Olimpiyat tarihinin üç yüz akını hatırlayalım: Tommie Smith, John Carlos, Peter Norman

“Siyahların damgalandığı yerde, beyaz işçiler kendilerini kurtaramazlar” –Karl Marx

Tarihi antik çağlara kadar dayanan ve bu gün dünyanın en kapsamlı spor organizasyonu olan Olimpiyat Oyunları tarihinde çok sayıda başarı hikayesi, dünya rekoru, doping skandalı ve büyük hayal kırıklıkları mevcuttur. Ancak olimpiyat oyunlarını izlerken sadece stadyumun içerisini görmek son derece eksiktir. Çünkü gerek olimpiyat tarihi incelendiğinde, gerek bu gün milyonlara kendisini izlettiren oyunların ve müsabakaların tarihsel gelişimi ele alındığında görülecektir ki  sporun gelişimiyle mevcut siyasi ve iktisadi güç dengelerinin arasında kopmaz bir bağ bulunmaktadır. Tam da bu sebeple  olimpiyat tarihinde organizasyonun gerçekleştirildiği şehir ve zamana bağlı olarak gerçekleşen çeşitli toplumsal olaylar da çok defa gündeme gelmiş, bu olaylardan bazıları ise hafızalara kazınmıştır. Bu yazının amacı da Rio yaz olimpiyatlarının yeni başladığı bu dönemde, bundan 48 yıl önce Meksika Olimpiyatlarında gerçekleşen, doping ve şike skandallarıyla karartılmış olimpiyat tarihinde bir güneş gibi parlayan üç sporcunun hikayesini hatırlamak, hatırlatmaktır.

Bilindiği üzere 1960’lı yıllar Dünya çapında büyük devrimci ayaklanmalara, kitlesel grevlere, boykotlara ve sokak eylemlerine sahne olmuştur. Bu yıllar ABD’de siyahilerin ırkçılığa, baskıya ve sömürüye karşı verdikleri hak mücadelesini en yukarlarda seyrettiği zamanlardır. Önce 1965 yılında “kara devrimin tarihi önderi” Malcolm X, New York’ta bir toplantı salonunda kurşunlanarak öldürülmüştür. Bu saldırıdan 3 yıl sonra 1968’de ise siyahilerin hak mücadelelerinin bir başka tarihi önderi Martin Luther King, suikastle öldürülmüştür. Bu iki cinayetle birlikte çok sayıda siyahi o tarihlerde yükselen ve radikalleşen hak mücadelesinin bastırılması uğruna öldürülmüş ya da hapse atılmıştır. Öldürülüp hapse atılmayan siyahilerin büyük çoğunluğu da zaten ABD’de yoksul mahallelerde, sefalet koşullarında yaşamaktadırlar. Bu durum ABD’nin 1968 Meksika olimpiyatlarına katılacak atletizm takımında da yansımasını bulacaktır. Çünkü siyahileri sefalet koşullarına mahkum eden, hak mücadelelerini kanla ve şiddetle bastırmak için kolları sıvayan ABD hükümetinin bu olimpiyatlarda atletizm dalında madalya beklediği en önemli sporcular da siyahidir. İşte bu çelişki, 1968 Meksika olimpiyatlarında gerçekleşen tarihi protestonun harcını hazırlamıştır.

Protesto, erkekler 200 metre koşu yarışının ödül töreninde gerçekleşir. Yarışı kazanan Tommie Smith ve yarışı üçüncü bitiren John Carlos, ABD adına yarışan siyahi atletlerdir. Bu iki sporcu milyonlarca insanın izleyeceği ödül töreninde ülkelerinde siyahilere yönelik gerçekleştirilen katliamlara ve siyahilere reva görülen yoksulluk koşullarına yönelik bir protesto gerçekleştirmeye karar verirler. Ancak kürsüde yalnız olmayacaklardır. Protestoyu nasıl yapacaklarını dahi netleştirmeden yarışta 2. Olan Avusturalyalı beyaz atlet Peter Norman’ın yanına giderler ve kürsüde kendilerine destek olmasını isterler. Bu teklifi duyar duymaz kabul eden Peter Norman, gerçekleştirilecek protestoya dair fikir vermekten de geri durmaz. Ödül töreni başlar, dereceye giren iki siyahi atlet Tommie Smith ve John Carlos yoksulluğu sembolize etmek için kürsüye yalın ayak çıkarlar, ABD ulusal marşı çalmaya başladığında ise siyah eldiven geçirdikleri ellerini yumruk yaparak havaya kaldırırlar. Bu sırada ikincilik kürsüsünde duran Peter Norman da göğsüne “İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi” kokartını takarak bu protestoya destek olur. Milyonlarca insanın önünde gerçekleştirilen bu beklenmedik eylem çok ses getirir. O günden sonra bu üç büyük sporcunun hayatları cezalarla, men edilmelerle, olimpiyat köyünden kovulmalarla geçecektir. Ancak sporculardan hiçbiri yaptıkları eylemin arkasında durmaktan vazgeçmezler. İkinci olan Avustralyalı atlet Peter Norman, 64 yaşında hayatını kaybettiğinde tabutunu en önde omuzlayan iki isim Tommie Smith ve John Carlos olacaktır. Peter Norman’ın 1968 Meksika olimpiyatlarında ikincilik aldığı 20.06 saniyelik 200 metre koşu derecesini Avusturalya’da halen geçebilen olmamıştır.

   

Gerçek'i paylaş:

devrimci marksizm okulu ulusların kendi kaderini tayin hakkı

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri