Nişasta Bazlı Şeker

Author(s): 

Tek Gıda-İş sendikasında örgütlendikleri için işten atılan ve fabrika önünde direnen 14 Cargill işçisi, direnişin 79. Gününde şirketin Ataşehir’de bulunan genel müdürlüğü önünde eylem yaptı. İşçiler, Cargill yönetimini uyarıyor ve “bizi bir daha buraya getirmeyin çünkü geldiğimizde çadırımızı kuracağız ve hakkımızı alana kadar geri dönmeyeceğiz” diyorlar.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

24 Haziran seçimlerinin kazananı kaybedeni kimdi tartışmaları sürerken tüm Türkiye yeni sisteme geçiş uygulamaları için bekleyişe geçti. Ancak hiç beklemeden, seçim sonuçları açıklanır açıklanmaz harekete geçen birileri de vardı: Cargill! Bursa Orhangazi’de bulunan Cargill fabrikası seçimin tamamlanmasının hemen ardından tam kapasite üretime geçti. Bu durum son derece ilginç çünkü Cargill fabrikasının ürettiği nişasta bazlı şekerlerin (NBŞ) kotası düşürülmüştü. Ya da biz öyle biliyorduk. Hatta Cargill patronu, Tek Gıda-İş sendikasına üye olduğu için 14 işçiyi işten atmış gerekçe olarak da NBŞ kotasının düşürülmesini göstermişti. Haliyle Cargill’in bir anda tam kapasiteye geçmesi tartışmaları da beraberinde getirdi.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Gerçek Gazetesi’ne konuşan işçiler Cargill’in NBŞ kotasının düşmesini bahane ettiğini ancak bunun doğru olmadığını esas sebebin sendikaya üye olmaları olduğunu söylediler. Henüz kotanın fiilen düşürülmediğini, fabrikada da ne siparişlerde ne de üretimde bir azalma olduğunu belirten işçiler, işten atmaların Tek Gıda-İş sendikasının örgütlenmesinin çoğunluğa ulaşmasının ardından geldiğini ve bunun açıkça sendikalaşmayı kırma hamlesini olduğunu açıkladılar.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Cargill yönetimi nişasta bazlı şeker kotasının meclis genel kurulu kararıyla düşürülmesini bahane ederek 17 Nisan Salı günü 14 sendikalı işçiyi işten çıkardı. Cargill şirketinin yöneticilerinin bahanesinin hiçbir gerçek yanı yok. Amaçları Tek Gıda-İş sendikasında örgütlenen işçilerin mücadelesini kırmaktır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesini birkaç boyutta değerlendirmek gerekiyor. Özelleştirme demek, işçiler açısından işsiz kalmak ya da düşük ücretlere mahkûm olmak demek. Kamuya ait fabrikaların elden çıkarılması, sektörün adım adım NBŞ (nişasta bazlı şeker) üreten şirketlere bırakılması, pancar üreten çiftçinin ürününü satacak bir adres bulamaması demektir. AKP, bu yüzden çiftçilere özelleştirmeden sonra fabrikaların kapanmayacağını, 5 yıl boyunca Türkşeker’in yaptığı bütün kota anlaşmalarının geçerli olacağını, işçilere ise yeniden istihdam için çeşitli seçenekler sunulacağını söylüyor. Bunların özelleştirmeye karşı gelecek ilk tepkiyi azaltmak adına söylendiği açık. Çünkü bunları garanti altına alan bir düzenleme yok, hatta garanti altına alınsa bile daha sonra kaldırmak kolay. Hükümet meseleye “Hele bir özelleştirmeyi gerçekleştirelim, sonrası kolay” diye bakıyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Kamunun elindeki şeker fabrikalarına yönelik hiçbir yatırım ve planlama yapmayan buna karşılık Cargill gibi emperyalist tekellere kol kanat geren hükümet, devletin şeker fabrikalarını bütçeye ek gelir sağlamak için satışa çıkaracak. Her söze “yerli ve milli” diyerek başlayan iktidarın icraatları ne yerli çiftçiyi kolluyor ne de milletin ezici çoğunluğunu oluşturan işçi ve emekçilerin menfaatini koruyor.

Gerçek'i paylaş:
Nişasta Bazlı Şeker beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri