Hapishanelerde OHAL fırsatçılığı

OHAL ilan edildiğinden bu yana fırsatçılar hayatın her alanına olağanüstü müdahalelerde bulunmaya başladı. Hız kesmeden de fırsatçılığa devam ediyorlar. İşlerini yapmaya çalışan gazetecileri gözaltına aldılar, muhalif gazetelerin kapısına mühür vurdular, kamu emekçilerini on binlerle ihraç ettiler, belediyelere kayyım atadılar, halkın iradesini temsil eden belediye başkanlarını gözaltına aldılar, tutukladılar. Yetmedi iradesine sahip çıkan halka saldırdılar. Bunlar devletin bir halkı sindirmek için OHAL’den nasıl fırsatlar çıkardığını gözler önüne seren, dışarıda gördüklerimiz duyduklarımız. Peki ya şahit olamadıklarımız?

Tutsaklarla Dayanışma İnsiyatifi, 19 Eylül Çarşamba günü İHD İstanbul Şubesi’nde yapılan basın toplantısıyla hazırladığı OHAL Uygulamalarının Hapishanelere Yansıması ve OHAL Sonrası Hapishanelerde Yaşanan Hak İhlalleri Raporu’nu açıkladı. Raporun sosyal medya ve basından, İHD, ÇHD ve GÖRÜLMÜŞTÜR sitelerinden, CHP Cezaevi Komisyonu’ndan alınan bilgiler doğrulusunda hazırlandığı belirtildi.

İşkencelere göz yuman siyasi iktidardan Adalet Bakanlığı’na, hapishane müdürlerinden gardiyanlara hepsi bu suçun sorumlusudur! Hapishanelerde işkenceye, tacize derhal son verilsin! İşkenceye göz yumarak görevini kötüye kullanan hapishane müdürleri görevden alınsın! İşkenceci gardiyanlar, hem işkenceden hem cinsel tacizden yargılansın!

Hapishanelerde zaten uzun bir süredir devam eden baskı, sindirme, provokasyon ve taciz uygulamaları, 15 Temmuz sonrası OHAL fırsatçılığı ile çok daha fazla yoğunlaşmış, çeşitlenmiş ve sistematik olarak daha da sıklaşmış durumda. Keyfi görüş yasağı, yayın ve kitapların ulaştırılmaması, geç ulaştırılması, mektuplara el konulması, hukuki olmayan sansür uygulaması artık vakayı adiyeden sayılıyor.

15 Temmuz gecesi başarısızlıkla sonuçlanan askeri darbenin ardından Tayyip Erdoğan’ın istibdad rejimini büyüten adımları ile karşı karşıya kaldık. Derhal OHAL ilan edildi, ardı ardına kanun hükmünde kararnameler (KHK) yayınlanmaya başladı. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin askıya alındığı açıklandı. Güya tüm bu uygulamalar devletin içine sızmış Gülen cemaatini temizlemek içindi. Elbette söylendiği gibi olmadı.

Dışarıda maruz kaldığı taciz, tecavüz kadınların karşısına hapishanelerde misliyle çıkıyor. Kim bu tacizlerin, tecavüzlerin faili? Sizin askeriniz, sizin memurunuz! Sizin polisiniz değil mi ki kundaktaki bebeğe tecavüz tehditleri savuran? Affedersiniz, şu an suçlayabileceğiniz birileri var değil mi? Sizin askeriniz değildir, “FETÖ” askeridir o (!)

OHAL fırsatçılığı devletin baskı aygıtı içinde hızla yayılıyor. OHAL’in ilan edilmesini, güvenlik aygıtına açık çek verilmesi gibi yorumlayan birçok görevli işkence ve baskıyı yoğunlaştırmaya yöneliyor.

Baskının yoğunlaştığı kurumların başında hapishaneler geliyor. DİHA’nın haberine göre Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Cevaevi’nde tutsaklara sistematik işkence yapılmaya başlandı. Ailelerin verdiği bilgiye göre belirli bir gardiyan grubu düzenli olarak dayağa başvurmaya başladı. Bir tutsağın parmağı kırıldı.

Cezaevlerinde siyasi tutsaklara uygulanan işkence had safhaya ulaştı. OHAL'i fırsat bilen işkencecilerin işkenceyi meşru kılmalarına izin vermeyeceğiz! Son bulana dek gerekirse her gün işkenceyi, işkencecileri teşhir edeceğiz! Siyasi tutsaklar onurumuzdur! İşkenceye derhal son verilsin, işkenceciler yargılansın!

Siyasi tutsaklar her zaman cezaevlerinde fiziksel şiddete, tacize, tecavüze, baskıya maruz kalıyorlar. Şimdi ise katbekat fazlası var. Hepimiz siyasi tutsakların hayatından, vücut bütünlüğünden sorumluyuz. Görüş yasakları derhal kaldırılmalıdır! Gözaltında işkenceye hayır! Siyasi tutsakların nakilleri durdurulsun!

Gerçek Sayılar

Gerçek Gazetesi Sayı 98

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri