mavi marmara

Author(s): 

BDS Türkiye’nin çağrısıyla İstanbul’da başlayan anti-emperyalist ve anti-Siyonist Kudüs Nöbetlerinin ikincisi 3 Şubat Cumartesi günü gerç

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Trump’ın ABD büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı geniş çaplı bir infial uyandırdı. Ancak bu infial güçlü bir anti-emperyalist ve anti-Siyonist tepkiye dönüşmedi. Aslında olan şuydu: Türkiye’de AKP iktidarı, işbirlikçi Arap liderlikleri ile bir olup itina ile kitlelerin gazını aldı. İki zafer hikâyesi yazdılar. İlki İslam İşbirliği Teşkilatı’nın 4 Aralık tarihli kararı. İkincisi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ABD’yi yalnız bırakan bir kararın kabul edilmesi. İki karar da zülfiyare dokunmaktan itina ile kaçınmıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın kararı Doğu Kudüs’ün, Filistin devletinin başkenti olarak Arap ve İslami kimliğini tasdik etmiştir. İsrail’i işgalci olarak tanımlamıştır.

Peki, bu kararın tek bir pratik ve somut sonucu olmuş mudur? Hayır! Mesela AKP iktidarı Mavi Marmara davasından, İsrail’den lütuf olarak aldığı para karşılığı vazgeçtiğinde bunun somut ve pratik sonucu davaların düşmesi olmuştu. Dahası, Mevlüt Çavuşoğlu’nun imza attığı o utanç belgesinin altında “bu anlaşma Ankara ve Kudüs’te akdedilmiştir” diye açıkça yazmaktaydı. BM kararına gelince, bu karar da İsrail’in fütursuzca çiğnediği onlarca diğer BM kararına atıf yapmaktan başka hiçbir anlam ifade etmiyor; sadece tavsiye niteliğinde olmasıyla değil, içeriğiyle de somut bir sonucu yoktu.

Gerçek'i paylaş:

Filistin halkı ve Ortadoğu’nun emekçi halkları, Trump’ın kararını tanımayacaktır. Nitekim Filistinliler derhal öfke günleri ilan etmiş, ilhaka kolay kolay boyun eğmeyeceklerini göstermiştir. Kudüs, Filistin’in tarihsel başkentidir, Filistinlilere aittir!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Cem Küçük, Mavi Marmara gönüllülerine, İsrail saldırısında hayatını kaybedenlere manyak deme cesaretini, “giderken bana mı sordunuz” diyen Erdoğan’dan alıyor. Erdoğan bugün hala kendisine destek veren kitleyi yanında tutmak için istediği kadar meydanlara çıkıp hamasi nutuklar atsın; gözümüzün önündeki gerçekleri bu ülkenin işçilerinden, gençlerinden, emekçi halkından saklayamaz!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Türkiye'de İslamcı bir parti, karşısındaki rakip burjuva kampını ve onun siyasi uzantılarını bir şekilde mağlup ediyor. Darbe girişiminden sıyrılıyor. KHK'larla memlekette işçinin, emekçinin canına okuyor. Bir istibdad rejimini adım adım inşa ediyor. Filistin’le dayanışma ifadeleri ağızlarından eksik olmuyor Tepesindeki lider, gözünü Ortadoğu'ya dikerek kendine "reis" dedirtiyor. Ama İsrail'e bir şey olduğu yok!

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Katil İsrail’in aklanmasında mahkeme heyetinden önce esas sorumlular Siyonist işgalciler ile “normalleşme” anlaşması imzalayanlardır. AKP bu anlaşmaya imza atarak, Mavi Marmara katliamının sorumlularını aklayarak yeni katliamların yolunu açmıştır.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

2000’li yılların başı, burjuvazinin Batıcı-laik kanadı ile İslamcı kanadı arasında bir siyasi (kansız) iç savaşı Türkiye politikasının merkezine yerleştirmişti. Sonra İslamcı kamp çatladı, AKP ile cemaat arasında bizim DİP olarak “iç savaşın iç savaşı” olarak nitelediğimiz yeni mücadele başladı. Bu iki kansız iç savaşın birleşik dinamiği, 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece 24 saatlik, bu sefer kanlı bir “mini iç savaş”ı doğurdu. Şimdi sıra AKP’nin iç savaşında. Hangi tempo ile gelişir, ne biçimler alır, sonucu ne olur, kestirilmesi zor. Ama her gelişme Tayyip Erdoğan’ı biraz daha yalnızlaştıracağı için rejimi gittikçe daha fazla istibdada sığınmaya itecektir.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

5 Ekim Çarşamba günü öğleden sonra Gazze sahilinin 55 mil kadar yakınında, İsrail’in gayrimeşru bir şekilde kendi askeri savunma alanı ilan ettiği uluslararası sularda Zaytouna gemisi ile iletişim bir süreliğine kesildi. Ardından kısa süreliğine tekrar iletişim sağlandı, ancak şu anda gemideki Filistin dostlarına hala ulaşılamıyor. Gemiden gelen fotoğraflar İsrail askerlerinin Zaytouna’daki kadınlara saldırdığını doğruluyor.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Devrimci Marksizm dergisinin, 2010 Anayasa referandumun ertesinde çıkan 12., Kış 2011 tarihli sayısında Levent Dölek yoldaşımızın “Burjuvazinin İç Savaşı Üzerine” başlıklı bir yazısı yayınlandı. Dölek, solun, geleneğimizin “burjuvazinin politik iç savaşı” kavramının ortaya çıkardığı yalın gerçeği hiçbir zaman sindirememiş olan akımlarıyla tartışma içinde Batıcı-laik ve İslamcı kanatların mücadelesini ele almakla yetinmiyor, 2013’ten sonra patlamalı bir gelişme gösterecek olan ve bizim “iç savaşın iç savaşı” adını taktığımız Erdoğan-Gülen çelişkisini de daha bu erken aşamada ele alıyordu.

Gerçek'i paylaş:
Author(s): 

Tarihe böyle geçeceğinden, şimdiden okuyucuyu alıştırmak için başlıkta tam adını kullandık: 26 Haziran 2016 ihaneti! Gerçek bir ihanet! Filistin halkının mücadelesine, haklarına, çıkarlarına, gerçek bir ihanet!

Gerçek'i paylaş:

Sayfalar

mavi marmara beslemesine abone olun.

Gerçek Sayılar

Öncü İşçi

Tüm kongre belgeleri

Gençlik Bültenleri