TTK

Author(s): 

Acil talep karşılanmıştır. Maden işçisi özelleştirme saldırısına karşı işini ekmeğini korumuştur. Ancak özelleştirme saldırısı durdurulmuş değildir. Gelecek için tehlike sürmektedir. Maden işçileri, yaptıkları bu eylemle yaşadıkları deneyimi sürdürmeli, işyeri komitelerini kurmalı ve hem kuruma işçi alınması için hem de tüm madenlerin işçi denetiminde kamulaştırması için bu mücadeleyi yükseltmelidirler.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Rödovans sistemi ve taşeronluk adı altında yıllardır madenlerde uygulanan özelleştirme politikasının sonuçları ortada. Bunun bedelini işçiler ödüyor: Ya sefalet ücretine ve ağır çalışma koşullarına mahkûm kalıyor ya da Soma’da, Ermenek’te, Şırnak’ta olduğu gibi hayatını kaybediyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

TTK’da sözleşmenin imzalanmış olması, kimseyi rehavete sürüklememeli. Çünkü işçi sayısı her geçen gün azalıyor. Ayrıca TTK henüz özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmadı. Bakanlığın ve Kamu-İş’in, işçilerin görüşme talebini yanıtsız bırakan tutumu da tehlikenin geçmediğini açıkça gösteriyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye Taşkömürü Kurumu’na bağlı çalışan maden işçileri toplu sözleşme sürecindeler. Toplu iş sözleşmesinde uzlaşma sağlanamayan konular daha çok ekonomik talepleri kapsıyor. Ancak maden işçisinin çözüm bekleyen asıl sorunları özelleştirme ve rödovans sistemi. Maden işçisi bu talepleri gündeme getirmeli ve grev kararı almayı düşünmelidir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Madenlerde neden rödovans sistemi uygulanmaya başladı?

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Hükümetlerin özelleştirme ve taşeronlaştırma politikaları doğrultusunda, özellikle 1998 sonrasında, devletin işlettiği madenlerde her geçen gün işçi sayısı azalırken özel sektörün işlettiği madenlerde işçi sayısı artıyor. 1995 yılında maden işçilerinin %59,4’ü kamuya ait madenlerde çalışırken, 2008 yılında bu oran %30,4’e kadar düşmüştü. Bunun nedeni “devletin küçültülmesi” mantığıyla devletin madenlerden çekilip, madenlerin işletilmesini özel şirketlere devretmesidir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Sermayenin ve onun siyasi temsilcilerinin 91 Büyük Madenci Yürüyüşü’nde ağzı yandı bir kere. 25 senedir özelleştirme yolunda bir adım atmak için fırsat kolluyor ama adını koymaya cesaret edemiyor. Şansını bu kez de “yeniden yapılandırma” adı altında denemeye çalışıyor. Fakat bir şeyin sadece ismini değiştirmek, sonuçları değiştirmez.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) bugünlerde yeniden özelleştirme saldırısı altındaysa, bunun nedeni devletin uygulamış olduğu politikalardır. Genel olarak özelleştirmeye yönelik bu politikalar çok açık ve bilinçli bir şekilde sermaye sınıfının, patronların çıkarları doğrultusunda belirlenmiştir. Kılavuzu TÜSİAD’dır, IMF’dir, Dünya Bankası’dır, Avrupa Birliği’dir. TTK özelinde ise bu politikanın bir gereği olarak uyguladıkları yöntem, yıllar içerisinde kurumun işçi sayısının düşürülmesi olmuştur.

TTK’yı özelleştirmek için 20-30 yıl önceden planlanan bu saldırı karşısında verilecek mücadele de doğru talepler ve uygun mücadele yöntemlerini gerektirir!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

TTK’ya yapılan bu özelleştirme saldırısı, yıllardır patronlar lehine uygulanan bilinçli bir politikanın sonucudur. 1990 sonrası bütün hükümetler bu politika doğrultusunda hareket etmiş, en büyük hamleyi de AKP hükümeti gerçekleştirmiştir. Yıllarca kuruma emekli olan işçi sayısından daha az sayıda işçi alınmış, 2009’dan itibaren de alımlar durdurulmuştur. Böylece TTK, zarar eden bir kurum gibi gösterilmek istenmiştir. Bu anlamda “TTK özelleştirilmezse kapanır” söylemi koca bir yalandan ibarettir. Sonuçta hiçbir özel şirket bile bile kâr etmeyeceği bir işe girmez. Sorun zaten TTK’nın zarar edip etmeme meselesi de değildir. Bu, özelleştirmeye bahane oluşturmak için devletin yapması gereken planlama sorumluluğunu üstünden atmaya çalışmasıdır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Özelleştirme yolunda her yolu deneyen hükümet, bu kez de OHAL’i bir fırsata çevirerek işçilere saldırıyor. 29 Ekim günü yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile TTK ve TP bünyesinde çalışan ve özelleştirmelere karşı mücadele eden sendikalı işçiler hukuksuz bir şekilde ihraç edildi. TTK’dan ihraç edilenler, GMİS üyesi ve KESK’e bağlı Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) şube yöneticisi ve üyeleri. TP’den ihraç edilenler ise Petrol-İş üyesi işçiler.

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

TTK beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Gerçek Gazetesi Sayı 98

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri