Lenin

Author(s): 

İnsanlar devrimi de savaş yaptıkları gibi istemeye istemeye yaparlar. Fark şuradadır: savaşta, belirleyici rol zorlamadadır; devrimdeyse, koşullarınki hariç, zorlama yoktur. Devrim başka yol kalmadığı zaman meydana gelir. Olaylar silsilesindeki bir doruk gibi devrimin üzerinde yükselen ayaklanma, tıpkı bütününde devrim gibi, keyfi olarak kışkırtılamaz. Kitleler nihai taarruza geçmeye karar vermezden önce birçok kez saldırırlar ve geri çekilirler. (Lev Trotskiy, Rus Devriminin Tarihi)

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

50 yıl! Che Guevara’nın CIA destekli Bolivya ordusunca yakalanıp 9 Ekim 1967’de yargısız infazla öldürülmesinden bu yana tam yarım yüzyıl geçmiş! Bizim gibi Marksizme ve komünizme 1968 dolaylarında gelen kuşağın devrimci düşlerini canlandıran kahramandı o. Ölümü bir yenilgi gibi görünüyordu, ama canlı Che olarak emperyalist kapitalizm için tehlike olmaktan çıktıktan sonra da, neredeyse bir devrimci aziz gibi, o kahraman eylemiyle on binlerce, yüz binlerce insanın devrimcileşmesine katkıda bulundu. Ölümüyle bile dünya kapitalizminin başına bela oldu. Latin Amerika’dan Sri Lanka’ya, Türkiye’den Afrika’ya, Filistin’den yanlış toprakta olsa da hatta Avrupa’ya, nice Deniz’ler, Mahir’ler, İbo’ların isyanını ateşledi, her bir ülkede böylece yerlileşti, bir başka kuşak devrimciye örnek oluşturdu

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye Ortadoğu’da ABD ve NATO’nun en büyük mevzisi iken, Türkiye’nin NATO’dan çıkmasını, İncirlik üssünün kapatılmasını savunmadan, Kürtlere anti-emperyalizm dersi vermek ikiyüzlülüktür! Mavi Marmara katliamından sonra bile İsrail’le ticaret hacmi katlanmışken, AKP iktidarı iki devletli çözüm adı altında Arap dünyası ve Müslüman halklar nezdinde korsan Siyonist oluşum İsrail’e meşruiyet sağlamak için çırpınırken, Türkiye ve İsrail arasındaki ittifakın sona ermesini, kesilmesini savunmadan Barzani taraftarlarının İsrail’e sempatisini ve İsrail’in Barzanistan’a verdiği desteği gündeme getirmek ikiyüzlülüktür!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Petrograd Sovyeti’nin başkanı, Sürekli devrim programının yaratıcısı, Ekim devriminin iki önderinden biri, ayaklanmanın mimarı, Kızıl Ordu komutanı, İç Savaş kahramanı, Sovyet bürokrasisine karşı, devrimci Marksizmin savunucusu, Komünist Enternasyonal ile IV. Enternasyonal’in kurucusu Lev Davidoviç Trotskiy dünya devriminin her atılımında yaşıyor!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Şubat’tan Ekim’e Rus devriminde Temmuz ayaklanması, işçi sınıfını iktidara çok yaklaştırmıştı. Ancak Bolşevikler ulusal çapta proletaryanın hegemonyasının sağlanmadığını tespit ediyor, başkentte alınan iktidarın bir işçi devletiyle sonuçlanmak yerine Paris Komünü gibi ancak birkaç ay dayanabilecek bir Petrograd Komünü trajedisine dönüşeceğini görüyorlardı. Bu yüzden ayaklanmayı önce erken bulup engellemeye çalıştılar, bu olmadığında işçi hareketine düzenli bir hâl vermeye çalıştılar. Temmuz ayaklanmasının kontrol altına alınmasının ardından bu ayaklanmanın tüm faturasını ödemek Bolşeviklere düştü

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Büyük devrimler bazen aylarca, bazen yıllarca sürer, iniş çıkışlarla ilerler. Ekim devrimi bu bakımdan tipik bir gelişme göstermiştir. Şubat devrimi sonrasındaki aşamalar bir ölçüde kendini tekrarlar biçimde olmuştur. Devrim daha sakin dönemleri izleyen, ciddi çatışma dönemlerinden örülmüş bir tempoya sahip olmuştur. Bunun nedeni, hükümetin halkın ihtiyaçlarına cevap verecek adımları atmaktan kaçınması, halkın ve askerlerin bunun üzerine işleri kendi ellerine alma eğilimine girmesidir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Birinci Dünya Savaşı ve savaşın Çarlık Rusyası toplumundaki yansımaları 1917 Ekim devriminin gelişiminde son derece önemli bir rol oynamıştır. Rus burjuvazisi ve büyük toprak sahipleri savaşın başlangıcında milliyetçi şoven bir laf cambazlığı ile kitleleri kendi emelleri etrafında bir ölçüde seferber edebilmişti. Ancak hâkim sınıfların emelleri için yoksul emekçi ve köylülerin ödedikleri bedeller arttıkça hava dönmeye başladı.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Gerçek gazetesinin Nisan sayısında Lenin’in Rusya’da Şubat devrimi patlak verdikten sonra, önce sürgünde yazılmış “Uzaktan Mektuplar”ında, sonra da Rusya’ya gelir gelmez “Nisan Tezleri” olarak bilinen çalışmasıyla Bolşevik Partisi’nin programındaki “demokratik devrim” aşamasını nasıl geride bıraktığını ve artık gündemde olanın “dünya sosyalist devrimi”nin bir girizgâhı olarak sosyalist devrim olduğunu ortaya koyduğunu, buradan hareketle “bütün iktidar sovyetlere” şiarını politikasının esas merkezi haline getirdiğini görmüştük. Bu yöneliş, 1917 yılı sonunda, bütün dünyanın ve Rusya’nın işçi sınıfının Rus devriminin en önemli iki önderi olarak tanıyacağı Lenin ile Trotskiy arasındaki ayrılığın en önemli koşullarından birini ortadan kaldırmıştı. Trotskiy ta 1905 devriminden beri Rus devriminin önündeki görevlerin burjuvazi tarafından yerine getirilemeyeceği için devrimin ancak proletaryanın hegemonyası altında başarılı olabileceğini, iktidara geçen proletaryanın ise hızla sosyalist tedbirler alması gerekeceğini, öyleyse demokratik devrimin sosyalist devrime dönüşmesiyle devrimin sürekli devrim özelliği kazanmak zorunda olduğunu savunuyordu. Lenin, Trotskiy’in 1905 devrimini inceleyerek ulaştığı hakikati, ondan epeyce sonra, dünya savaşının kendisine sağladığı ışık sayesinde ve Şubat’ta başlayan devrimin ateşi içinde kavramıştı. Siyasi strateji olarak iki büyük devrimci arasında fark kalmamıştı.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Orhan Pamuk’un Lenin’e taarruzu boşuna değildir. Pamuk uluslararası burjuvazinin aydınlarına kendisini onore etmelerinden, Nobel edebiyat ödülünü vermelerinden dolayı diyet ödüyor. Onlara sosyalizmin karşısında, kendilerinin yanında olduklarını açıklayarak “üçüncü dünya”nın, yoksul ülkelerin, başıbozuk, melez, anti-emperyalist aydınlarından değil, bona fide bir burjuva aydını olduğunu kanıtlıyor. İşte Nobel edebiyat ödülü bu yüzden Yaşar Kemal’e değil Orhan Pamuk’a verildi!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

İşçiler çok defa komünistlerin orak-çekiçli bayraklarına bakarak şu soruyu sorarlar: “Neden Rusya bayrağını kullanıyorsunuz?” Bu, Ekim 1917’de işçi sınıfını Rusya’da iktidara getiren Ekim devrimi ve onun ürünü olan Sovyet devleti hakkında yeterli bilginin burjuvazinin baskıları ve yalanları dolayısıyla Türkiye işçi sınıfına aktarılamamış olmasının sonucudur. Ekim devrimi sadece Rus ulusunun değil aynı zamanda Müslüman halkların da bir devrimidir. Dolayısıyla, o devrimin ürünü Sovyet devletinin bayrağındaki orak-çekiç Müslüman halkların da sembolüdür. İş ki, insan çekiciyle dünyaya biçim veren işçi olsun, orağıyla insanlığı doyuran köylü olsun!

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

Lenin beslemesine abone olun.

devrimci marksizm okulu ulusların kendi kaderini tayin hakkı

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri