Kalk borusu çaldı! Darbe tehdidine karşı Birleşik İşçi Cephesi!

Kalk borusu çaldı! Darbe tehdidine karşı Birleşik İşçi Cephesi!

21 Nisan günü, Fransa’da yirmi kadar emekli general, yüz kadar yüksek rütbeli subay ve binin üzerinde asker ülkedeki Katolik sağın en önemli yayın organı olan Valeurs Actuelles (Güncel değerler) dergisinde çağrı adı altında bir muhtıra yayınladı. Muvazzaflar arasında da bir ayağa sahip olduklarını ima eden emekli askerler, uyarı kılıfıyla iç savaş tehdidini açıkça dile getiriyor. Fransa’daki en büyük siyasi güçlerden biri olan ön-faşist RN (Ulusal Beraberlik) lideri Marine Le Pen de bu çağrının hemen ardından muhtıracı generalleri kendi partisine davet etti. Bildiride de dile getirildiği üzere Fransız ordusunun darbeler konusunda sicili kabarık. 21 Nisan’da yayınlanan çağrının üstünden beş gün geçmesine rağmen hem Fransız ana akım medyası hem de Fransız solunun hemen hepsi sessizliğini koruyor. Fransa’daki kardeş grubumuz ROR’un (Proleter Devrimci Yeniden Doğuş) darbe tehdidine karşı Birleşik İşçi Cephesi çağrısı yaptığı bildirinin çevirisini okurlarımıza sunuyoruz. Emekli askerlerin yayınladığı metni ve RN’in askerlere çağrısını içeren linkleri de okur metnin devamında bulabilir.

https://www.valeursactuelles.com/politique/pour-un-retour-de-lhonneur-de-nos-gouvernants-20-generaux-appellent-macron-a-defendre-le-patriotisme/

https://www.valeursactuelles.com/politique/marine-le-pen-messieurs-les-generaux-rejoignez-moi-dans-la-bataille-pour-la-france/

20 kadar emekli general, Emmanuel Macron’a yönelik bir çağrı yayınladı. Çağrıyı yayınlamak için seçtikleri gün oldukça manidar: 21 Nisan, yani Cezayir’de bulunan Fransız generallerinin başlattığı başarısız 21 Nisan 1961 darbe girişiminin günü gününe 60. yıldönümü. Metni yazan generaller iç savaş tehdidinde bulunuyor ve “muvazzaf silah arkadaşlarının” da hazır olduğunu söyleyerek, darbeye hazır olduklarını belirtiyorlar. Düşmanlarını da açıkça ortaya koyuyorlar: ırkçılık düşmanları ve “banliyöden gelen sürüler” [yani çoğunluğu göçmen ya da göçmen kökenli olan yoksul mahallelerin gençliği]. Bu tehdit, 1958’in, 1961’in ve 1968’in başarılı ya da başarısız darbe girişimlerini anımsatıyor, aynı dili kullanıyor ve aynı hayalleri dile getiriyor. Tehdit sahicidir. Tarih bize silahlı kuvvetler konuşmaya başladığında dikkat kesilmemiz gerektiğini öğretiyor. Daha dün Macron’un düzen bozucu saydığı Sarı Yeleklilere hakaretlerini tekrar ederken dillenen basın organları, bugün asıl düzen bozucular sahneye çıktığında susuyor. 

Faşist ve ön-faşist partiler ise darbecilere övgüler düzmekte hiç vakit kaybetmedi. [Marine Le Pen’in partisinden ayrılarak “Les Patriotes” (Vatanseverler) partisini kuran] Florian Philippot bu çağrıyı “güzel bir girişim” olarak nitelendirdi. Marine Le Pen’in RN (Ulusal Beraberlik) partisi generalleri “Fransa için verilen savaşta” partilerine katılmaya çağırdı. [Fransız yoldaşlarımızın, partinin renklerinden yola çıkarak RN için kullandığı ifade olan] Mavi tehdit, darbe tehdidiyle buluşmak için uğraşıyor. Zaten polisler arasında önemli bir desteğe sahip olan RN’in amacı silahlı kuvvetler içerisinde daha da fazla etkiye sahip olmak. Aynı tehdit, tüm dünyada baş gösteriyor. Bu tehdidin ne kadar ciddi olduğunu görmezden gelenler, ya da Fransız devletinin sözde demokratik kurumlarına güvenenler dönüp ABD’de 6 Ocak 2021’de gerçekleşen faşist ayaklanmaya baksın. [Fransız faşistlerinin iktidarı almak için meclise yürüdüğü] 6 Şubat 1934’ün bir tekrarı gerçek bir risk olarak karşımızda duruyor.

4 yıl önce kendini Le Pen’e karşı bir güvence olarak pazarlayan Macron faşist ve darbeci tehditlere zemini hazırladı. Güvence falan değil, buna Truva atı denir! Macron’un uydurma “İslamo-sol” umacısına karşı yürüttüğü savaşa bir dizi halk ve özgürlük karşıtı yasa, yasadışı mahkeme kararları ve dahası faşizan ve ırkçı “kolluk kuvvetlerinin” eylemlere yönelik sistematik saldırıları ve bu eylemleri yasadışı ilan edilmesi eşlik etti. Bunları gerçekleştiren “kolluk kuvvetlerinin” bir kısmı için bu saldırılar bir iç savaş hazırlığıdır. Bütün bu adımlar, hem burjuva cumhuriyetinin ve cumhuriyetin kurumlarının hem de burjuva demokrasisinin bizzat burjuvazi tarafından sabote edilmesine ve bu sayılanların yerini, diktatörlüğe ve faşizme doğru evrilen Bonapartist tipte müstebit bir iktidarın alması yolunda ilerlemektedir.

2017 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu öncesinde ROR (Proleter Devrimci Yeniden Doğuş) militanları, Macron’a verilecek her oyun mavi tehdidin beş yıl sonra daha da güçlenerek geri dönmesi sonucunu vereceğini söylüyordu. Hala bir kez daha Macron’a oy vermeyi düşünen varsa, onlara ölümcül bir hata yapmak üzere olduklarını söylüyoruz.

Kalk borusu çaldı! İşçi sınıfının ve halkın diğer kesimlerinin yanı sıra; siyasi ve sendikal örgütler, baskıya karşı mücadele eden kadınlar, salgının sonuçlarından mağdur olan gençler, anti-faşist ve ırkçılık karşıtı hareketler, dürüst çevreciler, dahası devrimci olduğunu söyleyen tüm örgütler yan yana gelip, tehlikenin büyüklüğüyle doğru orantılı bir yanıt örgütlemeli. Vakit kaybetmeksizin, işçi sınıfının bütün partileri ve sendikaları ile birlikte bir Birleşik İşçi Cephesi kuralım. Macron’un “hep beraber” çağrılarının karşısına, Birleşik Cephe’nin hep beraber çağrısını koyalım. Sosyalist Parti (PS) ve Yeşiller (EELV), sol kılıfında yürüttükleri işçi karşıtı siyasetle RN’in önünü açıp ülkeyi felaketin eşiğine getirdi. Zaten bu kadar zarar vermişken, bir de tekrardan işe başlama iddiasındaki bu partilerin birleşik cephemizde işi olamaz! 

Darbeci generaller hemen tutuklansın!

İşçi sendikalarının bağrında öz-savunma aygıtlarımızı örgütleyelim ve koordine edelim; darbe girişimlerini ezmek için kitlesel olarak bu öz-savunma aygıtlarına katılalım!

Örgütlerimizi, bürolarımızı, basın organlarımızı ve militanlarımızı savunalım!

Mavi tehdidi ve darbe tehdidini durdurmak için Birleşik İşçi Cephesi!

Gelmekte olan diktatörlüğe karşı ve siyasi haklarımızı yeniden kazanmak için Birleşik Cephe!

OHAL’i hemen sonlandırın, hürriyetimizi ayaklar altına alan yasaları geri çekin!