Müslüman var, Müslüman var

Pakistanlı işçi sınıfı göçmen bir ailenin çocuğu Sadik Khan (İngiliz yurttaşı olduğu için adını kendisi yazdığı gibi yazıyoruz, yoksa tabii ki Sadık Han diye okunacak ad), milyarder bir ailenin mirasçısı olan Muhafazakâr Parti adayı Zac Goldsmith’i yüzde 43’e karşı yüzde 57 oyla ezici bir yenilgiye uğratarak dünyanın en önemli kentlerinden birinin, Londra’nın belediye başkanı oldu. Zac Goldsmith ve onun ağababası Britanya başbakanı David Cameron, kampanya sırasında Khan’ın İslami terörizmi desteklediğini, DAİŞ (IŞİD) yanlısı olduğunu ileri sürecek kadar alçaldılar. Ama Khan’ın partisi Labour (İşçi Partisi) çok başarılı bir seçim geçirmediği, hatta İskoçya’da çöktüğü halde, Khan Londra’da partisinin oylarını arttırdı. Böylece, sekiz yıldır sağcı Muhafazakâr Parti üyesi belediye başkanı Boris Johnson’ın elinde olan Londra, bir Müslüman’ın seçimi kazanmasıyla yeniden solun eline geçti.

Sadik Khan hiç saklamıyor: inanmış bir Müslüman. Ama inancını kendi özel hayatına ait bir şey olarak görüyor. Politikada (bizim anladığımız anlamda olmasa da) solcu. İşçi sınıfının, yoksulların, göçmenlerin ve bütün ezilenlerin desteklenmesi gerektiğine inanmış. Programını da ona göre oluşturmuş. Britanya’da belediye konutları (“council housing” olarak bilinir) işçi sınıfı ve yoksullar için çok önemlidir. Londra’ya geldiğinde babası kentin ünlü kırmızı çift katlı otobüslerinde şoförlükle geçinmeye başlayan Sadik Khan’ın ailesi de böyle bir belediye toplu konutunda oturuyormuş. Bir önceki Muhafazakâr belediye başkanı Boris Johnson döneminde sosyal konutlara doğru dürüst yatırım yapılmadığı için, bu tür konut arzı talebin çok altında kalmış bulunuyor. Bugün sosyal konutta oturmak için başvuranlardan sırada bekleyenlerin sayısı 300 bine ulaşmış durumda. Sadik Khan seçmenlere yılda 80 bin belediye konutu inşa etmeyi vaat etmiş bulunuyor. Bunun için, kâr amacıyla çalışmayan ayrı bir kamu şirketi kurulacak. Bu şirket özel müteahhit şirketleriyle rekabet ederek ayrıca konut fiyatlarını düşürecek. Eski belediye başkanı Boris Johnson ise sanırsınız Kadir Topbaş’ın kankası! TOKİ nasıl bütün sermayesini özel müteahhitlerle işbirliğine ayırmış durumda, o da belediyenin sosyal konut alanında çok önemli bir geleneği olan Londra’da bu geleneğe büyük bir darbe vurmuş, özel müteahhit sermayesini desteklemiş.

Londra’da ulaşım çok pahalı. Hani mesela Boğaziçi köprülerinden geçenlerin her gün 5 liraya yakın para ödedikleri gibi, Londralı da kamu ulaşımından ancak büyük bedeller karşılığı yararlanıyor. Khan şimdi önümüzdeki dört yıl boyunca ulaşıma hiç zam yapmamaya da söz vermiş durumda.

Başbakanın ve seçimlerdeki rakibinin halkın üzerindeki İslamofobi etkisinden yararlanmak için terörizm destekçisi olmakla suçladığı Sadik Khan, bir Müslüman milletvekili olarak (belediye başkanlığına seçilmeden önce milletvekiliydi Khan), eşcinsel evliliğine olumlu oy vermiş biri. Nasıl oluyor, inanmış bir Müslüman olarak bu yönde oy kullanıyor? Çünkü bizim softalar gibi, herkese kendi hayat anlayışını dayatmaya meraklı değil. Kendisi tasvip etmeyebilir öyle yaşamayı. Ama başkalarının seçişine saygı gösteriyor! Müslüman var, Müslüman var!

Biz Sadik Khan’ın anladığı türden solculuğu eksik ve dolayısıyla yanlış buluyoruz. Kapitalist sistemi reformlarla düzeltmek, yoksulluğu, savaşı, doğanın tahribini kalıcı olarak ortadan kaldırmak mümkün değil. Ama şunu vurgulamak bizim için önemli: Müslüman kimliğine sahip çıkan bir politikacı, dünyanın en önemli kentlerinden birinde solcu politikalarla halkın güvenine mazhar olabiliyor.

Londra nüfusunun sadece yüzde 12’si Müslüman kökenden geliyor. Londra çok kozmopolit bir kent olduğundan geri kalan yüzde 88 arasında Budist de vardır, Rastafari de. Ama herkes bilir ki, geri kalan yüzde 88 içinde en az yüzde 70 ya da 80 Hıristiyan kökenli ailelerden gelir. Bizim softalara sormak gerek: Hıristiyanlar neden bir Müslüman’a oy verir? ABD’de Clinton’ın baba Bush’u yenilgiye uğrattığı 1992 seçimlerinde ünlenmiş bir laf vardı: “A salak” deniyordu baba Bush’a “ekonomiye bak!”  ABD ekonomisi krizdeydi, halk seçime başkan olarak giren baba Bush’tan yüz çevirmişti. Hıristiyanlar neden Müslüman’a oy verir diye sorulduğunda da cevap açık: “A salak, sosyal sınıfa bak!”

Aday ister Müslüman olsun ister Hıristiyan,  geleceğini düşünen işçi kendi sınıfına oy kullanır!

Gerçek'i paylaş:

devrimci marksizm okulu ulusların kendi kaderini tayin hakkı

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri