Kadın Mücadelesi

Armağan Tulun, 8 Haziran 2018
İrlanda, en katı şekilde kürtaj yasağını uygulayan ülkelerden biri. Öyle ki, sadece gebelikten kaynaklı hayati risk durumunda kürtaja izin veriliyor. Tecavüz ve ensest durumlarında bile yasak. Gerekçe anne ve çocuğun eşit yaşam hakkını(!) savunmak. Mayıs ayında yapılan referandumla birlikte ise kürtajın yasal bir hak olarak tanınmasını sağlayacak yasal değişikliğin yapılmasının önü açılmış oldu. Yani, referandumda kürtajın serbest hâle getirilmesini savunanların oranı %66,4 çıktı ama henüz bu hak elde edilmiş değil. Kadınlar bir tur da yasanın parlamentodan geçmesi için mücadele etmek zorunda...
Armağan Tulun, 17 Mayıs 2018
Sandıkları halktan kaçırırcasına baskın bir seçim olarak ilan edilen 24 Haziran seçimleri ile Erdoğan ve AKP, istibdadı koyulaştırmak, bir tek adam rejimi ile ülkeyi yönetmeyi hedefliyor. Bunun kadınlar açısından ne anlama geleceğini düşününce, içimizden, 16 yıllık AKP ve Erdoğan iktidarında yaşadıklarımızdan daha kötüsü olamaz ki demek gelebilir. Ama olabilir, hatta olur.
Gerçek, 11 Şubat 2018
Uçurtmayı Vurmasınlar filmi, Feride Çiçekoğlu’nun aynı adlı kitabından sinemaya uyarlanmış 1989 yılı yapımlı bir film. Filmde, annesiyle birlikte hapishanede kalan Barış isimli çocuğun gözünden, hapishanede geçen günler anlatılıyor. Pek çoğumuzun gözleri dolmuştur bu filmi izlerken. Kimimiz de öfkeyle dolmuşuzdur, çocukları hapishanede büyümeye mahkûm eden bu sisteme karşı. Bugün 600’ü aşkın çocuk tıpkı Barış gibi hapishanede büyüyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre Nisan 2017’de anneleriyle beraber hapishanede olan çocuk sayısı 560 iken son veriler, Kasım 2017 itibariyle bu sayının 624...
Armağan Tulun, 6 Şubat 2018
Kadınların oy hakkı için çeşitli yazılar yazıp bu talebi bireysel olarak dile getirmeye başlamaları 1600'lü yıllara dayanıyor. Bu talebin etrafında örgütlü bir mücadelenin ortaya çıkışı ise 1800'lerin sonlarında, başta Britanya ve ABD'de yükselen Süfrajet hareketi ile gerçekleşti. "Suffrage", Batı dillerinde oy kullanma hakkı anlamına geliyor. Süfrajet hareketi de ismini bu kökenden alıyor. 6 Şubat, bu hareketin bir kazanımı olarak Britanya'da kadınların oy hakkına sahip olmasının 100. yıldönümü.
Behnaz Tebrizi, 4 Şubat 2018
Sadece Çarşamba günleri, sadece beyaz başörtü ile değil, her gün renk renk başörtülerle meydanlarda kadınlar. Emekçisi, emekli olamayanı bu davanın bir parçasıdır. Kadın hareketini, feministlere veya liberallere, dini istibdada karşı olanların hareketini laik liberallere, ezilen halkların mücadelesini demokratlara bırakmak sosyalistlerin davasını “geçim” davasına dönüştürür. Bu mücadeleler birbirinin ön koşulu değil, iç içe ve birbiriyle daha güçlenen davalardır. Bizim davamız insanlık davasıdır. Onlar, liberalinden tut monarşi taraftarına, bu davayı sahiplenmeye çalışsa da, istibdadın,...
Armağan Tulun, 7 Ekim 2017
Temmuz ayında daha az gündeme gelen Mağdur Hakları Yasa Tasarısı ise "suç nedeniyle fiziksel, zihinsel, ruhsal veya ekonomik olarak doğrudan zarar gören" kişilerin haklarına, bu kişilerin korunmasına yönelik düzenlemeleri içeren bir tasarı. İçinde olumlu düzenlemeler yok değil. Bugün kadınlar şiddete maruz kaldıklarında ve şikayetçi olmak istediklerinde ya da korunma talep ettiklerinde, kendisine şiddet uygulayan erkeğe teslim edilmeden tutalım da karakolda kötü muameleye kadar birçok sorunla karşı karşıya kalıyor. Yani yaşadığı travma yetmiyormuş gibi bir darbe de destek beklediği devletten...
Gerçek, 13 Ağustos 2017
25 Temmuz günü AKP, hazırladığı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda değişiklik tasarısını meclise sundu. Bu tasarıya göre il ve ilçe müftülerine ve bu müftülerin yetki verdiği imamlara da evlendirme yetkisi veriliyor. Tasarı laikliğe karşı olduğu ve kadınların mevcut haklarını geriye götürdüğü gerekçesiyle başta kadın örgütleri olmak üzere geniş bir kesimden tepki gördü. Biz de bu değişikliğin ne anlama geldiğini, tasarının gerekçesinden ve AKP kanadının savunmalarından yola çıkarak anlamaya çalışalım. Zira müftülerin tam olarak nasıl bir nikâh kıyacağı, belediye memuru ile aynı sözleri mi sarf...
Gerçek, 11 Haziran 2017
Kadınları aşağılayan, çocukların zorla evlendirilmesini, istismarını meşrulaştıran sözleri duymaya devam ediyoruz. Artık tümüyle iktidara bağlı hale gelen yargı, bu sözlerin sarf edilmesini düşünce özgürlüğü olarak görüp hesap sormuyor. Bu sözleri sarf edenler cesareti hükümetin politikalarından alıyor, yargı da onları koruyor.
Armağan Tulun, 15 Mayıs 2017
17 Mayıs 1987’de, bundan tam 30 yıl önce, 80’li yılların neredeyse ilk kitlesel eylemini kadınlar gerçekleştirdi. 1987 yılının başında Çankırı’da bir hakimin şiddet gördüğü için boşanmak isteyen bir kadının talebini, kadının o sırada hamileliğini gerekçe gösterip ayrıca üç çocuğu daha olduğu için “kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” sözleriyle reddetmesi, çok önemli bir mücadelenin fitilini ateşlemiş oldu. Hakimin bu kararının tüm kadınlara karşı bir karar olduğunu, bu durumun bir gün başka kadınların da başına gelebileceğini ileri süren kadınlar bu kararı veren...
Gerçek, 10 Mart 2017
Merhaba işçi kardeşlerim. Ben Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan bir kadın işçiyim. Çoğunluğu kadınlardan oluşan 140 işçinin çalıştığı bir fabrikada çalışıyorum. Kadınların yoğunluklu olarak çalıştığı bir fabrika olmasına rağmen kadın işçilere dönük düzgün uygulama yok. Onlarca çocuğu olan kadın işçi olmasına rağmen fabrikada hala kreş yok. Hepimizin çocukları ailelerimizin yanında kalmak zorunda. Çocuklarımızı sadece izin günlerinde görebiliyoruz. Bu durum hem bizim hem de çocuklarımızın moralini bozuyor. Oysa fabrikada bir kreş olsa en azından daha okula başlamamış çocuklarımızdan...

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri