MESS sözleşmesinde taslaklar açıklandı: Şimdi metal işçisi konuşacak!

MESS sözleşmesinde taslaklar açıklandı: Şimdi metal işçisi konuşacak!

MESS’e bağlı fabrikalarda çalışan Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş sendikalarında örgütlü 140 bin metal işçisini ilgilendiren toplu sözleşme süreci başladı. Sendikalar sözleşme taslaklarını açıkladılar. Sonucu metal işçilerinin göstereceği grev iradesi belirleyecek.

 

Birleşik Metal-İş sendikası ilk 6 ay için ortalama yüzde 140,5 ücret zammı talep etti. Fabrikalarda yaptığı anketlere en yüksek seçenek olarak yüzde 70 oranını koyması Türk Metal sendikasının çok düşük bir taslak açıklayacağı beklentisini yaratmıştı. Fakat Birleşik Metal’in taslağının yarattığı basıncın da etkisiyle taslağı açıklayacağını duyurduğu tarihten tam 5 gün sonra açıkladı ve ilk 6 ay için sosyal haklar dahil yüzde 119,05 oranında ücret zammı talep ettiğini söyledi. Sosyal hakların ilk 6 ay zammına dahil edilerek duyurulmasının tek sebebi rakamı şişirmek ve işçiyi kandırmaktır. Sosyal haklara istenen zammın aylık ücrete etkisi çıkarıldığında Türk Metal’in ilk 6 ay için istediği ücret zammı oranı yüzde 111,37’dir. Özçelik-İş sendikası ise Türk Metal’in açıkladığı taslağın aynısını üyelerine duyurdu. 

İki yılda patronlar zenginleşti metal işçileri yoksullaştı!

Patronların rekor kârlar elde ettiği, işçilerin ise yalan enflasyon oranları ile her gün yoksullaştığı son iki yıllık sürece bakıldığında metal işçilerinin hakkı bu taslakların çok üzerindedir. 2021-2023 toplu iş sözleşmesi taslakları açıklandığında metal işçileri taslakların yukarı doğru revize edilmesini talep etmiş fakat bu talep sendika bürokratları tarafından göz ardı edilmişti. Sözleşme yürürlük tarihi dolmadan MESS’e bağlı fabrikalarda %20 oranında sözleşmeye ek zam alınması metal işçilerinin revizyon talebinin haklılığını gösterdi. 2021 Eylül ayından itibaren geçerli olan bir önceki toplu sözleşme bittiğinde MESS’e bağlı fabrikalarda ortalama saat ücreti 28,10 liraydı. Geçtiğimiz iki yıl boyunca 6 aylık enflasyon zamları TÜİK’e göre değil de bağımsız enflasyon araştırma şirketi ENAGRUP’un verilerine göre alınsaydı şu an ortalama saat ücreti 172 lira seviyelerinde olacaktı. Buna karşıt olarak, arada, bir ek zam alınmasına rağmen şu an MESS’e bağlı fabrikalarda ortalama saat ücreti 67 lira civarında. Bu veri son 2 yılda metal işçilerinin enflasyon karşısında nasıl ezildiğinin kanıtıdır. 

Türk Metal ve Özçelik-İş taslaklarının revize edilmesi gerek!

Açıklanan taslaklardan en yükseği olan Birleşik Metal-İş’in taslağı bile sadece bu kaybı karşılamaktadır. Türk Metal ve Özçelik-İş sendikalarının taslakları bu kaybı bile karşılamamakta taslağın tamamı bile alınsa işçiler 2 yıl önceki alım güçlerinin altında ücretlere çalışmaya mecbur bırakılmaktadır. Türk Metal ve Özçelik-İş’in açıkladığı taslaklar işçiye sefaleti daha baştan dayatmaktadır. Bu taslakların Birleşik Metal-İş’in açıkladığı taslağın seviyesine çekilmesi için metal işçileri sendikalarına baskı yapmalıdır. Taslakların sözleşme sürecinde revize edilmesinin önünde hiçbir yasal engel yoktur. Tek engel sendika ağaları ile patronların arasındaki işbirliğidir. Bu oyunu bozabilecek tek şey metal işçilerinin mücadele azmi ve iradesidir. 

Grev yasaklarına karşı Bekaert ve Schneider işçilerinin yolunda yürüyelim!

Taslaklar çok önemli olmakla birlikte sonucu belirleyen daha önemli faktör grev yasaklarıdır. MESS her dönem olduğu gibi bu dönemde de grev yasağı tehdidi ile metal işçilerine sefaleti dayatmaya çalışacak. Bunu yaparken de Türkiye tarihinin en çok grev yasaklayan hükümeti olan AKP hükümetine güveniyor. Taslaklarda yazanın tamamını almak için grev yasaklarının metal işçileri tarafından çöpe atılması gerekiyor. Grev yasaklarının anayasaya aykırı olduğu Birleşik Metal-İş sendikasının 2015 MESS grevinin yasaklanması sebebiyle açtığı dava ile Anayasa Mahkemesi tarafından tescillendi. Ülkenin en yüksek mahkemesi olan AYM, MESS grevlerinin erteleme yoluyla yasaklanmasını açıkça “anayasa ile güvence altına alınan sendika hakkının ihlali” olarak tanımladı ve hükümeti 50 bin liralık manevi tazminat ödemeye mahkûm etti. Bu karardan daha önemlisi ise 2022 yılının Aralık ayında grevlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yasaklanmasına rağmen bu yasağı tanımayarak greve devam eden ve sözleşmeyi büyük bir kazanımla bitiren Bekaert işçilerinin mücadelesidir. Daha sonra Schneider Enerji fabrikası işçileri de grev yasağını tanımadılar ve bir günlük fiili grevin sonucunda kazanımla sözleşmeyi imzaladılar. Aynı 1963 yılında Kavel işçilerinin grev yaparak grev hakkını kazandığı gibi Bekaert ve Schneider işçileri de metal işçilerine grev hakkını grev yaparak tekrar kazandırdılar. Bu saatten sonra grev yasakları metal işçilerinin gözünde hükümsüzdür. 

Hak verilmez alınır! Sefalet dayatmasına karşı işgal, grev, direniş!

İşçi sınıfının en önemli sloganlarından biri “hak verilmez alınır” sloganıdır. MESS de kendi rızasıyla işçiye bir kuruş dahi vermeyecektir. Alınan her kuruş metal işçilerinin işgal, grev, direniş yönünde göstereceği mücadele iradesi ile alınacaktır. Dayatılan sefaletin en önemli kaynağı grev yasaklarıdır. Grev hakkı olmadan toplu sözleşmeler sendika bürokratları ile patronlar arasındaki bir tiyatrodan ibarettir. Bugün bizim görevimiz Bekaert ve Schneider işçilerinin açtığı yoldan yürümek ve grev hakkımıza sahip çıkmaktır. Bu büyük mücadelede sorunlar, talepler ve çözüm 140 bin metal işçisi için ortaktır. Kazanmak için de birlikte hareket etmek gereklidir. Bu sebeple sendikalarımızda birleşik bir işçi cephesi şeklinde sendika ayrımı yapmadan eylemde birlik esasına dayalı mücadele çağrısını yükseltmek hepimizin görevidir. Hakkımız olanı söke söke almanın yolu ayrı gayrı demeden işgal, grev, direniş diyerek bugünden itibaren grev hazırlıklarına başlamaktan geçiyor.

Bu yazı Gerçek gazetesinin Eylül 2023 tarihli 168. sayısında yayınlanmıştır.