Gündemdekiler

Levent Dölek, 4 Aralık 2016
Madende eşini kaybeden kadın, cemaat yurdunda kızını kaybeden veli, hakkı yenen emekçi, atanamayan öğretmen, öğretmeni olmayan öğrenci, işsiz kalan işçi, hastaneden aylar sonrasına randevu alan hasta, siftah yapmadan kepenk kapatan esnaf, tefecinin eline düşen köylü devleti arıyor. Bulabilene aşkolsun... Hâlbuki ellerine bir pankart alıp iki slogan atsalar, bir kaç metre yürüseler sokakta, devlet hemen bitiverecek yanlarında. 
Gerçek, 4 Aralık 2016
Olağanüstü hal (OHAL) ilan edileli beri hükümetin yaptığı uygulamalar, OHAL’in giderek meşruiyetini yitirmesine neden oldu. Darbeye karşı ilan edildiği söylenen ve halkı etkilemeyeceği iddia edilen ve bu temelde OHAL’e meşruluk sağlamaya çalışan Erdoğan ve AKP iktidarı her adımda daha fazla emekçi halka saldırdı. Anayasa Mahkemesi’nin 2014 yılında Anayasa’ya aykırı bularak iptal ettiği grev yasakları son KHK’ya eklendi. Erdoğan ve AKP'nin OHAL fırsatçısı istibdad rejiminin maskesi düştü, işçi düşmanı yüzü tüm çıplaklığı ile ortaya çıktı.
Gerçek, 3 Aralık 2016
Krizi yaratan yerlisiyle, yabancısıyla sermayedir. Bedelini de onlar ödemelidir. Emeğimizi sömürüp bize açlığı reva görenlere, kıdem tazminatı başta olmak üzere kazanılmış haklarımıza göz dikenlere vereceğimiz cevap sendikal ve siyasal olarak örgütlenmektir, işgaldir, grevdir, direniştir.
Armağan Tulun, 30 Kasım 2016
Aralık 2005’te Bursa’da Nilüfer’de çıkan yangında fabrikaya kilitlendiği için yanarak can veren 5 işçi kadın bu 12 çocuğun ablalarıdır. Mart 2012’de İstanbul’un karında kışında, Esenyurt’ta bir inşaatta, kaldıkları derme çatma çadırda acil durumda çıkacakları ikinci bir kapı olmadığı için yanarak can veren 11 işçi de ağabeyleri. Hepsi aynı aileden, işçi sınıfından, emekçi halktan. Hepsinin de kaderi değil ama katili bir, her şeyin merkezine kâr hırsını koyan, bunun için her türlü gericiliği besleyen sermaye düzeni. Yıkalım bu köhne düzeni ve kimsenin burnunun bile kanamayacağı bambaşka bir...
Gerçek, 10 Kasım 2016
OHAL ilan edildiğinden bu yana fırsatçılar hayatın her alanına olağanüstü müdahalelerde bulunmaya başladı. Hız kesmeden de fırsatçılığa devam ediyorlar. İşlerini yapmaya çalışan gazetecileri gözaltına aldılar, muhalif gazetelerin kapısına mühür vurdular, kamu emekçilerini on binlerle ihraç ettiler, belediyelere kayyım atadılar, halkın iradesini temsil eden belediye başkanlarını gözaltına aldılar, tutukladılar. Yetmedi iradesine sahip çıkan halka saldırdılar. Bunlar devletin bir halkı sindirmek için OHAL’den nasıl fırsatlar çıkardığını gözler önüne seren, dışarıda gördüklerimiz duyduklarımız....
Sungur Savran, 10 Kasım 2016
Suriye savaşı 2011’den günümüze bütün dünyanın gündeminin en ön planında oldu. Bu (akamete uğrayan bir devrimin yaşandığı ilk altı ayı hariç) bir iç savaştı. Baas rejimi ve Beşşar Esad’ın güçleri ile başını tekfirci-mezhepçi örgütler DAİŞ ve El Nusra’nın çektiği Sünni ordular arasında bir iç savaş. Ama Suriye savaşı aynı zamanda bütün dünyanın müdahale ettiği bir savaştı. En başta ABD ve AB emperyalizmi ile onların bölgedeki en iyi müttefikleri Suud, Katar ve AKP Türkiyesi arasındaki ittifak Sünni orduları besleyen el oldu. Bunların karşısında ise İran, Irak ve Lübnan Hizbullahı, Esad...
Gerçek, 9 Kasım 2016
AKP hükümetinin çıkardığı son Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile İstanbul Üniversitesi'nden tasfiye edilen akademisyenler Cemil Ozansü, Levent Dölek ve Barkın Asal Odatv'ye konuştu. Okan İrtem'in sorularını yanıtlayan akademisyenler, tasfiye edilmelerinin arka planını ve neden hedef alındıklarını ifade ettiler. AKP hükümeti, 15 Temmuz darbe girişimine karşı ilan ettikleri OHAL ile çıkardıkları KHK'lar için "darbeye karşı mücadele amaçlı" derken, tasfiye edilen akademisyenlerin, "Bizi üniversiteden atanlar 12 Eylül darbesi ile üniversiteye girenlerdir" şeklindeki sözleri dikkat çekiyor.
Gerçek, 9 Kasım 2016
Geçtiğimiz günlerde ne yazık ki devrimci bir kadın işçiyi, Sevda Alyakut'u kanser hastalığı nedeniyle kaybettik. İşçi sınıfının bu yiğit neferini çok erken kaybetmiş olmanın derin üzüntüsü içindeyim. Son anına kadar gözlerindeki parıltıyı yitirmemiş olması ayrı bir ilham kaynağı olarak hepimize örnek olsun. Kanser hücrelerinin tüm bedenini kaplamış olmasına rağmen aramızda son enerjisine kadar koşturması onun inancının derinliğini gösterir. Zira bu boyutta hastalık yaşayanlar aylarca hastaneyle yaşamak zorunda kalırlar. Aslında devrimci mücadele içerisinde çok eski bir geçmişi yok. 2 yıllık...
Levent Dölek, 9 Kasım 2016
Türkiye’de başkanlık sistemi tartışması uzun süredir bir “fiili durum” tarifi üzerinden tartışılıyor. Seçilmiş Cumhurbaşkanı fiilen yürütme gücünü ele almış durumda, dolayısıyla bu fiili durumu başkanlık sistemi halinde yasallaştıralım diyorlar. Hukuku soyut bir ilkeler manzumesi zannedip ona ulvi bir takım değerler yükleyenler için anlaşılmaz ve kabul edilmez bir durum bu. Oysa hukuku, sınıf mücadelelerinin belirlediği bir üstyapı kurumu olarak tarif ederseniz durum değişecektir haliyle.
Gerçek, 7 Kasım 2016
Gazetemizin Ekim sayısında, DİP’in geçtiğimiz yıl yaptığı Olağanüstü Kongresi’nde işaret ettiği bir üçüncü dünya savaşı tehlikesinin nasıl adım adım somutlaşmakta olduğunu ortaya koymuştuk. Geçtiğimiz ayda bu doğrultudaki işaretlere yenileri eklendi. Dünya savaşı dinamiklerinin en sancılı şekilde kendini gösterdiği coğrafya Ortadoğu olmaya devam ediyor. Tüm çatışmalar derhal büyük güçleri içine çekecek bir potansiyel barındırıyor.

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri