Fransa Başkonsolosluğu önünde Filistin Dostları eylemi: Corç Abdullah’a özgürlük! Filistin’e özgürlük!

Samidoun Esirlerle Dayanışma Ağı, Ekim ayını 1984 yılından beri Fransa’da tutuklu bulunan Lübnanlı devrimci Corç İbrahim Abdullah ile dayanışma ayı ilan etti. 19 Ekim Cumartesi günü Fransa’da Abdullah’ın tutuklu bulunduğu hapishanenin önünde yapılan eylemle aynı gün, Emperyalizme ve Siyonizme karşı Filistin Dostları Corç Abdullah’ın Fransız emperyalizminin elinde tutukluluğunu protesto etmek için İstanbul Taksim’deki Fransa Başkonsolosluğu önünde bir basın açıklaması düzenledi.                          

Hayatını emperyalizme ve Siyonizme karşı mücadeleye adayan Lübnanlı komünist bir devrimci olan Corç Abdullah, Lübnan Silahlı Devrimci Grupları (LSDG) adlı örgütün kurucusu olma suçlamasıyla Fransa’da 1984 yılında tutuklandı. LSDG, Siyonist İsrail Fransa ve ABD’nin desteğiyle Lübnan’ı işgal ettiğinde, bir yandan Siyonist işgal güçlerine karşı çarpışırken, işgalcilere karşı direnişi emperyalist ülkelere de taşıdı. Siyonist işgalin sponsorlarını, finansörlerini, silah tüccarlarını ve komuta kademesinde bulunanları hedef aldı. Corç Abdullah da, LSDG’nin ABD’nin Fransa’daki askerî ateşesi Charles R. Ray’i ve Siyonist oluşumun istihbarat örgütünün Fransa’daki başı Yaakov Bar-Simantov’u öldürmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle Fransa devleti tarafından tutuklandı. Tutuklandıktan 14 yıl sonra hukuki açıdan serbest bırakılması mümkün hale gelmişken, Fransız emperyalizmi Corç Abdullah’ı esir tutmaya devam etti.

Emperyalizme ve Siyonizme karşı Filistin Dostları üyeleri dünyanın dört bir yanında Corç Abdullah’ın özgürlüğü için eylem yapanlarla birlikte, Abdullah’ın ve Filistinli tutsakların sesini yükseltti. Fransa Başkonsolosluğu’nun bulunduğu İstiklal Caddesi’nde toplanan Filistin dostları tutukluluğunun 35 yılını doldurmak üzere olan Abdullah’ın bir an önce serbest bırakılmasını talep etti. Türkçe, İngilizce ve Arapça “Corç Abdullah”a özgürlük pankartının arkasında toplanan Filistin dostları eylemde “Abdullah’a özgürlük, Filistin’e özgürlük!”, “Tutsaklara özgürlük, Filistin’e özgürlük!”, “Yıkılsın Siyonist İsrail devleti!”, “Nehirden denize özgür Filistin!” sloganlarını attılar. Filistin dostları eylemde taşımak üzere yanlarında Filistin bayrağı da getirmişti. Ancak bir yandan meydanlarda, mitinglerde Siyonizme karşı nutuklar atan, Filistin dostu olmaktan bahseden, ama Filistin halkının arkasından Siyonizmle ilişkiler kuran, anlaşmalar imzalayan AKP hükümetinin polisi Filistin bayraklarının açılmasını engelledi.


Emperyalizme ve Siyonizme karşı Filistin Dostları adına okunan basın açıklamasının bir kısmını okurlarımızla paylaşıyoruz:

“Emperyalistler ve Siyonistler, Corç Abdullah’tan korkmakta haklılar. Çünkü Ortadoğu başta olmak üzere dünya çapında halkları baskıyla ve katliamlarla esir tutmaya devam ediyorlar ve Corç Abdullah’ta LSDG’nin mücadele tarihini ve emperyalistlerin Ortadoğu’daki katliamlarının cezasız kalmayışını görüyorlar. Onda, esaret, şantaj ve tehditlere rağmen teslim olmamayı görüyorlar. Onda, Oslo teslimiyetçilerinden farklı olarak, Filistin için devrimci bir sosyalist çözümün savunuculuğunu görüyorlar. Nihayet Abdullah, Ürdün Nehri’nden Akdeniz’e birleşik bir Filistin’i, bir grup ya da millete ait olmanın kimseye bir ayrıcalık ya da hor görülme getirmeyeceği bir Filistin’i savunuyor.

İnanın, esas bundan çok, ama çok korkuyorlar!

Korkularında haklılar. Gazze’den Kudüs’e, Mısır’dan Irak’a, Sudan’dan Cezayir’e gençliğin kimi zaman gerçek mermilere göğüs gererek sömürüye, işgale, geleceksiz bırakılmaya karşı bir kez daha kıyama yöneldiği bu yıllarda, korkuları bir kat daha artıyor.

Korkularında haklılar. Abdullah’ı kendi zindanlarında, Filistin’de zulme baş eğmeyen diğer pek çok Filistinli devrimciyi Siyonist zindanlarda tutmazlarsa, yeri geldiğinde Siyonizme karşı mücadele veren ileri unsurları suikastlerle katletmezlerse, kendilerine taşlarla karşılık veren çocukları gerçek mermilerle öldürmezlerse, bölgenin kanını emen ve kendi ceplerini dolduran Siyonist işgalin sürdürülemeyeceğinin farkındalar.

Korkularında haklılar. Abdullah, herhangi bir tutsak değil. 1978’te Filistin’in yiğit evlatları ile saf tutarak, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) saflarında mücadeleye atıldı. Tutsak alınıncaya kadar da farklı biçimler altında mücadelesini sürdürdü. İşçi sınıfının kapitalizme karşı mücadelesi ile Arap halkının emperyalizm ve Siyonizme karşı mücadelesini bir bütün olarak ele aldı. Siyonistlerin ve emperyalist destekçilerinin tehditlerine de, mermi ve bombalarına da aldırmadı. Doğru bildiği yolda yürümeyi sürdürdü. Bu yol, toprakları işgal edilmiş bir halkı sınıfsız, sömürüsüz, onurlu bir geleceğe taşıyabilecek yegane yoldu.

Fakat korkunun ecele faydası yok. Abdullah’ın 24 Ekim’de 35. yılını dolduracak olan tutsaklığının bir avuç emperyalist ve Siyonist dışında kimseye bir faydası yok. İşgal altındaki Filistin halkına da, Yahudi sermayesinin sömürdüğü Yahudi işçi ve emekçilerine de, Fransız burjuvazisinin ve Macron’un emperyalist tekellerinin çıkarları doğrultusunda kazanılmış bütün haklarına hücum ettiği Fransız işçi sınıfına da, bu mahpusluğun bir faydası yok. Aksine, Lübnan ve Filistin halklarının kurtuluşu, dünyanın dört bir yanındaki sömürülen ve ezilen milyarlarca insanın çıkarına olduğu için, bugün bir kez daha Abdullah’ın serbest bırakılması ve talep ettiği biçimde ülkesi Lübnan’a gönderilmesi talebini yükseltiyoruz.

Corç İbrahim Abdullah’ın mücadelesi, mücadelemizdir. Düşmanları, düşmanlarımızdır.

Er ya da geç galip gelen biz olacağız!”