Kadın Mücadelesi

Gerçek, 26 Kasım 2015
Kadınların yaşamını savunmak ve şiddete maruz kalmalarını engellemek elbette tek tek "kahraman kadınlar"dan geçmiyor. Bu ancak, kendi yaşam hakkını savunmanın meşruluğu temelinde kolektif bir mücadele ve dayanışmanın örülmesi ile yani öz savunma örgütlenmeleri kurarak mümkün olabilir.
Gerçek, 25 Kasım 2015
25 Kasım, sadece Mirabel Kardeşler’i anma günü değil, onların bugün daha da yakıcı hale gelen mücadelesini yükseltme günü. Onların gösterdiği cüret ve cesaretle! Mücadelemizde yaşatacağımız anılarını ve sembolleşen şu sözlerini hiç unutmadan!
Gerçek, 21 Eylül 2015
Savaşların bilançoları sadece insan ölümleri, ekonomik kayıplar, kentlerin yağmalanması değil. Kadınlara yönelik tecavüzler, işgalcilerin kadınları hamile bırakması, fuhuşa zorlaması, savaş ganimeti gibi esir alması, işkenceler ve çocuklara yönelik tecavüzler savaşların yıkıcı sonuçlarından. Kadınların bir meta olarak görüldüğü bu düzende başta I. ve II. Dünya Savaşı olmak üzere tüm emperyalist savaşlarda, sömürge savaşlarında, mezhep savaşlarında, darbelerde, soykırımlarda kadınlara sistematik olarak tecavüz edilmiş, savaş bir kez de kadın bedeni üzerinden verilmiştir.
Armağan Tulun, 15 Temmuz 2015
Mustafa Karataş kadına karşı şiddeti meşrulaştıran sözlerini İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi profesör unvanının ağırlığı ile söyledi. Bu sözler eleştirildiğinde de hakkında çıkan haberlerin gerçek olmadığını ileri sürdü ve "Yapılan yalan haberler dine yöneliktir." diyerek dini kendine kalkan yapmaya çalıştı. Mustafa Karataş'ın kelime kelime ne söylediği ortada, isteyen açıp kanalın internet sitesindeki videolardan izleyebilir. Ama biz Karataş'ın sarf ettiği sözleri de başkalarının ağzından çıkacak yenilerini de duymak istemiyoruz. O iftar saatinde ne çok kadının lokması...
Gerçek, 19 Haziran 2015
Kadın cinayetleri sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada kadınların yaşamlarını ellerinden alıyor. Bu ayın başında bu cinayetlere karşı Arjantin'de son yılların en kitlesel mücadelesi yükseldi. Aşağıda hem bu mücadele ile ilgili Gerçek Gazetesi'nin Haziran 2015 tarihli sayısında yer alan yazıyı hem de Arjantin'deki kardeş partimiz Partido Obrero'nun kadın örgütü olan ve hareketin öncülerinden biri konumundaki Plenario de Trabajadoras'a hem DİP'li Kadınlar'ın hem de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun gönderdiği dayanışma mesajını yayınlıyoruz.
Gerçek, 8 Haziran 2015
Peki şimdi ne olacak? Bu tehditleri savuranlar yani Özgecan’ın katilleri 12 Haziran’da Mersin Tarsus Adliyesi’nde ilk kez hakim karşısına çıkacak. Büyük ihtimalle de takım elbise kravat giymiş “iyi halleri” ve yüzlerindeki “pişmanlık” ifadeleri ile. Meydanı onlara bırakmamak için, Özgecan’ın katillerinin, onları koruyan yasaların ve devletin karşısında Özgecan’a ve onunla birlikte öldürülen kadınlara sahip çıkmak için, 12 Haziran’da orada olalım. Mahkeme salonunu bir mücadele alanına çevirelim.
Gerçek, 5 Haziran 2015
AYM’nin kararı, kadın düşmanı bir karar olduğu kadar medeni kanunun ve ceza kanunun birçok hükmü açısından da hukuk dışıdır. Bu kararı fiilen yırtıp atmak, kadınlar açısından vahim sonuçlarını yaşamamak ancak mücadeleyi yükselterek, kazanılmış haklarımıza sahip çıkarak mümkün olacaktır.
Gerçek, 10 Mart 2015
AKP hükümetinin ve onun başı Tayyip Erdoğan’ın kadınlar üzerinde erkek egemenliğini nasıl kışkırttığı bugünlerde hep konuşulan bir konu. Bu söylenenler kuşkusuz doğru. Ama unutulan bir şey var: modern Türkiye’nin tarihinde kadınlara reva görülen tecavüz ve şiddetin doruğuna çıktığı birçok dönem, AKP’yi haklı olarak suçlayan ve kadının nesneleştirilmesine karşı çıkan kadınlarca görmezlikten geliniyor.
Gerçek, 10 Mart 2015
Kadınların maruz kaldığı baskı, şiddet ve ayrımcılık, AKP dönemi ile birlikte başlamadı. Kadınların ezilmesinin asıl müsebbibinin yani erkek egemenliğinin kökleri çok daha uzun bir tarihe sahip. Ancak AKP, bugün kendi muhafazakar yaşam biçimini tüm topluma dayatan, kadınlara yönelik işlenen suçların en sivri uçta yer alan kışkırtıcısı konumunda.
Gerçek, 9 Mart 2015
Erkekler gücü kaslarından değil, erkek egemenliğinden alıyor. Ve bugün onunla kol kola giden kapitalizmden. Belanın kaynağı adıyla sanıyla erkek egemen kapitalist sistem! Bu bela karşısında bugün kadınların yaşamlarını savunabilmek için koruma tedbirlerinden, ağır cezalara ve yeterli sayıda kadın sığınağına çeşitli taleplerle mücadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. Ama kadınları korumaya çalışırken erkek egemenliğinin hayatına devam etmesine izin verirsek, o zaman başka kadınların bir daha ölmemesi için kalıcı bir güvence sağlayamayız. Bu beladan kurtulmak gerek!

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri