Lenin

Author(s): 

Birinci Dünya Savaşı ve savaşın Çarlık Rusyası toplumundaki yansımaları 1917 Ekim devriminin gelişiminde son derece önemli bir rol oynamıştır. Rus burjuvazisi ve büyük toprak sahipleri savaşın başlangıcında milliyetçi şoven bir laf cambazlığı ile kitleleri kendi emelleri etrafında bir ölçüde seferber edebilmişti. Ancak hâkim sınıfların emelleri için yoksul emekçi ve köylülerin ödedikleri bedeller arttıkça hava dönmeye başladı.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Gerçek gazetesinin Nisan sayısında Lenin’in Rusya’da Şubat devrimi patlak verdikten sonra, önce sürgünde yazılmış “Uzaktan Mektuplar”ında, sonra da Rusya’ya gelir gelmez “Nisan Tezleri” olarak bilinen çalışmasıyla Bolşevik Partisi’nin programındaki “demokratik devrim” aşamasını nasıl geride bıraktığını ve artık gündemde olanın “dünya sosyalist devrimi”nin bir girizgâhı olarak sosyalist devrim olduğunu ortaya koyduğunu, buradan hareketle “bütün iktidar sovyetlere” şiarını politikasının esas merkezi haline getirdiğini görmüştük. Bu yöneliş, 1917 yılı sonunda, bütün dünyanın ve Rusya’nın işçi sınıfının Rus devriminin en önemli iki önderi olarak tanıyacağı Lenin ile Trotskiy arasındaki ayrılığın en önemli koşullarından birini ortadan kaldırmıştı. Trotskiy ta 1905 devriminden beri Rus devriminin önündeki görevlerin burjuvazi tarafından yerine getirilemeyeceği için devrimin ancak proletaryanın hegemonyası altında başarılı olabileceğini, iktidara geçen proletaryanın ise hızla sosyalist tedbirler alması gerekeceğini, öyleyse demokratik devrimin sosyalist devrime dönüşmesiyle devrimin sürekli devrim özelliği kazanmak zorunda olduğunu savunuyordu. Lenin, Trotskiy’in 1905 devrimini inceleyerek ulaştığı hakikati, ondan epeyce sonra, dünya savaşının kendisine sağladığı ışık sayesinde ve Şubat’ta başlayan devrimin ateşi içinde kavramıştı. Siyasi strateji olarak iki büyük devrimci arasında fark kalmamıştı.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Orhan Pamuk’un Lenin’e taarruzu boşuna değildir. Pamuk uluslararası burjuvazinin aydınlarına kendisini onore etmelerinden, Nobel edebiyat ödülünü vermelerinden dolayı diyet ödüyor. Onlara sosyalizmin karşısında, kendilerinin yanında olduklarını açıklayarak “üçüncü dünya”nın, yoksul ülkelerin, başıbozuk, melez, anti-emperyalist aydınlarından değil, bona fide bir burjuva aydını olduğunu kanıtlıyor. İşte Nobel edebiyat ödülü bu yüzden Yaşar Kemal’e değil Orhan Pamuk’a verildi!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

İşçiler çok defa komünistlerin orak-çekiçli bayraklarına bakarak şu soruyu sorarlar: “Neden Rusya bayrağını kullanıyorsunuz?” Bu, Ekim 1917’de işçi sınıfını Rusya’da iktidara getiren Ekim devrimi ve onun ürünü olan Sovyet devleti hakkında yeterli bilginin burjuvazinin baskıları ve yalanları dolayısıyla Türkiye işçi sınıfına aktarılamamış olmasının sonucudur. Ekim devrimi sadece Rus ulusunun değil aynı zamanda Müslüman halkların da bir devrimidir. Dolayısıyla, o devrimin ürünü Sovyet devletinin bayrağındaki orak-çekiç Müslüman halkların da sembolüdür. İş ki, insan çekiciyle dünyaya biçim veren işçi olsun, orağıyla insanlığı doyuran köylü olsun!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

DİP, 4. Kongresi Ekim Devrimi'nin 100. yıldönümünde toplanmanın sorumluluğu ve coşkusuyla 2017'yi Ekim Devrimi yılı ilan etmiştir. Ekim Devrimi'nin 100. yıldönümü için alınan kararı aşağıda yayınlıyoruz.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

2017, modern tarihin en büyük, en etkili, en bilinçli devriminin, Ekim devriminin 100. yıldönümü. Gerçek gazetesi, 2017’ye girerken bu devrimi bütün yıl boyunca gündeme getirmeyi kararlaştırmış bulunuyor. Lenin, genel bir tanım olarak devrimlerin “halkın şenliği” olduğunu söylemişti. Bu şenliklerin en önemlisi, en kitleseli, en radikali Ekim devrimi olmuştur.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

13 Kasım Pazar günü saat 17:00’de Devrimci İşçi Partisi Antalya il örgütü bürosunda “Devrimci Marksizm Işığında Ekim Devrimi Söyleşisi” g

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Sovyetler Birliği'nin çözülüşünün 25. yıldönümünde, Sait Almış ile Mehmet Turan’ın birlikte kaleme aldıkları Lenin’den Sonra (Ütopya Yayınları, 2016) başlıklı kitap, çöküşün ta 1920’li yıllara giden köklerine eğiliyor. Bunu yaparken, Grover Furr adında Amerikalı bir yazarın Türkçe’de yayınlanmış olan Hruşçov’un Yalanları (Yordam Kitap,2008) başlıklı kitabında savunulan Stalinist görüşlerle kapsamlı bir polemiği de gerçekleştiriyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Özgür Gündem’e yapılan polis baskınında “gözaltına” alınan gazetecilerin büyük çoğunluğu savcılık tarafından serbest bırakıldı. Gazeteci arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiriz. Gözaltına alınan gazetecilerden biri, serbest bırakıldıktan sonra çevik kuvvet polislerinden birinin kendilerine otobüste şöyle dediğini aktarıyor: “Abdülhamit’in torunları kazandı, Lenin’in torunları kaybetti!”

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Lenin’in her türlü milliyetçiliği aşan, geride bırakan, halkları proletarya enternasyonalizminde birleştiren yanı. Lenin’i despotlukla, diktatörlük düşkünlüğüyle, gaddarlıkla eleştiren burjuva aydınlarına Putin istemeden bir tekzip yazdı. Bu çağda, halklar arasındaki eşitsizlik en azgın haliyle devam ederken, demokrasinin en önemli boyutlarından birini ulusal sorun, yani ulusların gerçekten eşitlenmesi sorunu oluşturur. Modern çağda bu konuda Lenin kadar demokrat başka bir tek şahsiyet yoktur! Putin de Lenin’den o yüzden şikâyetçi!

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

Lenin beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri