Gündemdekiler

Gerçek, 28 Eylül 2016
TBMM'de partilerin üzerinde anlaşarak yasa tekliflerinden çıkardığı maddelerin KHK'larla geçirildiği, bırakın demokrasiyi parlamentonun bile saf dışı edildiği, halkın seçilmiş temsilcisi belediyelere asker polis eşliğinde kayyımlar atandığı bir üç ay geçirmemişiz gibi demokrasiden bahseden, on binlerce kamu çalışanı savunma hakkı bile tanınmadan açığa alınmamış, kazanılmış haklar KHK'larla gasp edilmemiş, OHAL kanunu çiğnenip OHAL ilanıyla alakası olmayan kalıcı düzenlemeler peşi sıra yapılmamış, adil yargılanma hakkı fiilen askıya alınmamış gibi hukuk devleti ilkesinden dem vuran, laiklik...
Gerçek, 25 Eylül 2016
Bu sorunun yukarıdan yapılacak pazarlıklarla çözüleceği yanılsamasını yaratarak devam eden mücadelenin sönümlenmesini sağlamak. Saldırıların belli bir bölgeyle sınırlı kalacağı izlenimini vererek eğitim emekçilerini bölmek. Fakat biz biliyoruz ki Tunceli’de öğretmenleri görevlerine iade ettiren de, saldırı dalgasının şimdilik sadece belli bir bölge ile sınırlı kalmasını sağlayan da kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklar değil başlayan mücadelenin yaygınlaşma ihtimaliydi.
Antalya'da 8 Eylül sabahı gözaltına alınan avukatlardan Münip Ermiş, Lider Tanrıkulu adliye kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak Hakan Evcin başta olmak üzere 7 avukat tutuklandı. Hakan Evcin yıllarca içerisinden devrimcileri çıkarmaya çalıştığı hapishaneye, devrimci ve yurtseverlerin yanına götürüldü. Fakat mücadelesi yarım kalmamıştır! Bizler için harcadığı çabaların mislini harcayarak onu burjuvazinin zindanlarından çekip çıkaracağız.
Gerçek, 12 Eylül 2016
“FETÖ” soruşturması kapsamında aralarında Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkan Yardımcısı Münip Ermiş ile Antalya Gezi Davası avukatlarından yapan Hakan Evcin ile Antalya Barosu Yönetim Kurulu üyesi Lider Tanrıkulu ve yine iki yönetim kurulu üyesinin de bulunduğu17 avukat 4 gündür gözaltında tutulmaya devam ediliyor. Münip Ermiş, Hakan Evcin, Lider Tanrıkulu ve diğer sosyalist, demokrat, devrimci avukatlar derhal serbest bırakılmalıdır!
Armağan Tulun, 11 Eylül 2016
Son bir yılda olanlara bakınca, özellikle bu yaz yaşananlarla da birlikte birçok insan “Türkiye'nin en kötü günlerini yaşadığını ve bu durumun değişmeyeceğini, bir daha iyiye gitmeyeceğini” düşünüyor olabilir. Öyleyse yanlış düşünüyorlar, yanılıyorlar.
Mustafa Kemal Coşkun, 10 Eylül 2016
Daha en baştan söylemek gerekirse bu son darbe girişimi, burjuvazinin yekpare bir bütün olmayıp kendi içerisinde envai çeşit çelişkiler taşıdığını artık net bir biçimde ortaya koyduğu gibi, bu iç çatışmanın çok önemli aşamalardan geçtiğini de göstermiştir. Şöyle ki, önce 28 Şubat müdahalesiyle Erbakan’ın defterini dürdükten sonra kerhen de olsa AKP’yi destekleyen Batıcı-laik burjuvazi, bunun karşılığında Ergenekon, balyoz vb. operasyonlarla en çok güvendiği Türk Silahlı Kuvvetleri de darbe aldıktan sonra, 15 Temmuz girişimiyle üstünlüğü İslamcı burjuvaziye bırakmış görünüyor.
Gerçek, 9 Eylül 2016
Açık adı Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü olan NATO, 1949 yılında İkinci Dünya Savaşı'nın ardından İkinci Dünya Savaşı’nı kazanmış başlıca Batılı emperyalist güçleri (ABD, İngiltere, Fransa vb.) kapsayan 12 ülkenin katılımıyla kuruldu. 1955'te savaşın mağlûplarından Batı Almanya da NATO ittifakına dâhil oldu. NATO'nun kuruluş amacı, 2. Dünya Savaşı'nda dünyayı Nazi saldırganlığından kurtaran güçlerden Sovyetler Birliği (öteki güç işgal altındaki ülkelerdeki direniş hareketleridir) başta olmak üzere güçlenen bürokratik işçi devletlerinin emperyalist merkezlere yönelik tehdidiyle baş etmektir.
Gerçek, 9 Eylül 2016
Erdoğan ve AKP iktidarının dış politikadaki manevraları baş döndürücü bir hızla devam ediyor. Bu manevraların hepsi Türkiye'nin muhatapları karşısında geri adımlar atması, tavizler vermesi karşılığında gerçekleşiyor. AKP ve Erdoğan, İsrail'den Mavi Marmara katliamının hesabını sormak bir yana bu katliamlardan hesap sorulmasını ilânihaye engelleyen, İsrail'in Filistin halkının gaz rezervlerini gasp etmesine ortak olan bir anlaşma imzaladı ve devamında İsrail'in Gazze'yi bombalamasına göz yuman bir politika benimsedi. Erdoğan düşürülen uçak dolayısıyla Putin'den özür diledi.
Sungur Savran, 8 Eylül 2016
Hakikatin kıstası pratik hayattır. Mayıs başında Tayyip Erdoğan başbakan Ahmet Davutoğlu’nu azletti. Biz bu gazetenin Mayıs sayısında bir “ah vah korosu”nun bunu “diktatör”ün mutlak iktidarının pekiştiği tarzında yorumlayacağını, oysa gerçeğin çok daha karmaşık ve çelişkili olduğunu, 2014 Ağustosu’nda AKP’nin başına getirilen Davutoğlu’nun aradan iki yıl bile geçmeden, üstelik 2015 Kasım seçimlerinde yüzde 50’ye yakın oy almışken görevden azlinin planların tutmaması anlamına geldiğini, dönemin baskın karakterinin istikrarsızlık olduğunu yazdık. Durumu “sivil 12 Mart dönemi” olarak tanımladık...
Gerçek, 8 Eylül 2016
Tayyip Erdoğan ve AKP 15 Temmuz darbesini atlattı, ama büyük yaralarla. Uluslararası alanda korkunç yalıtıldığını, arkasında güvenebileceği silahlı güç olmadığını, kendi partisinin delik deşik olduğunu gördü. Buna çare olarak hızla meclisteki düzen muhalefetine yanaştı. Bahçeli dünden hazırdı. Kılıçdaroğlu da büyük bir omurgasızlık gösterisiyle bu yaklaşma çabasına olumlu yanıt verince “Milli Mutabakat” kurulmuş oldu. Erdoğan uluslararası alanda toparlanana, ordu konusunda güvenli hissedene, kendi partisinde temizlik yapana kadar yeni bir destek bulmuş oldu.

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

RedMed logo

Kampanya Banner

Devrimci Marksizm dergisinin sayılarına ulaşmak için tıklayın

Gençlik Bültenleri

Trotskiy 75 yıl