Padişah ve kulları

7 Haziran seçimleri yaklaşırken, partilerin aday adayları birer birer kendilerini ilan etmeye başladılar. Aday adayları ile ilgili en ilgi çeken tartışma, Erdoğan'ın kara kutusu Hakan Fidan'ın, Erdoğan'ın karşı çıkmasına rağmen aday adayı olmasıydı. Daha sonraları ise, HDP'nin seçim stratejisi gibi konular daha fazla ön plana çıkmaya başlamıştı ki, bir kaç gündür sosyal medyada, yüzyıllar öncesinden gelen kostümleri kuşanarak AKP'den aday adayı olduklarını ilan eden bir takım şahısların fotoğrafları gezmeye başladı. Ortalama bir AKP fanatiğinin bile savunmakta zorlanacağı bu tebdil-i kıyafet taktiği, hepimizi ziyadesiyle güldürdü.

Ama bu meselenin başka bir yönü daha var. Aslında bu yön trajik. Geçtiğimiz haftalarda bu ülkenin Cumhurbaşkanı olan kişi, biz işçi ve emekçilerin vergileriyle kendisine inşa ettirdiği sarayında bir konuğunu ağırlamış, karşılama töreni sırasında sarayın merdivenlerine dizilen ve eski Türk devletlerinin askerlerini temsil ettiği söylenen 16 figüranın tarihi kıyafetlerle (birisi anlaşılan bornozla) orada kullanılması bir hayli tartışılmıştı.

Şimdi tabloya uzaktan bakalım. Seçimle başa gelmiş bir Cumhurbaşkanı, kendisine biz işçi ve emekçilerin vergileriyle bir saray yaptırıyor, bu sarayında, zayıflamakta olan iktidarını figüran desteğiyle haşmetli göstermek için bunlara kılıç kuşatıyor, askerlerine (bizim polislere yani), yeniçerileri kıskandıracak yetkiler bahşeden bir kanunu çıkarmak için kendisini paralıyor, AKP aday adayları da haliyle, bu kokuşmuş sisteme bir ucundan entegre olabilmek için, tuhaf tarihi kostümler kuşanarak kentlerin reklam panolarını süslüyorlar.

Bunların hepsinin neye öykündüğünün, neye özendiğinin, ne olmak istediğinin farkında mısınız? Padişah ve kulları elbette! Bu kostümlerin esas sahipleri ne yapıyordu dersiniz tarih boyunca? Osmanlı halkı (reaya), sırtında elli küsur vergiyle, sabah akşam çalışıp bunların şatafatını doyurmaya çalışıyordu. Sarayda siftinmekten başka bir iş yapmayan askeriye sınıfı ve en tepede de padişah efendiler, yediler, içtiler, eğlendiler. AKP'li aday adaylarının padişah kostümü giymesi bundandır. AKP'nin eski başının, kendisine saray yaptırması da bundandır. Bunlar, "işçi emekçi üretsin, bizi beslesin" derdindedir. Denklem bu kadar basit! Osmanlı köylüsünün kostümünü, kıyafetinin nasıl bir şey olduğunu bilmediklerinden mi giymiyorlar sanıyorsunuz?

Bu efendiler bilsin ki, bizim de kökümüz Osmanlı'dadır. Ama bizimkisi, tarlasında çalışan reayadır, Bursa'da tekstil fabrikalarında özgürlüğünü kazanabilsin diye ücret almadan çalışan köledir, Şeyh Bedrettin'dir, Torlak Kemal'dir, Pir Sultan'dır!

Bilsinler ki, bizim sırtımızdan tarih yazmalarına artık bir son vereceğiz!

 

Gerçek'i paylaş:

devrimci marksizm okulu ulusların kendi kaderini tayin hakkı

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri