Gündemdekiler

Sungur Savran, 9 Ekim 2016
2000’li yılların başı, burjuvazinin Batıcı-laik kanadı ile İslamcı kanadı arasında bir siyasi (kansız) iç savaşı Türkiye politikasının merkezine yerleştirmişti. Sonra İslamcı kamp çatladı, AKP ile cemaat arasında bizim DİP olarak “iç savaşın iç savaşı” olarak nitelediğimiz yeni mücadele başladı. Bu iki kansız iç savaşın birleşik dinamiği, 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece 24 saatlik, bu sefer kanlı bir “mini iç savaş”ı doğurdu. Şimdi sıra AKP’nin iç savaşında. Hangi tempo ile gelişir, ne biçimler alır, sonucu ne olur, kestirilmesi zor. Ama her gelişme Tayyip Erdoğan’ı biraz daha...
Gerçek, 9 Ekim 2016
Darbe ve cemaat operasyonları neredeyse tüm kamu kurumlarını sarmışken, darbenin siyaset ayağı halen meçhul. Soruşturmaların AKP saflarında cemaatle ilişkisi olan milletvekillerine ve büyükşehir belediye başkanlarına ulaşması halinde çorap söküğü gibi arkası gelecek olan kirli ilişkiler ve yolsuzluk dosyalarının ucunun en tepelere hatta Cumhurbaşkanı'na dahi uzanabileceği açık. Bu yüzden projektörler darbe girişiminin üzerine değil halkın gözüne tutuluyor.
Gerçek, 9 Ekim 2016
15 Temmuz sonrasında siyasi otoritenin siyasi tutsaklar hatta onların aileleri ve avukatları üzerindeki işkence, kötü muamele, baskı, sindirme, kimliksizleştirme, yalıtma politikaları ve uygulamaları doruğa ulaştı. Siyasi tutsaklar akıl almaz, insanlık dışı muamelelere maruz kalıyor. OHAL fırsatçılığına karşı tutsakların yaşadığı baskı ve işkenceleri, saldırıları, hak ihlâllerini daha fazla gündeme getirmek, gündemde tutmak, insanlık onurunu savunmak boynumuzun borcudur.
Gerçek, 8 Ekim 2016
AKP iktidarı, henüz bir yıl önce tarihinin en yüksek oyunu alan ve yüzde 10 barajını aşarak meclise giren Kürt hareketine karşı OHAL’i kullanmak için tereddüt etmedi. İktidarın OHAL vesilesiyle Kürt hareketine yönelmesi propaganda edildiği gibi terörle mücadele etmek ya da ülkenin bütünlüğünü sağlamak adına yapılmıyor. Esas niyet AKP iktidarının karşısındaki muhalefet odaklarını sindirip yok etmek. OHAL fırsatçılığı ile belediyelere ve sendikalara yapılan baskı ve yıldırma politikalarının işçi ve emekçilerin haklarını tırpanlayacak yeni bir dalganın ön hazırlığı olduğunu görmeli ve OHAL'in...
Gerçek, 8 Ekim 2016
Erdoğan ve AKP bugüne kadar milliyetçiliği CHP ve MHP'nin boynundaki bir tasma gibi kullanmıştır. Ne zaman çekmişse, CHP ve MHP'yi kendine yaklaştırmıştır. Büyük patronlara ise OHAL'i istikrarın bir gereği olarak pazarlayacaktır.
Gerçek, 8 Ekim 2016
Gayri meşru OHAL'e karşı direnişe ne kadar erken, ne kadar geniş bir cepheyle başlarsak o kadar iyi. Nasıl mı direneceğiz? Gayet açık! Hepimizin ortaklaştığı sorunlardan başlayacağız: bireysel emeklilik soygunu, kıdem tazminatı, 657. Birlikte mücadeleyi en önemli güncel siyasi sorun olan OHAL’e karşı yükselteceğiz. Safları sıklaştıralım, işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler hep birlikte güçlerimizi birleştirelim, sendikalarımıza ve haklarımıza sahip çıkalım. İşçi emekçi birlik olursa ne OHAL ne KHK'lar bize engel olabilir: ıvır zıvır yok, grev, boykot var!
Gerçek, 8 Ekim 2016
Külter olayı, Kürt halkının özgürlük mücadelesine katılan birinin kaybedilmiş olmadığını, hayatta olduğunu öğrenerek bir rahat nefes almaya müsait bir olay değildir. Keşke öyle olsaydı! Külter olayı, sayısız soruyu davet eden bir olaydır.
Gerçek, 7 Ekim 2016
Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonu ile askerlerini Kuzey Suriye’ye sokmuş olduğu da hesaba katılırsa gelişmelerin Türkiye’yi de boylu boyunca savaşın içine çekme olasılığı yüksek. Sadece Suriye’de değil tüm Ortadoğu’da insani dramlara son vermek için ABD emperyalizminin kovulması, İsrail’in yıkılması, emperyalizm ve Siyonizm işbirlikçilerinin, taşeron tekfirci ve mezhepçi örgütlerin yenilmesi dışında halkların yararına bir alternatif yoktur.
Gerçek, 7 Ekim 2016
AKP iktidarı Fırat Kalkanı'nı büyük bir milli dava gibi allayıp pullamaya çalışsa da apaçık gerçekler karşısında bu operasyon bir türlü boya tutmuyor. Kamuoyundaki milliyetçi dalgayı yanına almak isteyen AKP önce operasyonu PYD ve YPG'ye karşı bir operasyon olarak sundu. Ancak zaman içinde Mınbiç'teki YPG varlığının ortadan kalkması için ABD ile birlikte hareket etmek gerektiği açıkça görünür oldu.
Gerçek, 7 Ekim 2016
Erdoğan, ABD’nin Rusya ve Esad’a karşı sertleşmesini “Esad’ın geçiş sürecinde yeri yok”demek için uygun bir ortam olarak değerlendirdi. Bölgede Sünni mezhepçiliği yaparak hâkimiyet kurma hayaline yaslanan “Rabiacılık” politikasına geri dönüş sinyalleri verdi. Erdoğan bu politika ile Türkiye’yi büyük risklere sokuyor. Türkiye geri dönüşsüz şekilde Esad ve Rus güçleriyle karşı karşıya gelirse bunun sonu çok kanlı olur, bedelini emekçi halklar öder, nemalanan ise ABD emperyalizmi olur.

Sayfalar

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

RedMed logo

Kampanya Banner

Devrimci Marksizm dergisinin sayılarına ulaşmak için tıklayın

Gençlik Bültenleri

Trotskiy 75 yıl