Lenin

Author(s): 

Lenin’in öğüdünü dinleyenler aklıyla, şerefiyle ve vicdanıyla taş üstüne taş koyuyor. Örgütlü bir sömürü düzenine karşı örgütlü bir mücadeleyi büyütüyor. Bireyciler, örgütsüzlüğü kutsayan liberaller ise yürüyenin önüne taş koymaktan başka şey yapmadı bugüne kadar. Çağrımız akıllı, şerefli ve vicdanlı insanlara… Çağrımız mücadeleye ve örgütlenmeye. Birlikte taş üstüne taş koymaya. Okuldaki okuma grubundan, işyerindeki sendikadan başlayarak her düzeyde!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın düzenlediği “100.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Bu yazının başlığındaki fikir, “Rusya üzerinde bir heyula dolaşıyor: Trotkiy” düşüncesi birçok okura erken gelebilir. Bu ifadenin Marx’ın ve Engels’in Komünist Manifesto’sunun girişinin ilk cümlesinden ödünç alınmış olduğu herkesin malumu. Tarihi eğilimleri saptayan Marx ve Engels, “Avrupa’nın üzerinde bir heyula dolaşıyor: komünizm” diye başladılar Manifesto’ya. Biz bugün bu deyimi bir ülke için ödünç alıyorsak, bunun anlamı Trotskiy’e bağlı akımların Rusya’da hızla büyüdüğü falan değildir. Tam tersine, Trotskiy’in Rus olduğu ve devrimin en önemli iki isminden biri olduğu göz önüne alınırsa, Trotskizm henüz Rusya’da zayıftır ve olan gruplar da liberallere meylederek politika yapmaktadır. Mesele bu değildir. Söylenmek istenen başkadır. Günümüz yeniden bir devrimler dalgasına sahne olmanın bütün koşullarını taşıyor. Bu devrim dalgası Rusya’ya geldiğinde bu kez enternasyonalizmin ağır basması gerekecektir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Pek azımıza Ekim’in başkenti olan Petrograd’a gitmek ve sosyalizm tarihinin bu heyecan verici mekânlarını yakından görmek kısmet olur. Hele hele Ekim devriminin yıldönümü kutlanırken. Hele hele 100. yıldönümü kutlanırken. İşte bize kısmet olan bu oldu. Rusya komünistlerinin Ekim’in 100. yılı için düzenlediği bir bilimsel toplantıya davet edildik. Orada bir sunuş yapmak ve Rus komünistleriyle enternasyonalist görevlerimizi tartışmak için, Lenin, Trotskiy ve Bolşeviklerin işçi sınıfının önüne düşerek kapitalizmi devirmesinin 100. yıldönümünü Petrograd’da geçirdik. Ne mutlu bize! Ne heyecan, ne mutluluk, ne onur!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Eski Rus takvimine göre 25 Ekim’de bugünkü takvime göre 7 Kasım’da Bolşeviklerin önderliğinde ve Trotskiy’in yönetiminde gerçekleşen başarılı ayaklanma, burjuva geçici hükümetin hâkimiyetine son verdi. Böylece Şubat devriminden sonra Lenin’in “ikili iktidar” olarak tanımladığı durum sona eriyor ve İşçi, Köylü ve Asker Temsilcileri Sovyeti’nin iktidarının önü açılıyordu.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Büyük Ekim Devrimi’nin yüzüncü yıldönümünü idrak etmiş bulunuyoruz. İnsanlık tarihinde eşi bulunmayan bu devrim işçi, köylü ve üniforma altında köylüler olan askerler, yani erler eliyle ilk kez emekçi sınıfların iktidarını kalıcı olarak kurmuş bir devrimdir. Bu eli nasırlı iktidar, üç çeyrek yüzyıl boyunca modern ekonominin kapitalizmin özel mülkiyet ve piyasa formülünün dışında, kamu mülkiyeti ve planlama ilişkileri altında yönetilebileceğini kanıtlamıştır. Bu devrimin ürünü olan devlet, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), 20. yüzyılın kaderini belirlemiş, iki dünya savaşını bitirmiş, kapitalizmin barbarlığının yükselişinin ifadesi olan faşizmi yenilgiye uğratmış, yeni bir devrimler çağını, proleter devrimleri çağını açmış, kendinden sonra yaşanan devrimlerin anası olmuştur. İnsanlık ondan ancak öğrenebilir. Tarihte kutlanası bir yıldönümü varsa Ekim ilk sırada yer alır, hele bu 100. yıldönümü ise! Hepimize kutlu olsun!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

İnsanlar devrimi de savaş yaptıkları gibi istemeye istemeye yaparlar. Fark şuradadır: savaşta, belirleyici rol zorlamadadır; devrimdeyse, koşullarınki hariç, zorlama yoktur. Devrim başka yol kalmadığı zaman meydana gelir. Olaylar silsilesindeki bir doruk gibi devrimin üzerinde yükselen ayaklanma, tıpkı bütününde devrim gibi, keyfi olarak kışkırtılamaz. Kitleler nihai taarruza geçmeye karar vermezden önce birçok kez saldırırlar ve geri çekilirler. (Lev Trotskiy, Rus Devriminin Tarihi)

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

50 yıl! Che Guevara’nın CIA destekli Bolivya ordusunca yakalanıp 9 Ekim 1967’de yargısız infazla öldürülmesinden bu yana tam yarım yüzyıl geçmiş! Bizim gibi Marksizme ve komünizme 1968 dolaylarında gelen kuşağın devrimci düşlerini canlandıran kahramandı o. Ölümü bir yenilgi gibi görünüyordu, ama canlı Che olarak emperyalist kapitalizm için tehlike olmaktan çıktıktan sonra da, neredeyse bir devrimci aziz gibi, o kahraman eylemiyle on binlerce, yüz binlerce insanın devrimcileşmesine katkıda bulundu. Ölümüyle bile dünya kapitalizminin başına bela oldu. Latin Amerika’dan Sri Lanka’ya, Türkiye’den Afrika’ya, Filistin’den yanlış toprakta olsa da hatta Avrupa’ya, nice Deniz’ler, Mahir’ler, İbo’ların isyanını ateşledi, her bir ülkede böylece yerlileşti, bir başka kuşak devrimciye örnek oluşturdu

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye Ortadoğu’da ABD ve NATO’nun en büyük mevzisi iken, Türkiye’nin NATO’dan çıkmasını, İncirlik üssünün kapatılmasını savunmadan, Kürtlere anti-emperyalizm dersi vermek ikiyüzlülüktür! Mavi Marmara katliamından sonra bile İsrail’le ticaret hacmi katlanmışken, AKP iktidarı iki devletli çözüm adı altında Arap dünyası ve Müslüman halklar nezdinde korsan Siyonist oluşum İsrail’e meşruiyet sağlamak için çırpınırken, Türkiye ve İsrail arasındaki ittifakın sona ermesini, kesilmesini savunmadan Barzani taraftarlarının İsrail’e sempatisini ve İsrail’in Barzanistan’a verdiği desteği gündeme getirmek ikiyüzlülüktür!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Petrograd Sovyeti’nin başkanı, Sürekli devrim programının yaratıcısı, Ekim devriminin iki önderinden biri, ayaklanmanın mimarı, Kızıl Ordu komutanı, İç Savaş kahramanı, Sovyet bürokrasisine karşı, devrimci Marksizmin savunucusu, Komünist Enternasyonal ile IV. Enternasyonal’in kurucusu Lev Davidoviç Trotskiy dünya devriminin her atılımında yaşıyor!

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

Lenin beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Gerçek Gazetesi Sayı 98

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri