Kasım 2019 Metal fabrikalarından haberler

Kasım 2019 Metal fabrikalarından haberler

Birlik olursak daha fazla şey başarabiliriz!

İşçiler arasında sık konuşulan konulardan biri, sendikanın örgütlü olduğu diğer fabrikalarda sunduğu koşulların bizim fabrikamıza göre daha iyi olduğu. Mesela, Arçelik’te ayakkabı çeki 156 TL iken diğer fabrikada 180 TL’den fazla olabiliyor. Yahut erzak yardımı bir fabrikada 3 ayda bir olurken diğer fabrikada senede iki defa oluyor. Ayrıca, bayram harçlıkları konusunda da aynı durumlarla karşılaşabiliyoruz. Farklı sermaye grupları kendi çıkarlarına göre sendikaya farklı farklı öneriler ve rakamlarla geliyor. Sendika da bu önerileri ama öyle ama böyle kabul ediyor. “Patronun dediklerini kabul edecekse eğer, bu sendika ne işe yarıyor?” diye sormadan edemiyor insan.  Bunun bir sonucu olarak da her fabrikada farklı koşullar oluşuyor tabi. Bu durumu değiştirebiliriz. Başka fabrikalarda ki işçi kardeşlerimizle birleşip, hep beraber örgütlenirsek daha iyi koşullarda çalışabiliriz. İşçiler ancak birlikte ve beraberken baskılara, bize reva görülen çalışma koşullarına, bizden utanmazca çalınan emeğimize sahip çıkabilir. Bunun içinde sendikalarımıza üye olmalı, sahip çıkmalı ve denetlemeliyiz.

Çerkezköy Arçelik fabrikasından bir işçi

 

Bugün onlara yarın bize ve biz birlikte güçlüyüz

Arçelik Çerkezköy fabrikasında çalışıyorum. Fabrika Türkiye'nin en büyük sermaye grubu Koç Holding'in. Bir çok kişi girip çalışmak için can atıyor piyasada çok daha kötü şartlarda çalışma koşulları olduğu için. Fakat gelin görün ki içeride hayat dışarıdan görüldüğü gibi değil. Asıl çalışanları olan biz işçiler, Türkiye işçi sınıfının hepsi gibi geçinemiyoruz. Mesaide kalıp iki kuruş daha fazla kazanmak için insanlar birbirlerine giriyor. Bizim koşullarımızı daha önce başka yazılarda anlatmıştım. Şimdi bahsetmek istediğim konu ise fabrikadaki taşeron işçilerin durumu.

Fabrikamızda temizlik, yemekhane ve ulaşım çalışanları taşeron firmalardan sağlanıyor. Yani Arçelik fabrikasının işlerinin yürümesi için gerekli olan bu saydığım iş kollarındaki işçiler Arçelik'e bağlı değil. Taşeron işçilerine muamele öyle ayrı ki, Arçelik'in, işçileri için sunduğu hiçbir imkandan yararlanamıyorlar. Fabrika bahçesinde eğlence düzenleniyor mesela, ona bile gelemiyorlar, o sırada çalıştırılıyorlar. Ekonomik farklılıklar ise zaten çok fazla.

İş yerinde bir çok arkadaşımız bizim işlerimizin yürümesini sağlayarak çalışan taşeron işçilerinin de Arçelik kadrosunda çalışması konusunda hemfikir. Bu üç taşeron firmasının ise ortak özelliği çalışanlarının çoğunun emeklilikte yaşa takılanlardan ya da emekli olmaları. EYT’liler için durum hepimizin malumu, sistem için emekli olmak için genç (!) çalıştırılmak için ise yaşlılar. Tabii ki bu durumu taşeron firmaları asla kaçıramazlardı. İnsanları asgari ücretle, 16 saat insanlık dışı mesailerle çalıştıran temizlik firması daha bugün "işine gelmeyen çıksın"lı toplantı yapıyordu. EYT'li olduklarını, dışarıda kolay kolay iş bulamayacaklarını biliyorlar ya! Demem o ki birçok taşeron firmasında şartlar zaten böyle, burada yanlış olan taşeron sistemi zaten; iş yerlerinin asıl işini başka firmalara yaptırmaları, taşeron yasaklanmalı. Ama kimse hadi yasaklayalım gerçekten kötüymüş demez, bunun için iş yerlerimizde örgütlenmeli ve baskı yapmalıyız. Bizim bizden başka kimsemiz yok, taşeron işçileri örgütlenirken Arçelik'in kadrolu işçileri de buna destek vermeli, bugün onlara yarın bize ve biz birlikte güçlüyüz.

Çerkezköy Arçelik fabrikasından bir işçi

 

Mobbinglere karşı sendikalaşıp mücadele etmeliyiz

Merhaba;

Bizim fabrika geçen hafta 2 vardiyadan (7-3, 3-11) tek vardiya (7-5) düşerek Cumartesi Pazar tatil oldu. Bazı bölümlerde bu değişiklik sırasında fabrika nedeni şöyle açıkladı: Elektrik ve servislerde tasarruf, bütün yetkililerin fabrikada olmasından kaynaklı daha hızlı karar alma ve daha kalite ürün, biz işçilerin ailemizle daha uzun vakit geçirip daha uzun dinleme süresi ile daha verimli çalışmamız planlanmış. Ama daha ilk hafta dolmadan mesailer başladı. İlk hafta siparişler yetişmediği için Cuma günü 7’ye kadar fabrikada mesaiye kaldık. Geçtiğimiz hafta siparişlerin yetişmemesinden dolayı bazı bölümler 2 vardiyaya geri dönmek zorunda kaldı. Patronun bu değişikliğinin asıl nedeni 3-11 vardiyasında amirler olmadığı için üretim azalmasını ortadan kaldırmayı istemesidir. Şimdi 7-5 tek vardiyada müdür amirler hatta patronun babası hat içinde dolaşıp işçilere daha hızlı çalışması için baskı yapıyor. Ama biz işçiler bu baskılara sessiz kalacak değiliz. Daha insancıl koşullarda çalışmak için sendikalaşıp örgütleneceğiz.

ELS Fabrikasından bir işçi

Bu yazı Gerçek gazetesinin Kasım 2019 tarihli 122. sayısında yayınlanmıştır.