırma zamanı.

Gerçek'i paylaş:

Vedat Türkali Yalancı Tanıklar Kahvesi romanında 1970’li yıllardan darbeye kadar geçen dönemdeki politik ortamı ele alır. Romanın bir yerinde Türkali, kitabın kahramanlarından birinin ağzıyla şöyle bir fıkra anlatır: “Anadolu’da bir kentte, Adliye Sarayının hemen karşısında bir kahve varmış. ‘Yalancı tanık’ arayan birisi bu kahveye gidip biriyle anlaşıp duruşmaya çıkarırmış. Adam girmiş kahveye, bakınırken biri sokulmuş hemen; ‘Yardımcı olabilir miyim? Nedir sorun?’ ‘Bir alacak davası’ demiş adam. ‘Hâlâ vermedi değil mi o namussuz herif paranızı?’ Adam biraz çekinerek ‘Para benden isteniyor, borçlu benim’ demiş. Hemen yetiştirmiş beriki: ‘Kaç kez vereceksiniz beyefendiciğim, kaç kez vereceksiniz?’”

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Ahmet Altan da Aydın Engin de Kıbrıs’ın ortasında, başka bir ülkenin ortasında, Türk bayrağının ne aradığını sorma zahmetini girmediler. Çünkü kendi toprakları olarak görüyorlar Kıbrıs’ı. Eleştirmeye kendi devletlerinden başlayacak ne politik bilinç ne de halkların zarafetine sahipler, çünkü onlar kalem sallarken kılıç şaklatıyorlar, sadece “Türk ulusal çıkarları” için yazıyorlar.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye solunun ezici çoğunluğu, özellikle de Halkların Demokratik Kongresi’nde yer alan siyasi akımlar “Roboski için adalet” şiarını neredeyse bayraklarına yazmış durumdalar. Sri Lanka tipi çözümü test eden bir devletten adalet beklenemez. Biz doğru şiarın “hesap sorulacak” olduğunda ısrarcıyız. Ne özür talebi, ne adalet talebi. Çok uzak olmayan bir gelecekte, işçi sınıfı ve emekçilerin kitlesel hareketi yükseldiğinde ve elini ezilen Kürt halkına uzattığında hesap sorulacaktır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

ÇKP Merkez Komitesi’nin Kasım 2013’teki 3. Plenumu’nun ortaya koyduğu yönelişin sonucunda ortaya çıkan üç önemli olasılık, devlet işletmelerinin özelleştirilmesi, yüenin konvertibl hale getirilerek finans hareketleri üzerindeki kontrollerin kaldırılması ve toprağın özel mülkiyet haline getirilmesidir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bizim “kurumlarımız”, “devletimiz”, “hükümetimiz” diye başlayan bir tirat atılıyorsa ve siz Shakespeare oyununda değilseniz, sosyal şovenizmin sancılanmasına ve doğum anına tanık oluyorsunuz demektir. Sosyal şovenizm, sınıf mücadelesi ve bağımsızlığı yerine sınıf işbirliğinin tetikçiliğini yapan oportünizmin doruğudur. Marksizme ve proletaryaya karşı açılan bir bayraktır. Enternasyonalizme savaş açmaktır! Açık açık sınıfa ihanettir!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Özgürlük, Eşitlik, Mülkiyet ve Bentham

  K. Marx

Demokrasiyi kesin olarak tanımlamak hiç şüphesiz zordur. Demokrasi, en genel haliyle bakıldığında, yöneten-yönetilen özdeşliği olarak tanımlanabilir.[1] Bu özdeşliğin modern/liberal biçimini, milletin bütün bireylerini eşit ölçüde kuşatan bir tür “halk egemenliği” ya da “halk iktidarı” olarak görmek mümkündür. O halde, demokratik bir düzen, halk iktidarını ya da egemenliğini mümkün hale getiren kurumsal bir düzenlemeye işaret eder. Burada kurumsal düzenleme ile kast edilen şey, temsili bir hükümet (halkın temsili), özgür ve genel/eşit oy hakkı, ifade-toplanma-örgütlenme ve basın-yayın özgürlüğüdür. Bütün bu hakların temeli itibarıyla “yasal eşitliğe” ve “mülkiyet hakkına” dayandığını ifade etmek yanlış olmaz.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Altan ve ekibinin Taraf’taki misyonu, dolayısıyla Taraf’ın misyonu bitmiş olabilir.  Bundan sonra ne yaparlar bilinmez, ancak bugüne kadarki sicilleri, bundan sonra da işçi sınıfı düşmanlığı, anti-komünistlik ve ağır ABD ve AB’cilik faaliyetlerine devam edeceklerini gösteriyor. Bizim de onları teşhire devam edeceğimizi!

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

liberalizm beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri