İşçi Mücadelesi Arşivi

Ayrıca fotoğraf sergileri, konserler, film gösterimleri ve sokak tiyatroları da kongrenin sanatsal ayağını oluşturdu. Bu yılki tema bağlamında, akademinin toplumun gündemi ve toplumsal sorunlarla bağı konusunda tartışmaların yapıldığı kongrede, geçtiğimiz kış Ankara'da önemli bir direnişe imza atan Tekel işçileri, Balcalı hastanesinde zafer kazanan Dev-Sağlık İş üyesi taşeron işçiler ve daha bir çok emekçi de “sokağın bilgisini” paylaşmak üzere hazır bulundular ve sunumlar yaptılar. Bu yılki kongrenin konukları arasında...
Referandumun hukuki içeriğinin önemsiz olduğunu söylemiyoruz. Bugüne kadar biz de başkaları gibi bu meseleyi ayrıntısıyla tartıştık. Şimdi de işe siyasi yönüyle bakalım diyoruz. Aslında referandumun siyasi yönünün hukuki yönünden daha önemli olduğu neredeyse mantıksal bir kesinlikle kanıtlanabilir: Refarandumda boykot ne orana ulaşırsa ulaşsın, hukuki bakımdan "Evet" ya da "Hayır" kazanacak. "Hayır" kazanırsa hukuki olarak zaten bir değişiklik olmayacak. "Evet" kazanırsa ne olacak?...
BDP, ESP, SDP, SODAP, DÖH, DÖKH, KÖZ, Partizan ve Devrimci İşçi Partisi Girişimi tarafından kurulan ve bir süredir bildiri, afiş ve stant çalışmalarıyla emekçileri ve ezilenleri referandumu boykot etmeye çağıran Ezilenlerin ve Emekçilerin Boykot Cephesi'nin düzenlediği miting yağmura rağmen coşkulu geçti. Özgürlük ve sosyalizm mücadelesinde düşenler için yapılan 1 dakikalık saygı duruşuyla başlayan mitingte ilk olarak tertiip komitesi adına Hülya Yer bir konuşma yaptı. Konuşmasında AKP'...
1 Eylül Salı günü Kışlahan meydanında DİP Girişimi tarafından "12 Eylül'de sandığa gitme, emekçilerin ve ezilenlerin üçüncü cephesine omuz ver" başlıklı bildirinin yaygın dağıtımı yapıldı. Verimli ikili tartışmalarla Antalya emekçilerine neden sandığa gidilmemesi gerektiği anlatıldı. Batıcı-laik burjuvazinin ve onun kuyrukçusu kapıkulu solunun "hayır" tercihinin hakim olduğu bölgede hayırın, aynı evet gibi işçilere ve ezilenlere bir faydası olmadığı üzerine tartışmalar yürütüld...
Kadınlar, çeşitli illerde oluşturdukları "kadınların boykot cephesi" aracılığıyla seslerini duyurmaya çalışsalar da, bu süreçte belki de en cılız ses kadın cephesinden geldi. Bu nedenle de utangaç "yetmez ama evet" cephesi dışında anayasa değişikliğinin kadınlar bakımından anlamı (ya da anlamsızlığı) üzerine çok söz söylenmedi; tabii buna bağlı olarak kadınların tavrının ne olması gerektiği hakkında da. "Yetmez ama evet" cenahı, referandumun birçok maddesinde olduğu gibi, "kadına yö...
DSİP zaten yıllardır bu yolun yolcusu. Alternatif küreselleşme hareketinin etkisi altına gireli beri, Britanya'daki "rehber"i, ("Cliff'çiler" lakabıyla bilinen) SWP'den de daha hızlı biçimde işçi sınıfı politikasından uzaklaşarak post-modern bir küçük burjuva çizgiyi benimsemiş durumda. Ama burada da durmayarak liberalizmi, burada da durmayarak AKP kuyrukçuluğunu benimsedi. 2007 seçimlerinde, Bin Umut Adayları saflarında  Baskın Oran ve Ufuk Uras gibi adaylar (biz ekleyelim, yani liberaller) olmasa AKP'...
Basın açıklamasında Dünya Barış Günü'nün nasıl ortaya çıktığı ve 1 Eylül'ün Dünya Barış Günü olarak ilan edilmesinin tarihsel önemine değinildi. Açıklamanın devamında dünyada haksız ve kirli savaşların devam ettiği ve emperyalizmin Irak'ta, Afganistan'da ve Ortadoğu'da kan dökmeye devam ettiği belirtildi. Bu coğrafyada ise savaşın kirli ve kanlı yüzünü Kürdistan'da gösterdiği vurgulandı. Kürt halkına yönelik asimilasyon politikalarına devam eden devletin, Kürt halkının...
Av. ŞİAR RİŞVANOĞLU DA YARGILANIYOR! Siyasal iktidar 12 Eylülde yapılacak Anayasa oylamasını ‘dev' bir demokratikleşme projesi olarak topluma sunarken, bir taraftan da muhalifler, sosyalistler ve  insan hakları savunucuları üzerindeki baskılar ve sindirme politikaları özel yetkili mahkemelerde açılan davalarla devam ediyor. Son olarak, ÇHD önceki dönem Adana Şube Başkanlarından Av.Şiar Rişvanoğlu hakkında  bir televizyon programında açıkladığı görüşleri nedeniyle ceza davası açıldı....
Baştan vurgulamak gerekir ki, bir değişim/dönüşüm herkes için ileri ya da herkes için geri olacak değildir. Bu değişikliklerin kim ya da kimler için, doğrusu, söz konusu olan toplum ve siyaset ise hangi sınıflar için ileri, hangi sınıflar için geri olduğunu tartışmak gerekir. Toptan bir değerlendirme yaparak bu değişimler -herkes için- ileridir/geridir demek, toplum bir de sınıflara bölünmüşse, baştan yanlış bir tutum olur. Zira toplumsal ve siyasal olaylar, içi her zaman birileri -özellikle de egemen...
İşçi Mücadelesi Arşivi , 28 Ağustos 2010
Ayrıca içinde bulunduğu Boykot Cephesi'nin afiş, stiker ve bildiri çalışmalarını da aktif bir şekilde yürüten İzmir DİP Girişimi'nin bu faaliyetleri halk tarafından ilgiyle karşılanıyor. İnsanlarla referandum konusunda bol bol konuşma şansını bulduğumuz bu günlerde aslında insanların kafasının hayli karışık olduğunu ve her iki cephe arasında sıkıştıklarını gözlemleyebiliyoruz. Bildirilerle ve konuşmalarla onlara, işçi sınıfı, ezilenler ve Kürt halkının burjuvazinin kanatlarından bağımsız bir üçüncü cephede birleşmesi i...

Sayfalar

Referandumdan 1 Mayıs'a; sömürülenlerin değil, üretenlerin dediği olacak!

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri