tüsiad

Author(s): 

TÜSİAD, 16 Nisan referandumu günü saat 17:00’de bir muhtıra yayınlayarak sonuç ne olursa olsun iktidardan bekledikleri siyasi programı ortaya koymuştu. Geçen zaman zarfında iktidarın uygulamalarının nasıl TÜSİAD’ın istediği noktaya geldiğini gördük. Patronlar kulübü 24 Haziran seçimlerinden sonra da bir muhtıra yayınladı ve adeta Erdoğan’ın eline izleyeceği ekonomik programı önceden vermiş oldu.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Seçimlerin ardından yeni bir yönetim sistemine geçildi. Artık hükümet programı mecliste okunmayacak. Ancak seçimi takip eden günlerde görüldü ki daha hükümet kurulmadan TÜSİAD, Erdoğan’ın eline uygulayacağı programı vermiş. Halka kemer sıktırılacak, bankaların bir dediği iki edilmeyecek, faiz politikasında Merkez Bankası serbest bırakılacak, vergi indirimleri ve teşvik muslukları kesilmeyecek, holdinglerin kârları için huzur ve güven ortamı sağlanacak. OHAL kaldırılacak ama patronların önünü açan grev yasakları ve sendikal baskılar sürecek. Avrupa Birliği yönelişi sürecek, Gümrük Birliği’ne halel gelmeyecek.

Mecliste hükümetin kurulması için güven oylaması da yok. Güvenoyunu ise artık, uluslararası finans kapital ve emperyalist güçler veriyor. Güvenoyunu da geçtiler, hükümete bakan atıyorlar. Uluslararası finans kuruluşları Mehmet Şimşek ve Naci Ağbal kabinede olacak diyor. “Sen kimsin” diyen yok! Öyle olunca Tayyip Erdoğan, Avrupa’dan güvenoyunu aldı, üstüne 3 milyar Avroluk mali desteği de kaptı. NATO, ilk tebrik eden oldu. 11-12 Temmuz’da Brüksel’de NATO toplantısı var. NATO’dan alınacak güvenoyunun bedeli İstanbul Maslak’ta NATO’ya yeni üs vermek ve NATO’nun “mızrak ucu” olmak. (Türkiye’nin NATO’nun yeni kurulmakta olan Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Gücü’nün (VJTF/Spearhead) sorumluluğunu üstlenmesi bekleniyor.) Eski CIA şefi yeni ABD Dışişleri Bakanı Pompeo da güvenoyunu ilk açıklayanlardan. Mınbiç’te Türk askerini ABD askerinin yanına alıp kendi suçlarına ortak ettikten sonra gerisini getirecekler. Türkiye, Suriye’nin Kuzeyindeki NATO koridorunun bekçisi olacak.

Gerçek'i paylaş:

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için sandıklar kapanmış, yeni bir mücadele dönemi daha açılmıştır. İstibdad rejimi Türkiye’yi nasıl yönettiyse seçimi de öyle yapmıştır. Devlet olanakları istismar edilerek, çok sayıda usulsüzlükle ve yer yer düpedüz zorbalıkla halkın iradesine ket vurulmuştur. Ancak halkın hürriyet isteği ve iradesi bakidir. İstibdada karşı hürriyet mücadelesi devam edecektir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Erdoğan ve AKP, seçim vaatlerinde işte bu işçi düşmanı OHAL’i devam ettireceğini söyledi. Oyları düşmeye başlayınca da çark edip OHAL’i kaldırabileceğini söylüyor. Kesin söz vermiyor ama mutlaka ekliyor: Bu OHAL yeniden ilan edilmeyecek demek değil! Neme lazım patronların önü tıkanabilir. Bu durumda Erdoğan, grevleri yasaklamak, krizin faturasını işçilere kesmek gerektiğinde OHAL’i patronların hizmetine sunmaya hazır olacak. OHAL’de işçiye, emekçiye; iş, ekmek, güvence yok! O halde Erdoğan ve AKP’ye oy yok!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Sosyalistler HDP’ye iltihak ederken sola dair ne varsa kapıda bırakmış durumdalar. “Sosyalist” HDP adayları ekonomide “Türkiye’nin uluslararası alanda güven vermemesi”nden şikâyet etmeye başlarken kriz karşısında izlenecek politikalar bağlamında sermayeyi ve özel mülkiyeti tehdit eden hiçbir söz söylenmiyor. Emperyalizm, NATO, İncirlik ve diğer üsler bir anda ülke gündeminden çıkmış gibi… Yeni bir sol duruş isteyenlerin, HDP’ye iltihak etmeyenleri en köhne sol liberal argümanlarla eleştireceğine, sermaye ve emperyalizm karşıtı politikaları gündeme taşımaları gerekmez mi?

Gerçek'i paylaş:

Son dönemlerde, TÜSİAD başta olmak üzere belirli sermaye gruplarının OHAL uygulamaları konusundaki endişelerini dile getirmeleri üzerine yabancı yatırımcılarla buluşmasında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OHAL’i yine grev yasaklarıyla savunarak işçi düşmanlığına sığındı. AB ile yaşanan gerilimlerden, Batılı emperyalist entegrasyon ile ilişkilerin bozulmasından ve finansal dalgalanmalardan rahatsız olan iş adamları grubuna ısrarla söylediği şey şuydu: “Korkmayın, OHAL emekçiler için, sermaye için değil!” Nitekim Flormar’ın patronu sendikalı oldukları için 120 işçiyi işten çıkarırken buradan cesaret almaktadır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Emekçilerin büyük bir bölümü CHP’ye baktığında TÜSİAD’ı, HDP’ye baktığında NATO’yu görmektedir. Bu insanlar hayal görmüyor, gerçeğin kendisine bakıyor. Biz matematikle inatlaşmayız ama gerçeğe de asla sırtımızı dönmeyiz. Sosyalist işçi sınıfına yalan söylemez. İstese de söyleyemez… CHP’nin işçi ve emekçilerin menfaatini savunduğunu söyleyemez. Amerikan muhalefetinin belkemiği olduğunu gizleyemez. HDP sanki NATO’cu ve AB’ci değilmiş gibi yapamaz. HDP’ye büyük sermayeye karşı bir işçi sınıfı politikası izliyormuş süsü veremez. O yüzden bugün HDP’ye iltihak eden sosyalistlerin seçim faaliyeti, CHP’lileri "HDP barajı aşmazsa fena olur" diye korkutarak kendi taraflarına çekmek ve bizleri Erdoğan’ın işine gelen bir siyaset izlemekle eleştirmekten ibaret. Ama bunu yapmak için sosyalist olmaya gerek yok. Herhangi bir seçmen de bunu yapabilir ve yapıyor zaten. Sosyalistler sıradan seçmen gibi davranamaz.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Güneş balçıkla sıvanmaz. Deniz bitti. Ülke ekonomisinde de aile bütçesinde de artık borç borçla dönmüyor. Erdoğan ve AKP, 16 yıllık iktidarlarının ardından ülkeyi yabancı sermayenin, vatandaşı modern tefecilerin (bankaların) eline düşürdü. Dünyanın en çok çalışan ama en az kazanan işçileri bizde. Ortalama 48 saat çalışıyoruz. 60 saatten fazla çalışanların oranı Yunanistan’ın iki katı ama iflas etmiş Yunanistan’da bile işçiler bizden daha fazla kazanmaya devam ediyor. Milletin tüm birikimleri özelleştirmelerle yerli/yabancı tekellere peşkeş çekildi. OHAL grev yasaklarıyla işçinin hak aramasına engel olmak, patronların önünü açmak için kullanılıyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye seçimlere mi gidiyor yoksa bir uçuruma mı? 2019’da bir seçim olacak mı seçim seçime benzeyecek mi o bile belli değil. 16 Nisan halk ve tarih nezdinde meşruiyetini sağlayamamışken, referandumun seçim hilelerini yasa yapıp önümüze getiriyorlar. Yetkilerini alıp zincire vurdukları meclisi bir de yüzde 10 barajıyla boğmaya devam ediyorlar. Ekonomi çöküşün eşiğinde, özelleştirme ve borçlanma ile yangına benzin döküyorlar. Her şey, işler bugünkü gibi giderse 2019 virajının sonunda, bizleri düzlüğün değil uçurumun beklediğini gösteriyor. Öyle gitmemesini sağlamak, işçinin emekçinin elinde.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Sınıflar arası bir demokratik işbirliği arayışı ile OHAL’in kalkacağını bekleyenlerin yanıldığı açık. TÜSİAD, OHAL kalksın diyor ama grev yasakları ve işçilere uygulanan baskılar ile OHAL’den faydalanıyor. ABD emperyalizmi bırakın OHAL’in kalkmasını, kendi menfaatleri için yeni bir darbe girişimini desteklemeye hazır. Avrupa Birliği de farklı değil. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, dosya yükünden kurtulmak için tamamen keyfi hareket eden OHAL Komisyonlarını meşru muhatap kabul etti. Avrupa devletlerinin derdinin, Türkiye’ye demokrasi gelmesi değil Türkiye’den göçmenlerin Avrupa’ya gelmemesi olduğu defalarca kanıtlandı. Sosyal demokratıyla, liberaliyle demokratlar, burjuvaziye, emperyalizme el açıp bekleyedursunlar işçi sınıfı elindeki tüm olanaklarla OHAL koşullarında mücadeleye devam ediyor.

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

tüsiad beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri