metal fabrikalarından haberler

Author(s): 

Manisa’da metal fabrikasında çalışan bir işçiyim. Her gün farklı vardiyalara gittiğimiz fabrikamızda her an başka bir sorunla karşı karşıya kalıyoruz. 10 yılın üzerinde çalışmış olan arkadaşlarımız farklı bahanelerle, yalanlarla tazminatsız işten çıkarılıyor. Bütün bir fabrika olarak şimdilik toplu davranamadığımız için arkadaşlarımıza sahip çıkamıyoruz. İşten çıkan arkadaşlarımızın arkasından sadece üzülebiliyoruz.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Sendikalarımız işçi sınıfının yüzde 5’ini örgütlemiş durumda. Bu sayı bir türlü artmıyor. Hele hele Gebze gibi kentin kalbini fabrikaların oluşturduğu bir yerde 20 işçiden sadece 1’inin örgütlü olduğu gerçeğiyle yüzleşmemiz lazım. Peki sendikalarımız bu duruma ne diyor? Muhakkak mücadele edenleri var. İşte Flormar işçileri sendikalaşma mücadelelerine tüm baskılara rağmen devam ediyor. Bunun yanında sarı sendikalar da var. Türk Metal gibi, patrona karşı mücadele edip hak almayı değil patrona uşaklık edip işçinin hakkını yiyen sendikalar da var. Bunları da bir kenara bıraktığımızda çok küçük bir azınlığın sendikalı örgütlü olduğunu görüyoruz.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Doların artışı, altının yükselişi, alım gücünün azalması, temel ihtiyaçlarımıza zam gelmesiyle birlikte Türk Metal'in ''yüzyılın sözleşmesi'' dediği sözleşmenin aslında büyük bir kazanım olmadığını görmüş olduk. Bu kazanımı da zaten işçiler, Türk Metal sayesinde değil kendi mücadeleleriyle kazandılar. Şu noktaya iyi bakmak gerekir ki; sözleşme dönemlerinden kısa bir süre sonra zamlar, vergiler, enflasyon derken işçinin cebinde ay sonunu getirecek kadar bile para kalmıyor. Bu böyle nereye kadar sürecek?

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Merhaba, ben Tuzla’da bulunan CS fabrikasından bir işçiyim. Son dönemde pazara, markete gitmeye korkar olduk. Aldığımız maaş ay sonu gelmeden eriyor. Cebimizde ya da banka hesabımızda dolarlar eurolar yok. Asgari ücretle bir ay boyunca geçinmeye çalışan insanlarız. Ama yine de doların yükselişinden, ekonomik krizden en çok biz etkileniyoruz. Hayat o denli pahalı hale geldi ki ay sonunu çıkarabilmek için meyveden sebzeden keser hale geldik. Faturasıydı, kirasıydı derken saatlerce zor şartların karşılığında bize verilen maaş eriyip gidiyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Başta televizyon kanalları olmak üzere büyük medya kuruluşları ve resmi haber kaynakları son dönemde sadece seçim üzerine konuşuyorlar. Kim kimle ittifak yapmış, kim kime ne demiş… Patron partileri birbirlerine karşı kin ve nefretle hakaret etmekten başka bir şey yapmıyorlar. Ülkemizin sorunları çok ama gerçek sorunlar hiç konuşulmuyor. İşçi ve emekçilerin sorunları gündem dahi olmuyor. Hayat şartları daha da ağırlaşmaya başladı. Dolar almış başını gitmiş, enflasyon yükseldi, mazota zam geldi. Her şey ateş pahası her güne yeni bir zamla uyanıyoruz. Ekonomi tıkırında gitmiyor. İşçi ve emekçi gırtlağına kadar borçlu, karın tokluğuna çalışıyoruz. Aldığımız ücretler yetmiyor. Sosyal hayatımız yok, ailemizle bile zaman geçiremiyoruz. Borçlarımızı ödemek için ek işte çalışanların sayısı oldukça fazla. Emekliler de geçinemiyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Seçime gün ilerledikçe daha fazla yaklaşıyoruz. Herkes ekonomik krizden kaçmak isteyen iktidarın erkenden seçim yapıp, kendi yarattıkları krizden kurtulmaya çalıştıklarının farkında. Çalıştığım fabrikada herkes bu konuyu konuşuyor. Yani, daha geçen haftalarda Suriye’ye atılan bombalar konuşulurken şimdiki gündemimiz kendi ülkemiz oldu. İktidar bugün başka konuşuyor ertesi gün başka. Sürekli bizleri oyalama derdindeler. Peki seçimi kazanan kişi işçiler için ne yapacak? Çok düşünmeye gerek olduğunu sanmıyorum. Hiçbir şey! Şu zamana kadar ne vaatler verildi de hangisi yapıldı? 12 saat çalışan işçiler için ne yapıldı? Sigortasız çalışan işçiler için ne yapıldı? İşsizlik için ne yapıldı? Tarımda kendi kendimize yeten ülke olduğumuzdan hep dem vururlardı eskiden. Şimdi durum nasıl peki? Samanı bile ithal eder durumdayız. Uzun lafın kısası, eğer onlara bırakırsak yine bu seçimden sonra hiçbir şey değişmeyecek. E boşa dememişler “bozuk düzende sağlam çark olmaz” diye. O zaman bu düzeni değiştirmek lazım. Suriyeli kardeşlerimizin üzerine bomba yağdıran NATO’dan çıkmak lazım öncelikle. Karlarına kar katan patronların düzensiz ekonomisinden de patronlardan da kurtulmak lazım. Oyumuzu örgütlenmeye vermeliyiz. Tüm bunları söyleyen bir işçi partisinde örgütlenmeliyiz. Bunun için tek adresimiz var, o da Devrimci İşçi Partisi!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

''Metal Fabrikalarından Haberler'' köşesinde metal sektöründe çalışan işçi arkadaşlarımızın fabrikadaki deneyim ve mücadelelerini aktarmaya devam ediyoruz.

Gerçek'i paylaş:
metal fabrikalarından haberler beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri