zincirsiz kurucu meclis

İşçi emekçi kardeş!

Sen ki ekmeğini taştan çıkarırsın. Patronların verdiğiyle değil alınterinle kazandığınla yaşarsın. Senden, ailenden, çocuğunun geleceğini çalarak zenginleşen patron sınıfından hakkını da yine mücadele ederek alacaksın!

1 Mayıs meydanları ekmek kavgasının meydanıdır! Sen de orada sınıfının safında yerini almalısın!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

İşçinin ve emekçinin bayramı 1 Mayıs geliyor. Meydanlar, emeğiyle dünyayı sırtında taşıyan kadın ve erkek emekçileri, geleceğin temsilcisi gençleri, tüm ezilenleri bekliyor. 1 Mayıs meydanları sadece birer bayram yeri değildir. İşçi sınıfının taleplerinin yükseldiği, ekmek ve hürriyet şiarlarının yankılandığı, asalak kapitalistlere ve emperyalizme karşı üretenlerin, yönetmeye talip olduklarını göstermesi gereken meydanlardır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye sol hareketinde CHP ve HDP’den ayrı bir sol ve sosyalist odak ihtiyacı ciddi şekilde tartışılmaya başladı. Bu tartışmalar, bir yönüyle yaklaşan seçimlerde sosyalistlerin alacağı tavrın ne olması gerektiği sorununa bağlanıyor. Ancak tartışılan konu sandıklara sığmayacak kadar önemli.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Seçim yasaları meclisten geçirildi. Mühürsüz oylar yasal statüye kavuştu. Polis ve jandarma, “vatandaş çağrısıyla gelebilir” denerek AKP ve MHP’nin il, ilçe, belde örgütlerinin hizmetine sokuldu. Komşuları farklı sandıklara gönderecekler, zaten zor olan halk denetimini iyice zorlaştıracaklar. Her şey Erdoğan’a yüzde 51’i sağlamak, MHP’ye de barajı aşırtmak için tasarlanmış durumda. Bu vaziyette seçim güvenliğinden de, eşitlikten de, halk iradesinden de bahsetmek mümkün değil.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye seçimlere mi gidiyor yoksa bir uçuruma mı? 2019’da bir seçim olacak mı seçim seçime benzeyecek mi o bile belli değil. 16 Nisan halk ve tarih nezdinde meşruiyetini sağlayamamışken, referandumun seçim hilelerini yasa yapıp önümüze getiriyorlar. Yetkilerini alıp zincire vurdukları meclisi bir de yüzde 10 barajıyla boğmaya devam ediyorlar. Ekonomi çöküşün eşiğinde, özelleştirme ve borçlanma ile yangına benzin döküyorlar. Her şey, işler bugünkü gibi giderse 2019 virajının sonunda, bizleri düzlüğün değil uçurumun beklediğini gösteriyor. Öyle gitmemesini sağlamak, işçinin emekçinin elinde.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

En son çıkartılan 135 maddelik KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile bir kez daha görüldüğü gibi Türkiye’de meclis fiilen feshedilmiştir. TBMM’nin televizyondaki herhangi bir tartışma programından daha fazla hükmü kalmamıştır. Yine son KHK’lar göstermiştir ki Türkiye’de Anayasa fiilen askıdadır. Çıkarılan KHK’lar OHAL’le ilgisi olmayan konuları düzenlemekte, meclisin yetkilerine tecavüz etmekte, taşeron düzenlemesinde olduğu gibi vatandaşa şantaj yapmakta, kurumları kapatmakta ve yürütme eliyle yargıyı yeniden yapılandırmaktadır. İşte bu şartlar altında düzen içi seçenekler hiçbir başarı ve gelecek vaat edemez.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

AKP hükümetinin yaptığı gibi emekçilerin hakkı olan kamu kaynaklarını sermayeye peşkeş çekmek için değil, işsizliği ortadan kaldırmak, asgari ücreti yükseltmek, taşeronlaşmayı kaldırmak, parasız sağlık, eğitim ve barınma imkânı sunabilmek için! Bu ise “piyasa dostu” ama “demokratik” bir kapitalizm arayışıyla değil, ancak zincirsiz bir kurucu meclisle ve sermayeden bağımsız politika izleyecek bir emekçi hükümeti ile mümkün olacaktır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye, geçici önlemlerle, sınıflar arası uzlaşmayla, ortalama çözümlerle hiçbir yere varamaz. Zarrab davasının değil, ekonominin millileştirilmesi yani bankaların ve stratejik sektörlerin işçi denetiminde kamulaştırılması gerekir. Emperyalistlerin iknası değil, NATO’dan çıkılması ve İncirlik üssünün kapatılması şarttır. Türkiye’ye istibdadın tek tip elbisesini giydirmek isteyenlere de, dikiş tutmayan burjuva siyasetine Gül yaması yapmaya çalışanlara da en iyi cevabı sermayeden bağımsızlaşan ve emeğin çatısı altında birleşen halk verecektir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

ABD’de yürüyen Zarrab davasının Türkiye’de sadece ekonomik değil siyasi açıdan da ciddi bir sarsıntı yapması bekleniyor. Ancak bu sarsıntının hangi mekanizmalarla tetikleneceği konusunda bir belirsizlik var. Davanın ucu Erdoğan’a kadar uzanıyor. Ama ABD’nin doğrudan Erdoğan’ı hedef alan bir siyasi tasarrufa girişmesi beklenmemeli. Bu işi ABD adına yapmak için uzun süredir Amerikan muhalefeti olarak adlandırdığımız eksende hummalı bir çalışma sürüyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Zarrab davası daha görülmeye başlamadan Türkiye siyasetini ve ekonomisini sarsmaya başladı. Ufukta ise çok daha büyük bir depremin yaklaştığı görülüyor. Depremin merkez üssü ise soruşturmanın merkezinde yer alan Halkbank dolayısıyla bankacılık sistemi olacak. Bankacılık sistemindeki bir depremin ise temelleri çürük, kapitalist Türkiye ekonomisine büyük zararlar vermesi söz konusu.

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

zincirsiz kurucu meclis beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri